• KATEGORİ
  • Geleneksel
  • YAZAR
  • Hande Çelikyay
  • İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Mezunu. Kahve ve kitapla ilintili olan her şeye hayranlık duyuyor. Bol bol okur, fotoğraflar ve yorumlar. Tabii ki bunu da deneyimlediği kahve ve çeşitleriyle harmanlayarak yapar. Tavsiyelerini, yorumlarını ve deneyimlerini paylaştığı yazıları Instagram‘da @kitapkahvetutkunu hesabından takip edebilirsiniz.

Bir fincandaki kahve gibidir hayat. Bazen tatlı bazen değildir. Önemli olan kahvenin tadı değil, onu kiminle içtiğinizdir -  Bob Dylan

 

Merhaba kahveseverler!

Bugün uzun mu uzun süredir severek tükettiğim bir kahve tarifini ve oluşum aşamasını sizlerle paylaşmak ve sizlerin de denedikten sonra, yorumlarınızı almak istiyorum. Beni tanıyanlar artık bilir ki kahve ile ilintili olan her şeye ilgi duymamla birlikte, yeni şeyler de üretmeye bayılırım.

3 ya da 4 sene önce gittiğim Mardin gezisi ile birlikte Dibek kahvesi ile tanıştım. O gün bugündür dibek hayatımda yer aldı. Fakat hiçbir zaman bir Türk kahvesi gibi de başlıca içeceğim olmadı. Yani bir nevi alternatif gibiydi benim için. İstanbul’da olup da Dibek kahvesinin en özgün olanını bulmak pek de kolay değildi benim için. Ta ki bir gün 4. Levent’te yer alan Artukbey Kahve ile yollarımız kesişene kadar. Velhasıl kelam, kahveyi de doğru yerden almayı keşfettikten sonra alternatif olarak tüketmeye başlamıştım.

Günlerden bir gün, "Ya ben zaten Türk kahvesi tüketen biriyim, Dibek kahvesini de ayrı seviyorum, neden ikisini de harmanlamıyorum ki?" dememle birlikte yapıp içmem bir oldu. O kadar tez canlıyım ki oturup, analiz yapamam. Hemen olsun isterim. Ben de yaptım oldu!

Denemeyi, okumayı, araştırmayı seven ben durmadım. Yahu içiyoruz iyi güzel de neden Dibek denmiş, içinde neler var, faydaları nelerdir yani aklımda sorular sorular… Oturdum tarihçesini, faydalarını araştırdım.

Dibek kahvesi, aslında bir kahve pişirme şekli değil, kahve öğütme yöntemiymiş. Kavrulan kahve; yuvarlak, içi çukur taş ya da tahtadan yapılan, bir anlamda havana benzeyen büyük kaplara konur ve bir tokmakla ince hale gelene kadar ezilirmiş. Türk kahvesinin öğütülerek, özenle seçilen bitkiler ile havanda, diğer adıyla dibekte el emeğiyle dövülerek karıştırılmasıymış. Yani diğer kahvelerden farkı çekilerek değilmiş, dövülmesindeymiş…

Dövülen bu kahvenin içerisinde neler var neler! Türk kahvesi, keçiboynuzu, zahter, menengiç, dağ kekiği, kakao ve kahve kreması gibi zengin içeriğe sahip olması ile birlikte tam bir şifa içeceği gibi.

Şifa içeceği demişken nelere faydası varmış, bakmadan olmaz değil mi?

  • Hazmı kolaylaştırır
  • Ağız kokusunu önler
  • Hafızayı güçlendirir
  • Mideyi çalıştırır
  • Kanseri önler
  • Parkinson hastalığının düşmanıdır
  • Safra taşlarını yok eder
  • Kolesterolü düşürür
  • Ağrı kesicidir
  • Cildi korur
  • Sindirimi kolaylaştırır
  • Tokluk hissi verir
  • Depresyonu önler
  • Şeker hastalığını oluşmadan önler

Bir de tok tutma özelliği ile zayıflatıyormuş. Yani her derde deva dedikleri bu olsa gerek!

"Hande’cim ben bir türlü kahve alışkanlığı kazanamadım, bana dokunuyor, bu karışımı içebilir miyim?" diye soracak olursanız, kayıtsız şartsız evet derim. İçimi size sütlü kahve tadı verebilir. O kadar mülayim ve naif bir tat yani.

Lafı daha da köpürtmeden ben gideyim de bir güzel harmanladığım Dibek - Türk kahvesi karışımımdan bir kahve yapayım. Hadi siz de deneyin bu karışımı. Varsa, yeni tariflerinizi, yorumlarınızı benimle paylaşın. Sizden tarifler geldikçe Instagram'da @kitapkahvetutkunu hesabımda paylaşayım.

Hayatınızdan kitaplar, masanızdan kahveniz ve yanınızdan güzel insanlar eksilmesin…

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP