Sosyal medya, yeni dijital dünyanın büyük oyuncusu, ve her gün değişiyor. Bazen küçük bazen büyük fakat değişim sosyal medya dünyasının değişmezi. Kahvecilerin odaklanmaları gereken taraf ise sosyal medya platformlarındaki değişimlerden çok kullanıcı topluluklarındaki değişimler. Büyük bir jenerasyon değişiminin arifesindeyiz, kitlelerin sosyal medyayla, markalarla ve birbirleriyle nasıl etkileşime geçtiğini yeniden belirleyecek bir değişim. Y jenerasyonu (1982 ve 2004 arası doğanlar), X jenerasyonunu (2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş dönemi arası doğanlar) geride bırakmaya başladı. Bu gençler ve genç yetişkinler mevcut müşterileriniz ve sosyal medya üzerinden etkileşime geçtikleriniz. Peki kahveciler Y jenerasyonunun değişken beklentileri karşısında neler düşünmeli?

Konu hakkında, Equator Coffee & Teas Topluluk Yöneticisi Akaash Saini ve Nimble Media dijital pazarlama şirketi sahibi Maria Hill ile konuştuk. Farkettik ki bir sosyal medya uzmanına Y kuşağından bahsedince anında bu yeni müşteri kesiminin nasıl harekete geçirileceği hakkında canlı ve tutkulu bir sohbet başlıyor. Akaash ve Maria ile konuştuktan sonra kahvecilerin eğer sosyal medya varlıklarının Y kuşağının ilgisini çekecek şekilde gelişmesini istiyorlarsa dikkat etmeleri gereken trendler, değişimler ve fırsatlar bağlamında bazı anahtar noktalar belirginleşmeye başladı.

 

Mikro-içerik ve Yeni Platformlar

“Bu yıl herkesin sosyal medyada kendini geliştirdiğini gördük. Endüstrinin kendilerini yansıtış biçimlerinde olgunlaştığını gözlemledik” diyor Akaash. Fakat şirketler Facebook, Twitter ve bir ölçüde Instagram’a yoğunlaşırken daha genç müşteriler “anlık” platformlara –Vine, Instagram, Periscope, Snapchat- ilgi duyuyor ve mesela Facebook’ta neredeyse hiç bulunmuyorlar. Akaash’ın da dediği gibi; “Y kuşağı müşterileriniz muhtemelen Facebook’ta değiller”.

“Y kuşağı satın alma kararlarını verirken şirket değerlerinizi göz önünde bulunduruyorlar ve bu tip mikro-içerik platformları şirket kültürünüzü yansıtmanıza olanak sunuyor” diye belirtiyor Maria. “Sahne arkası erişimi, canlı soru-cevap etkinlikleri ya da genel kahve kültürü sohbetleri gibi içerik stratejileri kitlenizi harekete geçirmek için harika yollar. Örneğin, Periscope üzerinden takipçileriniz anlık geri bildirimde bulunabilirler, markalar bunu kelimenin tam anlamıyla bir marka yüzü oluşturmak için kullanabilirler. Başarılı sosyal medya içeriği kitlenize bir değer sunmalı, yani sırf birşeyler koymak adına paylaşımda bulunulmamalı. Vurgulamak istediğiniz bazı temel konuları seçin ve onların etrafında bir içerik planı oluşturun”. Unutulmaması gereken bir nokta, Akaash’ın belirttiği üzre, bu kanalları sadece satış kanalı gibi kullanmamak. “Özellikle Instagram, daha çok el ile seçilmiş bir akışa sahip bir yaşam biçimi markası, satış yapılacak bir yer değil”.

Y kuşağına ulaşmanın en önemli tarafı, samimi olmanız ve etkileşiminizi çok da önceden belirlenmiş bir biçimde sürdürmemeniz. Pazarlamacılık açısından bu kulağa korkunç gelebilir; ya bir hata yaparsam ya da yanlış şeyi söylersem? Fakat günün sonunda bu demografik bir markayla sadece eğer o marka sahici bir insan gibi davranırsa tamamen etkileşime geçiyor. Bu, varlığınızı yaratmadan önce bu platformlar ile ilgili bir strateijniz olmaması gerektiği anlamına gelmiyor elbette ama spontane değilmiş ve önceden ayarlanmış hissi veren paylaşımlardan kaçınmanız en iyisi.

 

Sosyal Medya Reklamcılığı

Genç müşteri tabanına ulaşmanın bir diğer yolu da hedefli sosyal medya reklamcılığından geçiyor. Bazı çalışmalar gösteriyor ki Y kuşağı günde 8 saatini sosyal medyada geçiriyor, hal böyleyken bu duruma adapte olmak her kahvecinin reklam stratejileri arasında olmalı. “Facebook’a parasını vermelisiniz, algoritmaları bu şekilde işliyor” diyor Akaash. “Çok olmasına gerek yok, biz daha büyük paylaşımlar için 10-20 dolar ödüyoruz”.

Bu platformlar network’ünüz dışındaki insanlara direkt ulaşmanızı sağlamakla kalmıyor, sayfa beğenileri, demografik, geo-hedefleme ve daha birçok detaya göre hedefleme yapabilmenizi sağlıyor. Y kuşağı ve genel olarak daha önceki kuşaklar da kişiselleştirdikleri akışlarında reklam görmekten hoşlanmıyorlar. Akışın özel ve sadece size ait olması gerektiği hissiyatı mevcut, dolayısıyla markanızı yüzlerce, binlerce insanın akışına sokacaksanız reklamınızı onlara bir değer sunacak şekilde oluşturmalısınız. Maria’nın belirttiği üzre, “Y kuşağına pazarlamanın püf noktası bir ürün satmaktansa bir yaşam biçimi sunmakta. Yaşam biçiminden kasıt nedir görmek istiyorsanız, Starbucks, Stumptown ya da Verve Coffee Instagram hesaplarına göz atabilirsiniz. Olay müşterinin deneyimlemek ya da hakkında birşeyler öğrenmek isteyeceği bir mizansen oluşturmakta ve işte bu Y kuşağının tüketim tercihlerine giden yolu oluşturuyor.”

 

İçerik Üreticilerini Harekete Geçirmek

Y kuşağının daha genç tarafında olan ergenler, ünlü diye adlandırdığı kişileri artık televizyonda aramıyor. Onları Youtube, Vine, Instagram ve benzer sosyal medya kanallarında buluyorlar. Bu da markalara bu tip içerik üreticileri ile temasa geçerek ürünlerini tanıtma açısından yeni pazarlama fırsatları sunuyor. Kahveciler bu tip kanaat önderleriyle nasıl temasa geçebilir ve bu tip ilişkileri geliştirmenin en iyi yolu nedir?

“Kanaat önderi pazarlamacılığı markanızın mesajını daha geniş kitlelere ulaştırmak için harika bir yöntem” diyor Maria. “Sosyal medya evreni o kadar kalabalık ki bu partnerlikler için nereden başlayacağınıza karar vermek zor olabilir. Kanaat önderi seçmede daha çok takipçisi olan her zaman daha iyi anlamına gelmez, eğer kitlesi sizin içeriğinizle ilgilenmeyecekse bunun bir anlamı yok. Çalıştığınız kanaat önderinin marka demografiğiniz, değerleriniz ve sesinizle uyumlu olduğundan emin olun.”

Eğer elinizin altında bu bağlantıları yapacak büyük bir PR ajansı yoksa bunun başka yolları da var. Blogger’ları ve markaları buluşturan birçok network olsa da her zaman bu kişilere direkt ulaşarak da iletişime geçebilir ve ürününüzden numune göndermeyi teklif edebilirsiniz.

“Yakında bir Jason Mraz vidyosunda onun Equator Bengal Tiger şapkası taktığını farkettik” diye paylaşıyor Akaash. “Tabii ki Jason gibi bir ünlünün kahvemizin hayranı olduğunu öğrenmek bizi heyecanlandırdı. Bu takipçilerimizle paylaşmak için harika bir fırsat olmasının yanısıra bize yönetim ekibiyle temasa geçip ona daha başka Equator ürünleri ya da kahvesi gönderip gönderemeyeceğimizi sorma imkanı sundu.”

 

Dava Odaklı Kampanyalar

Y kuşağının sadece kar amaçlı kampanya yürütmeyen ve sosyal sorumluluk projelerine de yer veren şirketlere yöneldiği biliniyor. Hatta Forbes’un yakında yaptırdığı bir araştırmada belirtildiğine göre; “Katılımcıların %75’i şirketlerin sırf kar peşinde koşmaktansa topluma da geri vermelerinin ya oldukça önemli ya da çok önemli olduğunu söylüyor. Kurumsal aç gözlülükten bıkmış ve bezmiş durumdalar ve finansal krizlerden toparlanmaya çalışıyorlar. Y kuşağı yerel topluluklarını destekleyen markaları seviyorlar ve rakiplerindense onlardan alışveriş yapmayı tercih ediyorlar.” Bu ayrıca uzman kahve camiasının da temel değerlerinden biri; kahveciler dava odaklı kampanyaları hakkında bu kanallardan nasıl farkındalık yaratabilirler?

Uzman kahveciler Y kuşağında karşılık bulacak dava odaklı kampanyalar yaratma konusunda özgün bir konumdalar. Uzman kahveciler endüstriyi ve içindeki insanları etkileyen konuları içtenlikle umursuyorlar. Eğer kahvenizi aldığınız kaynak noktadaki üreticilerin yaşamlarını iyileştirecek herhangi birşeyler yapıyorsanız, karbon ayak izinizi düşürüyorsanız ya da yerel topluluklarınıza karşılık veriyorsanız bu hikayelerinizi müşterilerinizle internet üzerinden paylaşmalısınız. Özellikle Y kuşağı tüketim alışkanlıklarını değerleriyle eş değer tutmaya özen gösteriyor. Yani kahveciler bu çalışmalarını iletme konusuna odaklanmalılar.

“Eğer bir şirket blog’unuz varsa, öenmli inisiyatifler ya da projeler hakkında yazın ve linkleri sosyal medya platformlarınızda paylaşın” diyor Maria. Akaash ise, “Kurucularımız Helen ve Brooke, Equator’un şirket değerlerini her zaman şeffaflık ve sosyal, çevresel işler yapma etrafında kurmuştur. Olay sadece iyi kahve satın almak değil. Yaptığımız çalışan gelişim programları ve sosyal sorumluluk işlerini kitlemizle paylaşmak bizim için çok önemli” diyor.

İnternette tüm Y kuşağı müşterilerinizi aynı sepete koymamanız gerekliliğiyle birlikte bu müşteri demografiğinin sosyal medyada markaların nasıl iletişim kurması gerektiği üzerindeki inanılmaz önemini kavramanız çok önemli. Bahsettiğimiz Forbes araştırmasında Y kuşağından katılımcıların %62’si, eğer bir marka onlarla sosyal medyadan etkileşime geçerse sadık bir müşteri olmaya daha yatkın olacaklarını söylüyor. Denilebilir ki bir markalaşma aracı olarak sosyal medyaya ağırlık vermek şimdikinden hiç daha önemli olmamıştı, özellikle markanızın 35 yaş altı müşterilerde karşılık bulmasını istiyorsanız.

[via: SCAA]

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP