Başarılı bir kahve festivalini daha geride bıraktık, hatta çok başarılı bir kahve festivalini geride bıraktık. İstanbul Coffee Festival, kendi rekorunu kırarak dünyanın en büyük kahve festivali olmasının ötesinde, dünyanın en büyük açık hava festivali oldu. Festivalin bu seneki halini, başarılı gidişatı, gösterilen ilgiyi, büyük markalar ve üçüncü dalga kahvecilerin etkileşimini ve gelecekteki yeni planları organizatör dsm group'un kurucusu ve başkanı Alper Sesli ile konuştuk.

 

Tekrar Küçükçiftlik Park’tayız, İstanbul Coffee Festival’in dördüncüsünde buluştuk. Bu sene ilk bakışta Nescafe, Coca Cola gibi büyük katılımcı markaların sayısının arttığını görüyoruz. Kahve severler için bu seneye özgü değerlendirmelerinizi, diğer senelerden farklı olarak öne çıkanları ve yeni haberlerinizi alabilir miyiz?

Nescafe bu sene Nescafe Dolce Gusto olarak katıldı. Temel algı ve yaklaşımda şuna bakmak gerekiyor: Bildiğiniz gibi Atina Kahve Festivali'nin ana sponsoru Nescafe. Yunanistan dünyanın en nitelikli kahve üreten ulusal endüstrilerinden bir tanesi. Olabildiğince dikkatliyiz. Sektörün önde gelen paydaşlarını dışarı attığınızda zaten bu kadar büyük bir etkinlik yaratmanız mümkün değil. Sektörde küçük olan firmaların, aslında büyük firmaların açtığı su izinde büyüyebileceği gibi bir gerçek var. Sektörün büyümesinin en önemli koşullarından birisi, tüketimin artmasıdır. Yani Türkiye’de kahve tüketiminin kişi başına 2 kilogramları bulması gerekiyor ki, endüstri büyümesinden ve kalitesinin artmasından söz edebilelim. Nitelikli kahvecileri her zaman başımızın üstünde tutuyoruz, elimizden geldiğince imkanlar sunuyoruz.

istanbul-coffee-festival-dunyanın-en-buyuk-kahve-festivali

Son dönemde kahve etkinlikleri öyle bir büyüme eğilimi gösterdi ki, bazı durumları daha net gözler önüne serdi. Nitelikli kahvecilerin aslında çok büyük pazarlama bütçeleri olduğunu düşünmüyorum. O nedenle doğru etkinliklerde, doğru şekilde, doğru hedef kitleleri ile buluşmaları gerekiyor. Bunlara kafa yormak gerekiyor.

Örneğin sodalı içecek konusu. Geçtiğimiz senelerde ICF’de sadece kahve ve su temin edebiliyordunuz. Ama insanlar festivalde yemek yiyorlar ve sosisli sandviç ya da tostunu kahve ile eşleştirmek istemeyebiliyorlar. Böylece farklı içeceklere de ciddi bir talep oluştu. Bu tarz taleplerin de hepsine marka bütünlüğünü bozmadan, temkinli ve doğru bir şekilde yer vermeye çalıştık.

Bir noktayı çok önemsiyorum ve hep yıllardır da söylüyorum. Kuru Kahveci Mehmet Efendi gibi üreticiler olmasaydı, Starbucks ya da Caffe Nero gibi büyük zincir kafeler olmasaydı, bugün üçüncü dalgada bu kadar büyük tüketim rakamları konuşuyor olamazdık. Bu nedenle sadece üçüncü dalgayı festivale dahil edip, ikinci dalganın büyük temsilcilerini dışarıda bırakmak gibi bir durum söz konusu değildi.

istanbul-coffee-festival-dunyanın-en-buyuk-kahve-festivali-5

Biz kahve, kahveye ilişkin olanlar ve yanındaki her şeyi bir araya getirmeye çalışıyoruz. O yüzden bunların birlikteliğini çok dikkatli ve temkinli bir şekilde düzenlemeye çalışıyoruz. Sadece şunu düşünün, dört günde Bülent Ortaçgil’den, Gripin’e 28 tane konser vardı. Böylesine kitlesel bir festivalin düzenlenebilmesi için çok büyük bütçelerden bahsediyoruz. Bu büyüklüğe karşın da hassas bir denge gerekiyor.

Festivalde stant önlerine bakın, o stantlara ilgi gösterenlerin yaş profili, sosyo-kültürel profili değişiyor; hepsinin tüketicisinin farklı olduğunu göreceksiniz. Bir üçüncü dalga kahvecisinin önündeki profil ile ikinci dalga zincir bir markanın önündeki profil aynı değil. Bu çok önemli bir nokta. Bütün bu çeşitlilik ile beraber, bir festival ortamında kahvenin birliktelik duygusunu yaşatmak gerekiyor. Böylece bu sene 52 tane workshop ve çok iyi konu başlıkları vardı.

istanbul-coffee-festival-dunyanın-en-buyuk-kahve-festivali-6

Bu arada ilk kez Coffee.Digital’den dile getireceğim iki haber vereyim.

Birincisi, bu sene Coffee Weekend altında yepyeni bir konsept ile Barista Clash adındaki bir yarışma merhaba diyecek. Türkiye’de baristaların ilk kez birlikte yarışabilecekleri ve çarpışabilecekleri, kazananın günün sonunda ortada birikmişi alabilecağı, bambaşka ve harika bir konsepti olan, baristalara özel bir etkilinlik olacak.

İkincisi ise yine Coffee Weekend’in altında sadece 3. Dalga’ya özgü, nitelikli kahvenin konuşulacağı, bir günü konferans, iki günü halka açık olacak yepyeni bir etkinlik. Bir taraftan sektörü konuşacağız, bir taraftan da doğrudan ticaret, etik ticaret gibi konularda tartışacağız. Mesela bu sene ICF’nin sosyal sorumluluk projesi olarak ‘Sen de Gel'i seçtik. Afrika’da büyük bir su ihtiyacı var. Bir tarafından kahve dediğiniz şeyin, %95’i nitelikli sudan oluşuyor. Böylece bu açılardan hepsini bir bütün olarak görüyoruz.

istanbul-coffee-festival-dunyanın-en-buyuk-kahve-festivali-12

Sonuç olarak biz, serbest girişimcileri, “mahalle kahveciliği”ni önemseyen marka ve yatırımcıları ve en önemlisi barista ve baristalara ait bir kahve tüketim kültürünü korumaya net kararlıyız. Bunları yok sayacak taraflarda biz de yokuz. Yoksa ICF’ye katılmak için aldığımız başvuru sayısı çok yüksek. 100’e yakın markaya ne yazık ki yer veremedik. Fakat bunu 500 markalı bir şeye de çeviremeyiz. İstanbul’da zaten böyle bir festival alanı da yok. İnşallah bir başkaları daha nitelikli başka işler yaparlar. Yoksa kahve ile ilgili yapılacak çok iş var!

 

Geçen seneki 30.000 ziyaretçiden sonra hepimiz ICF’nin dünyanın en büyüğü olmasını bekliyorduk. Türkiye ve Avrupa’nın en büyüğü olmaktan “Dünyanın En Büyük Kahve Festivali” konumuna yükselmeyi başardınız. Kahve sektöründen, kent kültürüne etki eden bu büyük başarıyı nasıl yorumluyorsunuz?

Bu yılki 40.000 ziyaretçisiyle İstanbul Coffee Festival, sayısal verilere göre dünyanın en büyük açık hava festivali konumuna yükseldi. 250.000 bardak, 7,5 ton süt ve 50.000 şişe suyun tüketildiği festivalde, dört gün boyunca katılımcılara en iyi hizmeti sunabilmek için 140’ı dsm group personeli olmak üzere 1.500’e yakın çalışan görev aldı. Bu çapta bir organizasyonu gerçekleştirmemiz için bizlere her türlü desteği ve katkıyı sağlayan Paşabahçe, Hyundai, Pınar Süt, Türk Telekom, Eti Karam, Uludağ Su, A.O.Smith, La Marzocco ve Promocup başta olmak üzere tüm destekçilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

istanbul-coffee-festival-dunyanın-en-buyuk-kahve-festivali-14

Festivale Etiyopya’dan El Salvador’a, Güney Afrika’dan Endonezya’ya kadar çeşitli ülkelerden gelen, lezzet dolu kahveleri üreten çiftliklere ve üreticilerini de buradan selamlıyor ve teşekkür ediyorum. On binlerce kahveseverin İstanbul Coffee Festival’e ilgi göstermesi üzerimize düşen sorumluluğu daha da artırıyor. Bu büyük ilgi, her yıl çok daha yenilikçi, çok daha kapsamlı bir festival düzenlemek için bizleri baskı altına alıyor ve aynı zamanda motive ediyor. Festivalimize büyük emek veren baristalarımıza ve tüm katılımcılara sevgilerimizi sunuyoruz.

İstanbul Coffee Festival, İstanbul’un kent kültürü ve eğlence yaşamı haritasında dopdolu içeriği ve yaratıcı bakış açısıyla yerini sağlamlaştırdı. Bu yılki rekor katılımcı ve ziyaretçi sayısı da bunu ortaya koyuyor. Farklılık yaratan, endüstriyel markalardan nitelikli kahve üreticilerine, artisan kavurmacılardan İstanbul’un kahve dükkanlarına, sanat etkinliklerinden sahne performanslarına kadar tüketici odaklı bir etkinlik olan İstanbul Coffee Festival, önümüzdeki yıllarda da çıtayı yükseltmeye devam edecek.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP