Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, Türk kahvesinin en güzel özelliklerinden birinin fal olduğunu belirterek, "Bazen kahvenin fal hikayesi, kahvenin kendisinden daha popüler. Şikago'daki fuarda birçok insan geliyor, kahve içtikten sonra bizden 'bunun falına bakar mısınız' diye sırada bekliyor" dedi.

Kolbaşı yaptığı açıklamada, Arzum'un Türk kahvesiyle 2002'nin sonunda tanıştığını, Arzum'un piyasada o güne kadar pek olmayan, insanların Türk kahvesi yaparken kullandığı çarpmayan, patlamayan, düzgün çalışan, kablosuz bir elektrikli cezve yaptığını hatırlattı.

O cezveyi yaptıktan sonra Türk kahvesinde bir ilgi alaka olduğunu gördüklerini belirten Kolbaşı, şu anda 20'den fazla markanın elektrikli cezve işine girdiğini ve her geçen gün yeni ürünler geldiğini ifade etti.

Kolbaşı, bu süreçte aynı zamanda makineleşmenin de gündeme gelmeye başladığını, muhtelif makinelerin ve markaların piyasaya giriş yaptığını söyledi.

Kendilerinin uluslararası arenada Türk kahvesinin neden çok fazla tutulmadığı, içilmediği konusuna baktıklarını bildiren Kolbaşı, şöyle konuştu:

"İnsanlar Türk kahvesini biliyorlar ama içmiyorlar. Buna baktığımızda da o güne kadar yapılmış olan bütün makine ve cezvelerin aslında Avrupalı veya doğulu, Türkiye'de yaşamayan, Türk kahvesini bilmeyen üreticiler tarafından geliştirildiği için tüketicinin isteklerine hizmet etmiyor olduğunu gördük. Yani direkt cezveye servis edemiyor, köpüğünü bir veya iki fincana paylaştıramıyor. Buradaki eksikleri gördük. İnsanların yaşam alanları içerisinde, bürosunda, ofisinde, evinin salonunda, balkonunda o Türk kahvesini pişiremediğini gördük.

Çünkü illa yaptığın cezveyi gideceksin yıkayacaksın, şekerli-şekersiz neyse bir formül... Yani birden ikiye geçemiyorsun. İlla araya bir yıkama prosesi giriyor. Bütün bunları yapabilen bir makine geliştirdik, 2014'ün ekiminde bunu piyasa sunduk. O da Arzum Okka. Daha sonra Okka Minio geldi, onun küçük versiyonu. Hakikaten başarılı oldular ve bizi şu anda aldılar ve iyi yerlere doğru götürüyorlar. Yani kahve kendi içinde bizim için hakikaten farklı, Türk kahve makineleri daha da farklı bir konumda."

 

"Türk kahvesinin yayılmasını gündeme getirmeye çalışıyoruz"

Kolbaşı, Türk kahvesi denildiğinde, kahvenin şu anda dünyaya yayıldığına işaret ederek, petrolden sonra ticareti en çok yapılan ikinci emtia olduğunu ve her gün 2,2 milyar fincan kahve içildiğini söyledi. Ama bunun sadece yüzde 10'unun Türk kahvesi olduğu bilgisini paylaşan Kolbaşı, geri kalanının tamamen başka kahveler olduğunu ve kendilerinin şimdi Türk kahvesinin yayılmasını gündeme getirmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Türk kahvesinin aslında yanında gelen çok önemli bir değer olduğuna dikkati çeken Kolbaşı, bunun fal olduğunu söyledi. Kolbaşı, şöyle devam etti:

"Fal dediğiniz zaman herkesin yüzü gülüyor. En ummadığınız yerde, bir üniversite diyelim, tanıtım yaptığınız zaman hocalar 'şu kahvenin falına kim bakacak' diye... Fransa'da, İngiltere'de Uzak Doğu'da böyle hikayelerimiz var. Çin'de katıldığımız kahve festivalinde enteresan olaylar yaşayabiliyoruz.

Bunlardan bazılarını Londra kahve festivalinde, Şikago'da yaşıyoruz. Şikago'daki fuarda birçok insan geliyor, kahve içtikten sonra bizden 'bunun falına bakar mısınız' diye sırada bekliyorlar. Dolayısıyla bence kahvemizin en güzel özelliklerinden biri de bu. Ve bunun tabii bir hikayesi oluyor, gençlerin ilgisi oluyor. Bazen kahvenin fal hikayesi kahvenin kendisinden daha popüler."

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP