• KATEGORİ
  • Makale Editöryal Üçüncü Dalga Bilim Sağlık Foto Galeri
  • YAZAR
  • Utku Gülhan
  • Bir anda ajans başkanlarından, revizelerden bıkarak hayatını revize etti kahve içerken. Sonra daha fazla kahve tatmaya başladı. Barın arkasında 3 sene geçirdikten sonra, profesyonel eğitimlerini tamamlayarak kahve sektörüne baristalar yetiştirmeye başladı. Birçok gastronomi bölümüne workshoplar verdi. Hevesli yeni kahvecilere hala danışmanlık vermekte. Aşfoodco'da kahve ile ilgili bütün bilgilerini, yazılarını paylaşmaya devam ediyor.

Bağımlılık

Kahve tüketmediğiniz zaman terliyor, üşüyor ve sürekli strese giriyorsanız, o zaman 'merhaba küçük junkie kardeş' diyebiliriz birbirimize.

 

Başlamadan önce bağımlılığın ne olduğunu, neleri etkilediğini bir düşünelim. Bağımlılık, bir maddenin, nesnenin ya da kişinin, kişiye zarar vermesine  rağmen kullanmaya devam etmesini temsil eder ve alışkanlıktan öte bir durumu temsil eder.

Bağımlılık birçok çeşide sahiptir ve bunlardan en bilinenleri tütün, alkol, uyuşturucu, internet, uçucu madde, kumar ve kafein bağımlılıklarıdır. Kahve tüketmediğiniz zaman terliyor, üşüyor ve sürekli strese giriyorsanız, o zaman birbirimize 'merhaba küçük junkie kardeş' diyebiliriz. Ancak bağımlılık sadece maddeye karşı duyulan bir his değildir, duygulara, eşyalara da bağımlılık duyabiliriz, duymuyor muyuz? Haliyle deyimde olduğu gibi "azı karar, çoğu zarar" diyebiliriz. 

kahve-smiley

Kafein Bağımlılığı 

Ancak, kafein konusu dedikodularla da doludur. Bilinenin aksine bir espresso içerisinde küçük bir bardak filtre kahveden daha az kafein vardır.

 

Tıpkı diğer bağımlılık yapan maddeler gibi kafein de çay, kahve, çikolata ve kola gibi yiyecek ve içecekler fazla tüketildiğinde sağlığa zararlıdır. Kafeinin, uyku ihtiyacını azaltma, dikkati toparlama gibi etkileri sebebiyle yoğun çalışan insanlar arasında tüketim oranı çok daha yüksektir; fakat bu tüketim aşırıya kaçtığı ve dikkate alınmadığı taktirde huzursuzluk, dikkat eksikliği, uyku ihtiyacı, baş ağrısı gibi psikolojik ve fizyolojik sorunlar ortaya çıkabilir. 

Ancak, kafein konusu dedikodularla da doludur. Bilinenin aksine bir espresso içerisinde küçük bir bardak filtre kahveden daha az kafein bulunur. Sadece Arabica çekirdeklerinden yapılan bir espresso içerisinde yaklaşık 35mg kafein bulunurken, bir fincan filtre kahvede ise 130mg kafein bulunur. Yani bir fincan double espresso içerisindeki kafein miktarı filtre kahveye göre çok daha azdır.

Tabii bu durum diğer yandan espressonun içim miktarının daha az olmasıyla da orantılıdır. Örneğin, 220 mg'lık bir espresso, filtre kahvenize oranla kafein içerisindeki miktarı oldukça yakındır, hatta fazladır. Diğer yandan bir fincan çay içerisindeki kafein (tein) oranı neredeyse bir fincan espresso ile eş değerdir. Kısacası burada bizleri yanıltan espressonun kültürel olarak algılanışı diyebiliriz. 

espresso-shot

Ekstraksiyon

Kafein oranını belirleyen unsurlardan biri, kahvenin demlenme süresidir. Süre ne kadar uzarsa kafein ekstraksiyonu da o kadar artar.

 

Genelde bayat bir kahveden, hatalı ekstraksiyonla (bir çözelti ya da süspansiyon içindeki organik maddeyi çözen, fakat çözelti ya da süspansiyondaki çözgen ile karışmayan bir başka organik çözgen yardımıyla ayırma işlemi. Kimyada bilinenin aksine bir saflaştırma değil, ayrıştırma yöntemi olarak da kullanılır) espresso yapılması sebebiyle damakta bıraktığı his rahatsız edici olacaktır. Ancak iyi bir espresso hem son derece aromatik ve tatlıdır, hem de ağızda damağı kaplayan yumuşak ve kalıcı bir tat bırakır.

Kafein oranını belirleyen unsurlardan biri, kahvenin demlenme süresidir. Süre ne kadar uzarsa kafein ekstraksiyonu da o kadar artar. İkinci faktör ise kahve çekirdeğinin cinsidir. Ticari olarak en yaygın iki çekirdek türünden biri olan Robusta türü kahve çekirdekleri, Arabica çekirdeklerine göre 2 kata yakın daha fazla kafein içerir. Piyasada bilinen neredeyse tüm büyük markalar ve market raflarındaki paket kahveler, hem çok ucuz olması ve hem de sağladığı yoğun ama tatsız, sahte krema (iyi bir espresso çok fazla krema içerdiği yönündeki bir pazarlama başarısının neticesi olarak) sebebiyle çok fazla miktarda kalitesiz Robusta çekirdekleri içerir.

Hazır (Instant) kahveler ise, çekilmiş kahvenin defalarca ekstrakte edilmesinden elde edildiği ve çok fazla miktarda kalitesiz Robusta çekirdeği içerdiği için kahveyle ilişkilendirilen major depresyon, çarpıntı, mide ağrıları ve mide bulantısı gibi öcü hikayelerinin de baş müsebbibidir.

Kafein vücuda alındıktan sonra ilk birkaç dakika içerisinde etkili olur ve etkisinin azalması için genellikle 3 saat geçmesi gerekir. Süt ise bilinenin aksine dolaşımı hızlandırdığı için kafeinin sisteme girmesini kolaylaştırarak, etkisini de arttırır.

kahve-mac

Kısacası

Kalbinizde sıkıntı var ise zaten genel olarak enerji içeceklerini tüketmemelisiniz.

 

Kahve için her ne kadar en yaygın yasal uyuşturucu tespiti yapılsa da, bugüne kadar ana sebep olarak kahve içerek ölen herhangi biri tespit edilmemiştir. Bunun gerçekleşmesi için belki de geçen okuduğum bir haberdeki arkadaşımız gibi yapmalıyız, birkaç fincan kahve ve üzerine cila niyetine enerji içeceği! Kalbinizde sıkıntı var ise zaten genel olarak enerji içeceklerini tüketmemelisiniz, ancak bu arkadaşımız altın vuruşunu bu şekilde yaparak maalesef aramızdan ayrılmış.

Eğer, günde 100 fincan kahve tüketmiyorsanız, herhangi bir sorununuz olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bu işi yapan milyonlarca meslektaşım ile ben hala hayattayız, haliyle edeple içmekte fayda var. Bu sebeple "drug dealer"larlarınızdan güzel bir espresso almayı unutmayın. 

Sevgilerle...

coffee-giphy