Malumunuz dil, kültür ile el ele dönüşen ve gelişen bir olgu. Buna bağlı olarak dönem dönem o anki trendlere ve gelişen alışkanlıklara göre, beklenmedik kelimeler ortaya çıkıyor. Bunların son zamanlardaki en iyi örneği hiç şüphesiz “Selfie”, Türkçe’ye aktarıldığı şekli ile, Özçekim.

Bu zamanla türeyen kelimeler dile ve kültüre yerleşme başarısına göre, resmi sözlüklere de eklenerek meşru bir kelime olarak kayıtlara geçiriliyorlar.

Kahveseverler için de böyle türemiş bir kelime var; Cold Brew... ve cold brew, sözlüğe eklenerek yerini meşrulaştırdı. Dictionary.com, 300 yeni kelime ile birlikte cold brew’u da kayıtlarına geçirdi.

Yeni kelimeler sözlükbilimciler tarafından yazılı metinlerdeki görünürlüğü, kullanım sıklıkları ve oluşan trendlere göre seçiliyorlar. Cold brew da bu kriterlere uyuyor. Bu da demek oluyor ki cold brew, dünya çapında kahveseverler sayesinde günlük yaşam kültürüne oldukça nüfuz etmeye başlamış ve popülerliği her geçen gün artan bir kahve tercihi.

Dictionary.com’u hazırlayan birincil kaynak, 1966’dan beri yayımlanan Random House Unabridged Dictionary.

 

Cold Brew, sözlükte şöyle tanımlanmış;

  1. Öğütülmüş kahvenin ya da çay yapraklarının, oda derecesinde ya da soğuk suda saatlerce bırakılması, daha sonra su eklenebilecek bir konsantre üretilmesi.
  2. Bu işlemle yapılan soğuk kahve ya da çay içeceği.

 

Cümle içinde kullanıma verilen örnek ise manidar,

"Briggs drank deeply of the cold brew, then dried his beard with a handkerchief of purple silk." Yani diyor ki, "Hipster kardeşimiz Briggs, cold brew'unu yudumladıktan sonra, ipek mendili ile sakallarını sildi." Tamam, tam olarak öyle demese de biz o imayı anladık ey Dictionary.com!

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP