Gelmiş geçmiş en büyük bestecilerden Johann Sebastian Bach, kahve hakkında bir opera yazmış. Belki de en çok Brandenburg Konçertoları ile bilinen Alman bestecinin, “Schweigt Stille, Plaudert Nicht” yani “Sakin Dur, Gevezelik Etme” adında bir operası da var. Fakat bu opera aynı zamanda Kahve Kantatı adıyla da biliniyor.

1735’te yazılan opera, Lieschen adındaki kahve tutkunu genç kadının, kendisini bu keyiften uzaklaştırmaya çalışan babası Schlendrian ile olan hikayesini anlatıyor. Schlendrian, Lieschen’e kahve içmeyi bırakmadığı halde evlenemeyeceğini söylüyor ve Lieschen de el mahkum buna razı geliyor.

Fakat baba, kızına uygun eş aramaya başladığında Lieschen, eş adaylarına gizlice, eğer evleneceklerse kahve içmesine izin vermeleri gerektiğini söylüyor. Sonuçta Schlendrian ve Lieschen bir mutabakata varıyor ve Lieschen’in evlilik sözleşmesine günde üç fincanlık kahve hakkı yazılıyor. Hikaye, kahve içmenin normal ve doğal olduğu kıssadan hissesini seslendiren baba ve kızı ile son buluyor.

Operada kahve hakkındaki güçlü hissiyatlar şu gibi ilginç replikler ile öne çıkıyor; “Eğer günde üç fincan kahvemi içemessem, ızdırap içinde, pörsümüş, kavruk bir keçiye dönüşürüm.”

Yani bundan sonra kahveye ne kadar çok ihtiyacınız olduğundan dem vururken, J.S. Bach’ın 300 yıl önce bunun hakkında bir opera yazmış olduğunu unutmayın!

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP

POPÜLER TÜMÜNÜ GÖR