Malumunuz, kahvenin topraklarımızda 500 yılı aşkın bir tarihi var. Çay ise Cumhuriyet sonrası dönemde devlet politikası olarak ekilmeye başlanan ve yaygınlaşan bir ürün. Buna rağmen bugün ülkemizde yoğun bir çay tüketimi var ve çay, kahve gibi halkımızla bütünleşmiş bir içecek.

Ne var ki çay, kahve misali çeşitlendirilen ya da farklı kalite segmentlerinde sunulan bir ürün olarak markalaşamıyor. Nitelikli kahve olgusu dünyayı kasıp kavururken, her ne kadar bazı çay çeşitleri ya da ekipmanlarında duyuyor olsak da gerçek anlamda bir nitelikli çay olgusundan bahsedemiyoruz.

CEOtudent.com isimli internet sitesinde Batıhan Dizdaroğlu imzasıyla yayımlanan bir yazıda bunun nedenleri irdelenmiş. 3 başlıkta sunulan nedenler şöyle;

***

1. Hızlı Tüketim

Bir kafeye gidip oturduğumuzda bir kahve sipariş ettiğimizi hayal edelim. Bu kahveyi ortalama 25 dakikada, en erken 15 dakikada tüketeceğiz. Şimdi de bir çay söyleyelim. İnce belli bir bardakta servis edilmiş bir çayın ortalama içim süresi 5-10 dakikadır. Daha uzun bir sürede içmek de pek mümkün değildir.

Diğer bir açıdan bakalım. Bir kafede oturduğumuzda geçirdiğimiz süre zarfında genellikle bir kahve sipariş ederiz ve bu bize yeterli gelir.  Ancak çay içmek için oturduğumuz kafede ilk durumla aynı süreyi geçirsek dahi ortalama iki ya da üç çay sipariş ederiz. Nitelikli kahve kavramı bu kadar yaygınken "nitelikli çay" diye bir kavramın bulunmaması ya da yaygın olmaması hızlı tüketimin bir sonucudur.

 

2. Ürün Çeşitliliğinin Olmaması

Kafe örneğinden devam edelim. Bir kafeye gittiniz, içeceğinize karar vermek için menüye baktınız ve onlarca farklı kahve türü gördünüz. Bu kadar zengin bir çeşitlilik karşısında içeceğinizi seçip sipariş ettiniz. Yine bir kafeye gittiniz ya da bir kahvehane de olabilir. Menüye bakmadan bir çay sipariş ettiniz.

Kahvenin onlarca farklı türü yaygın ve tercih edilebilirken "Türk Çayı" denilen, tek bir usülle hazırlanmış çayın çeşitliliği bulunmamakta. Ürün çeşitliliği, markalaşmanın diğer güçlü bir özellliğiyken, Türk çayının tek tip olması ve her yerde tüketilebilmesi markalaşmasını sağlayamıyor.

 

3. Kalite Arayışının Olmaması

İlk başlıkta da bahsettiğimiz kalite arayışının yokluğu, çayın markalaşamamasının diğer bir nedeni. Tüketici, kahvede nitelik ve tat farkı ararken çayda bu arayış çok fazla yaygın değil.

***

Katılmadığımız ya da daha iyi açıklanması gereken noktalar olabilir ancak üzerine düşünülmesi mümkün ilginç bir konu. Siz ne dersiniz?

YORUMLAR

Hu Gu

@HuGu
30 Nis 19
Aksine Türk çayı markadır. Çayların çeşitliliği ve Türkiye de çay çeşitleri üzerine açılmış kafeler de var. İnsanlar çayda pek bahsetmese de çayı güzel olan yerlerde çay içerler. Çayı iyi olmayan haşlama yapan yerde çaydan anlayan insanlar çay içmezler. Marka olabilmek için, illa çeşitlilik ya da demleme farklılıkları olmasına zaten gerek yok. Ki var. Kimisi içne 1 tane kesme şeker atar. Kimisi bergamot atar. Kimisi filiz çayla karıştırır. Çay hızlı tüketilir ama 3 tane 5 tane içersin. Adamı bozmaz. Kahveyi dediğiniz gibi söylersin, 25 dk da içersin. Sonra ikinci bir tane daha içeyim demezsin.

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP