Geçtiğimiz günlerde Ankara Golf Kulübü'nde Coffee Carnaval Reggae Session başarıyla düzenlendi. Sizlere izlenimlerimizi iki bölüm halinde aktarmıştık. Organizatör Urban Fun Factory kurucusu Mert Sert ile bir de röportaj gerçekleştirmiştik. Urban Fun Factory ilkelerinden amaçlarına, kahve sektöründen çeşitlenen etkinliklere kadar her şeyi konuştuğumuz sohbetimize buyurun.

 

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz? Coffee Carnaval’ı kim düzenliyor?

Coffee Carnaval’ı, Urban Fun Factory(UFF) olarak bizler düzenliyoruz. UFF, organizasyon alanlarında sektörde 10 yılın üzerinde bir tecrübeye sahip. Biz aslında birçok şirketin biraraya geldiği bir şirketler topluluğuyuz ve UFF de bunlardan bir tanesi. Bizim uzmanlık alanlarımız daha çok kongre, seminer ve fuar etkinliklerinde.

 

Peki kahve festivali düzenleme fikri nasıl ortaya çıktı?

Kahve, dünyada petrol ve petrol ürünlerinden sonra en çok sirkülasyonu olan ticari emtia. Kahveye çok ciddi bir talep söz konusu. Bizim kültürümüzde zaten Türk kahvesinin yeri bambaşka fakat tüm dünyada da farklı disiplinlerde, farklı şekillerde, bambaşka çekirdekler bambaşka ülkelerden, soğuk, sıcak, frozen veya mixology şeklinde bambaşka stillerle çok farklı bir boyuta ulaştı. Ülkemizde de kahve tüketimi farklı stilleriyle ivme kazanmaya başladı. Kahve kendi içinde uzmanlık isteyen bir hale geldi. Şu an üçüncü nesil kahve demleme yöntemleriyle karşı karşıyayız. Eskiden, “Kahvenizi nasıl alırdınız?” sorusuna, sütlü ya da şekersiz gibi cevaplar verirken artık bunun nasıl bir derya deniz olduğunun farkına varmış olduk.

Hal böyleyken kahveyle ilgili birşeyler yapmak istedik ve bunu Ankara’da yapmak istedik çünkü bilirsiniz, Ankara’nın sözde daha “gri” bir şehir olduğu iddia edilir. Bunun yanı sıra festival kültürü Ankara’da tam anlamıyla oturmuş değildi. Biz şehrin festival anlayışını değiştirerek oturtmak için yola çıkmış bir firmayız. Zaten UFF’nin kuruluş amaçlarından biri de bu.

 

Müzik konseptinizden bahseder misiniz? Geçen sene Blues Session idi ve bu sene ise Reggae Session.

Geçen yıl aralık ayında Ankara Palas’ta gerçekleştirmiştik festivalimizi ve orada da çok yoğun bir katılımcı kitlesine ulaşmıştık. Dediğiniz gibi Blues Session yapmıştık orada. Katılımcılarımız da mümkün mertebe ambiyansa uygun olarak gelmişlerdi. Bilirsiniz, insanlar bu tarz konseptli etkinlikleri çok seviyorlar. Bu seneki de Reggae Session idi. İyi müziği, iyi insanlarla ve iyi markalarla, doğru zamanda ve doğru yerde buluşturmayı hedefliyoruz. Bu yüzden de böyle konseptli bir organizasyon içine girdik. Bundan sonra da farklı farklı sessionlar ile beraber olacağız.

 

Urban Fun Factory olarak uzmanlığınızı kongre, seminer ve fuarlar olarak söylemiştiniz. Coffee Carnaval sayesinde isminizdeki “Fun” kısmını tamamlamış oldunuz diyebilir miyiz?

Kesinlikle! Esasen bizim farklı bölgelerde farklı ofislerimiz var ve her iş için ona uygun ekiplerimiz yapılacak işin ambiyansını yaşayarak tamamen etkinliğin doğasına ve ihtiyaçlarına göre çalışıyor. Spontane gelişen şeyler ve planlamalardaki beyin fırtınalarımızı düşünürsek, Urban Fun Factory aslında 7/24 çalışan bir fabrikadır diyebiliriz. Biz sürekli üreten ve sürekli çalışan bir fabrikayız.

Fabrikamızda, Ar-Ge, üretim bandı ve sonraki süreçler vardır. Ar-Ge kısmında, daha önce olmamış ya da olsa da insanlar tarafından çok farkedilmemiş ya da farkedilmiş olsa da kullanım amacına ulaşamamış fikirleri, detayları yakalayıp küçük parçalar haline getiriyoruz. Bunlar daha sonra projelerde kullanılmak üzere saklanıyor. Daha sonra uygun projelerde doğru şekilde kullanılarak değerlendiriliyorlar.

 

Kahve festivallerine devam edecek olmanız çok güzel. Peki fabrikanızda ileride yiyecek-içecek, gastronomi alanında başka etkinlikler, projeler adına planlarınız da var mıdır?

UFF’nin kuruluş amacı ismiyle de paralel olarak, “Kentsel Eğlence Fabrikası”. Biz, insanları kaliteli, doğru ve güzel bir şekilde eğlendirip onlarla beraber olabileceğimiz ve ortaya güzel işler çıkarabileceğimiz her türlü projenin içinde yer alacağız. Yalnızca gastronomi de değil, biz aynı zamanda spor turnuvaları da düzenliyoruz. Mesela şu an bulunduğumuz yer, Ankara Golf Kulübü’nde Coffee Carnaval ile eş zamanlı olarak Anneler Günü Golf Turnuvası düzenliyoruz. Şu an burada bir golf turnuvamız da var yani. Yorucu olsa da eş zamanlı olarak iki organizasyonu da kotarıyoruz.

 

Bizlere gayet başarılı gözüküyor, tebrik ederiz.

Teşekkür ederiz. Daha farklı organizasyonlarımız da mutlaka olacak. Zaten sosyal medyamızdan, basından, sizin gibi mecralardan duyuruyor olacağız.

 

Yeni organizasyonların müjdelerini ilk olarak Coffee.Digital takipçileri duyacak diyelim mi o zaman?

Tabii ki, bizim için de çok mutluluk verici olur, teşekkür ederiz.

 

Birçok farklı alanda etkinlik düzenleyen bir şirket olarak, kahve festivallerinin ne gibi farklarını gözlemliyorsunuz?

Daha önceki tecrübelerimizle mukayese etmek gerekirse, böyle bir karnaval hem katılımcısı, hem ziyaretçisi hem de sektörün tüm paydaşları açısından oldukça dolu ve çok daha emek verilerek çok daha organize şekilde planlanması gereken bir etkinlik. Suyundan sütüne, elektriğin voltajından insanların tüm beklentilerine kadar çok daha özel ve spesifik ihtiyaçları, konuları bilmenizi gerektiren bir organizasyon. Yorucu olsa da çok keyifli oluyor ve kesinlikle tüm bunlara değiyor.

 

Peki ilk karnaval ile bu ikinci karnavalınız arasında ne gibi farklar var, çok daha ileriye taşıdığınızı düşünüyor musunuz?

Bunun takdiri tabii asla bize ait değil. Bunu hem katılımcılarımız hem ziyaretçilerimiz belirleyecek. Fakat arasındaki fark, konseptin değişmiş olması dışında, katılımcı ve ziyaretçi sayısının artmış olması, dolayısıyla sorumluluğumuzun artmış olması, katılımcıların daha büyük yatırımlarla gelmesi diyebilirim. Fakat konsept üreten bir firma olarak bizim açımızdan ana fark konsept ve tür.

 

Kahve etkinliklerine, festivallere ilginin ve katılımın artması sektöre güç katarken bize de mutluluk veriyor. Şimdiden Ankara’da en az dört tane kahve festivali sayabiliyoruz. Sizin bu hareketlilik hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Beraber sayalım isterseniz; 06 Kahve Günleri düzenlenmişti, Coffee Weekend düzenlenmişti ki dsm group işi çok iyi yapan titiz ve bizim de çok saygı duyduğumuz bir grup. Kendileriyle de gayet iyi, sıcak ilişkilerimiz var. Onlar tabii öncü de bu alanda, saygı-sevgi çerçevesinde bir ilişkimiz var. Biz varız tabii Coffee Carnaval olarak ve şimdi bir de Congresium’da Kahve&Çikolata Festivali yapıldı.

Onların hepsinin de iyi organizasyonlar olduğunu biliyoruz, bundan şüphemiz yok. Biz ne kadar iyi birşeyler katabilirsek, en azından insnaların algıları da, festival kültürü de değişecektir, tüketim alışkanlıkları belki değişecektir. Bunların etkili olduğunu düşünüyorum ve aslında biz hep birbirimizi besliyoruz. Onlar bize, biz de onalra destek olmuş oluyoruz.

Bizim festivalin bir tık ayrıldığı nokta, gastro altyapısının yanında ayrıca ciddi bir müzik altyapısıyla da donanımlı olması. İyi kahveyi iyi müzikle dengeleyerek, doğru yerde doğru zamanda doğru kitleyle buluşturuyoruz. Bizim konseptimizde müzik biraz daha ambiyansın içinde sizi sarıyor. Kahveyle beraber o ambiyansı da yakalamanızı istiyoruz.

 

Festival sayısı arttıkça tabii tarih olarak da etkinlikler birbirine yaklaşmış oluyor. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Aslında çok basit, bahar ayları genelde festival aylarıdır. Kış aylarında insanları istediğiniz ölçülerde istediğiniz şekilde ağırlayabilmeniz iklim şartları nedeniyle çok kolay olmuyor. Aslında biz ilk karnavalı geçen sene aralık ayında yaparken buna cesaret ederek yapmış olduk. Ankara Palas komple bize tahsis edilmişti, hem açık hem kapalı alanlarını kullandık. Hiç kimseyi üşütmemek şartıyla tabii!

Yaz ise tatil dönemi olduğundan, öğrenciler memleketlerine döndüğünden ya da tatile çıktıklarından, insanları yakalamak biraz zor oluyor. Tabii buna da çözüm üreten arkadaşlarımız oluyor. Yazın butik konseptler çıkartıyorlar. Bu açıdan bakıldığında sektör olarak kahveye ulaşmak isteyenleri her yerde yakalayabiliyoruz. Başa dönersek, tüm bu nedenlerden dolayı festivallerin yakın tarihlere denk gelmesi de çok normal.

 

Seçeneklerin çoğalması katılımcı markaları da zamanla seçici olmaya itecektir. Maliyet açısından, lojistik açısından. Siz katılımcılarda böyle bir durum gözlemlediniz mi, bunun etkisi hissedilmeye başladı mı?

Mutlaka kendi açılarından değerlendirerek seçici davranacaklardır. Şöyle izah edeyim, her zaman işin ilk aşaması en zordur. O startup girişimini yapabilmek her zman çok daha zordur. Fakat o çark bir kere dönmeye başladı mı devamı geliyor. Sonuçta her festivalin fikri daha önce yapılmamış olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla insanlara konseptinizi bir vizyon olarak, hayal olarak en doğru şekilde sunmanız gerekiyor. O heyecanı ve tutkuyu aktarabilirseniz, işin ne kadar içinde ve arkasında olduğunuza insanları ikna edebilirseniz, bir süre sonra onlar size geliyor.

Tabii ki bazı katılımcılar temkinli davranıp önce bir bakalım nasıl yapıyorlar diyorlar fakat hemen sizi takibe alıyorlar. Doğru işler yaptığınızı düşündükleri zaman ya yatırımlarını büyüterek geliyorlar ya da daha önce katılımcı olarak yer almamışlarsa dahil olmak istiyorlar. Bu da tabii ki katılımcı olarak gelmeyi düşünenlere referans olmuş oluyor. Tüm bunlar elbette normal zira tüm şirketler bütçesini en doğru şekilde kullanmak için çaba gösteriyorlar.

 

Madem öyle buradan önümüzdeki yıllarda da Coffee Carnaval’ı farklı müzik konseptleriyle görmeye devam edeceğimizin haberini vererek veda edelim sizlere.

Elbette, biz farklı konseptlerimizle yine burada olmaya devam edeceğiz.

 

Mert Sert’e zamanı ve keyifli sohbeti için teşekkür eder, Coffee Carnaval ekibini bu başarılı organizasyon için kutlarız. Seneye görüşmek üzere!

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP