Gün boyunca en keyifli ya da stresli anlarda elimizden düşürmediğimiz kahvenin yemyeşil tarlalarda başlayan yolculuğunu merak edenleri çok uzaklara götüreceğiz...

Milliyet'ten Sanem Özyürek Arman, yazısında okurlarını Nescafe sponsorluğunda Meksika'ya kahve gezisine çıkarıyor. "Kahvenizi yudumlarken hiç düşündünüz mü? Okyanusları aşıp binlerce kilometre uzakta kim bilir hangi çiftçinin özenle ektiği fideden çıkan ağacın meyvesi kurutma, kavurma, öğütme, pişirme işlemlerinden geçip fincanınıza geliyor. Belki de bu kahvelerden biri benim ektiğim fidandır kim bilir. Ne de olsa Meksika’da dikili bir kahve ağacım var artık. Evet Nescafe ile, kahveyi gelecek nesillerde koruma planını dünyaya duyurduğu Mexico City’deyiz." Gezide Arman'a, çekirdekten fincana kahvenin belgeselini çeken Coşkun Aral da eşlik ediyor.

Arman ile tüm sürece baştan sona eşlik ediyoruz, "Kahve meyvesi, çiçeklenmesinden meyveye dönüşene kadar tıpkı bir bebeğin anne karnında geçirdiği sürede dokuz ayda oluşuyor. İşin inceliklerini öğrendiğimiz Moreno’yla birlikte dalından kahve meyvesi toplayıp tadına baktık. Kırmızı olgun tatlı mı tatlı meyvelerle hasır sepetlerimizi doldurduk. Meyveyle dolu kocaman bir sepet neredeyse 150-200 gram kahveye denk geliyor. Kahvesini yarım bırakanlara duyurulur. Çok değil üç yıl içinde 220 milyon adet yüksek verimli kahve fidesinin çiftçilerin eline geçecek olması iyi haber."

Toplama işlemi bittikten sonra sırada ayıklama ve yıkama var, "İkinci durağımız çiftçilerin topladıkları kahve meyvelerini götürdüğü ıslak değirmen. Burada kahve meyvelerinin tartıldıktan sonra kabuğundan ayrılarak yıkama aşamalarına, çekirdeklerin ayıklanmasına şahit olduk. Yine Cordoba bölgesinde yer alan “kuru değirmen”de çuvallar dolusu kahve çekirdeği kalitesine göre tek tek kontrolden geçiriliyor, en iyi kalite yeşil kahve çekirdekleri seçiliyor.

Çekirdeklerin fabrikaya gönderilmeden önceki durağı tadım uzmanı Laura Alducin Flores’in laboratuvarı. Aslında bir resepsiyon görevlisi olan Flores kahve aşkıyla gerekli eğitimleri alıp rüya işine kavuşmuş. Tadım uzmanı her gün dokuz kez laboratuvarına gelen kahve çekirdeklerini koku ve tat kriterlerine göre denetliyor. Fabrikada seçilmiş bu çekirdekler kavrulup sonra öğütülüyor. Ardından sıcak suyla buluşup kahvenin özü çıkarılıyor. Bu özün içindeki su buharlaştırılarak saf kahve özü elde ediliyor. Bu kahve özü dondurma veya püskürtme yöntemiyle kurutulup saf çözünebilir hazır kahve haline geliyor. Böylece çekirdeğinden fincana gelene kadar kahveyle temas eden sadece su oluyor."

Arman, kahve fidelerinin dirençli olabilmesi için Robusta köklerinin Arabica ile aşılandığını aktarıyor. İşlemin gerçekleştiği fidanlıkta tek tek sabırla el emeğiyle günde bin kez bu işlemi yapan genç kızın dikkatinin bir an bile dağılmadığını söylüyor.

Saf çözünebilir hazır kahveyi ilk olarak 1938’de piyasaya sunan Nescafe ise 2020 yılına kadar kahve projelerine dönük 500 milyon dolar yeni yatırım öngörüyor. 

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP