Ünlüleri magazin haberlerinde sıklıkla bir kafede içeceğini yudumlarken ya da elinde kahvesi, kahveciden çıkarken görüyoruz. Uzun zamandan beri bu tip görüntüler, bu "seçkin" kişilerin, medyaya "insani" günlük halleri ile yansıması olarak servis ediliyor. Fakat bu her zaman böyle değildi. Washington Post'un analizine göre, eski dönemlerde bu ulaşılamaz yıldızlar için kahve, bir statü sembolüydü.

Erken Hollywood dönemi yıldızları zamanında, Grace Kelly ve Humphrey Bogart günlerinde kahve, yıldızlar tarafından "Avrupai sofistikasyon" göstergesiydi. Dünyadan haberdar, gezmiş görmüş bir imaj yaratmak için kullanılırdı.

hollywood-glamour

Ancak günümüzde kahve, seçkinlerin sembolü olmaktan çıkıp, seçkinlerin sade vatandaş olduğunu gösterme yöntemine evrilmiş durumda. Kentucky Üniversitesi Antropoloji Profesörü Sarah Lyon, bu durumu 90'larda Starbucks'ın yükselişinin ve ikinci dalga kahvecilerin, kahveyi herkes açısından kolay ulaşılır bir ürün haline getirerek bir "orta sınıf keyfi" konumuna getirmesi ile açıklıyor. Kahve böylece statü sembolü olmaktan çıkıyor ve insanileştiren bir faktör haline geliyor. Hele ki ünlü kişi kahvesini kendi alıyorsa!

morning-coffee-break

"Kahveciye gidip sonrasında elde kağıt bardak ile dolaşma ritüeliyle ilgili birşey" diyor Lyon. "Sonuçta olay kafein almakla ilgili olsa da, o kısımda çok birşey yok, olay tüketiminde, kamuya açık olarak yapılan ritüellerinde."