İstanbul Zihinsel Engelliler İçin Eğitim Ve Dayanışma Vakfı (İZEV), Sarıyer Belediyesi’nin de desteğiyle, bir sosyal sorumluluk ve istihdam projesi olarak nitelediği Down Town Event Cafe’yi hayata geçirdi.

Mekan, hem cafe-bistro hem de etkinlik, özel kutlama ve çeşitli sergilerin gerçekleştirileceği bir alan olarak tasarlandı. Down Town Event Cafe’de, toplumda “zihinsel engelli” olarak tanımlanan, İZEV’in ise “farklı bireyler” olarak tanımladığı gençler profesyonel olarak istihdam ediliyor ve çeşitli alanlarda uzmanlaşmalarına imkan veriliyor.

Barista Akademi ile de işbirliği yapan kafe, burada baristalar yetişebilmesi için eğitim programı konusunda Barista Akademi’den destek alıyor. Dört yıldır İZEV Genel Koordinatörlüğünü yürüten Merve Kılıç, bizlere proje ile ilgili açıklamalarda bulundu.

down-town-event-cafe-2

“Bizim bir Bağımsız Yaşam Evimiz var ve orada “yetişkin zihinsel engelli” olarak tanımlanan, bizim “farklı bireyler” dediğimiz gençler sosyalleşme ve bireyselleşme desteği alıyorlar. Down Town Event Cafe, faaliyetlerimizin yanına eklediğimiz bir sosyal sorumluluk ve istihdam projesi aslında. Geçtiğimiz yıl bir de farkındalık projesi hazırladık, “Sanat ve Biz” başlıklı. Yaklaşık 25 farkındalık sergisi yaptık.

Bu kafe aslında İZEV VAKFI’nın faaliyetlerinin üçüncü ayağı oluyor ve bu proje ile bir anlamda eksik olan ayağımızı tamamlamış oluyoruz. Şu an 9 farklı birey burada iş eğitimi alıyorlar. Bazı şeyleri ilk kez deneyimliyorlar ama profesyonel olarak istihdama hazırlanıyorlar. Biz aslında onlara bir alan yarattık, hepsi bu…

Bu kafelerin açılma süreci yine vakfımızın çeşitli girişimleri ile başlamıştı aslında, yaklaşık on yıl önce. Eski yönetim kurulu üyemiz böyle bir iş eğitim kursunun devamında, bir işletme açılması için girişimlerde bulundu ve bir kafe açtı. Yani Türkiye’nin ilk down kafesi yine bu merkezden çıktı.

Biz İZEV olarak biraz daha farklı şeyler yapmaya çalışıyoruz. Yapılmışları tekrar yapmayı çok tercih etmiyoruz. Zaten bu tarz tekrar işler bir katkı sunmadığı gibi artık insanların dikkatini de çekmiyor. Bu projede de bu işi yapacaksak çıtayı başka bir yere koymamız gerekliliğinden hareket ettik.

Gönüllü marka danışmanımız Hakan Kural, bizim çeşitli sosyal sorumluluk projelerimizde de koordinatörlük görevini üstleniyordu. Kendisi bu projeye başlarken dedi ki, biz diğer down kafelerin yapmadığı, insanların oralarda göremediği daha farklı bir konsept geliştirelim. Bu doğrultuda birlikte çalıştık ve “Event Cafe” konseptini geliştirdik. Burasının aslında en önemli farkı “Event Cafe” olması. Diğer kafelerin birçoğunda bu gençler sadece hizmet ediyorlar yani servis elemanı olarak görev yapıyorlar.

Bizim desteklediğimiz gençler diğer kurumların verdiği destek programlarından daha fazla faydalanmış gençler. Çünkü İZEV Vakfı 30 yıldır gençlerle birlikte ve onları hayatın her alanında destekliyor. Mesela buradaki halkla ilişkiler sorumlumuz Tan Aytıs’ın doğduğu yıl biz kurulduk. Yani 1989 yılında dernek olarak kurulduk, dolayısıyla Tan bizim faaliyetlerimizden doğduğundan beri faydalanma şansı buldu. Yani otuz yıldır tam zamanlı ve doğru bir desteğe tabi oldu. Bu da onu diğer farklı bireyler arasında model konumuna getiriyor. Burada çalışacak gençler de bu özellikte olduğu için bu farklı konsepte onların bu nitelikleri de eklendiğinde biz diğerlerinden ayrışmış oluyoruz.

Bu insanların servis elemanları olmaları bizi yeterince mutlu etmiyor, hepimiz gibi profesyonelleşmelerini istiyoruz, açıkçası başarı çıtamız hayli yukarıda. Bütün projelerimizin bir ayağında her zaman bu var. Biz spesifik alanlarda uzmanlaşabiliyorsak onlar da uzmanlaşmalı. Zaten insanlar bunu kanıksadılar. Bir down sendromlunun çay taşıyabileceğini, garsonluk yapabileceğini, karşılama elemanı olabileceğini gördüler fakat biz diyoruz ki bu yeterli değil, onların arasından gurmeler de çıkabilir, halkla ilişkileri yürütebilecek birisi de çıkabilir.

Dolayısıyla biz burada onları tabii ki bir servis eğitimine tabi tuttuk ve burada çalışıyorlar ama sosyal medyamızın yöneticisi de onlardan birisi olacak, halkla ilişkilerimizi de onlardan birisi yapacak yani tamamen her alanda onların söz sahibi olmasını hedefledik ve şu anda da o doğrultuda ilerliyoruz.”

down-town-event-cafe-3

Merve Hanım’a finansmanı nasıl sağladıklarını soruyoruz,

“Vakıfların bir işleyişi vardır. Vakıf bir faaliyette bulunacağı zaman çeşitli sponsorluklar, işbirlikleri ve desteklerle ilerler. Biz de tüm projelerimizi bu şekilde yürütüyoruz. Bu projeyi de hazırlarken hangi alanlarda desteğe ihtiyacımız olabileceğini belirledik ve bunları sağlamak için çeşitli kişilerle, kurumlarla, daha önceki çalışmalarımızda bize destek veren gönüllülerle iletişim kurduk ve çok da iyi bir yol kat ettik.

Başta Sarıyer Belediyesi olmak üzere Bazı ürün ve ekipmanlar konusunda birçok firma destek oldu. Ayrıca Barista Akademi ile işbirliğimiz var. Barista Akademi burada baristalar yetişebilmesi için bir eğitim programı konusunda bize destek veriyor. Bu tarz destekler ile buranın büyüyeceğine ve çok daha fazla insana ulaşacağına inanıyoruz.”

 

Tabii ki Barista Akademi ile olan partnerlikleri de dikkatimizi çekiyor ve biraz detaylandırmalarını rica ediyoruz,

“Biz aslında bu gençlerin spesifik alanlarda uzmanlaşabileceğine inanıyoruz. Bu insanlar bir taraftan farklılar ama bir taraftan da çok fazla bize benziyorlar. Onlara verdiğiniz şeyi alıyorlar, ne kadar güvenirseniz o kadar bu güvenin karşılığını veriyorlar. Barista Akademi ile buradaki gençlerin kahveyi doğru sunmaları, bunun hazırlık aşamalarını iyi öğrenmeleri anlamında çalışmalarımız var. Fayda sağlayabileceğimiz çok fazla farklı birey var. Sadece Sarıyer ilçesinde ailelerin istihdama yönlendirdiği yüzlerce, zamanlarını verimli geçirmek isteyen yüzlerce birey var.

Barista Akademi ile tanıştığımızda kahve konusunda bu gençlere eğitimler verebileceklerini belirttiler bize. İlk önce burada çalışacak gençlerin eğitimi tamamlanacak. Sonrasında da burada çalışmayacak olan ancak istihdama yönlendirebileceğimiz iki ayrı gruba da barista eğitimi vereceğiz. Şu an bunun programını hazırlıyoruz. Önemli olan burayı merkez alarak burada işini iyi yapan, uzmanlaşabilen bireylerin çıkması ve bu programdan sertifika ile ayrılan her bireyin bir şekilde istihdam edilmesi.”

 

Çalışanların mağdur edildiği, sömürüldüğü down kafe örneklerini bildiğimizden, Merve Hanım’a, Down Town Event Cafelerin şubeleşmesi ve sayısının artması durumunda bu bireylerin mağdur edilmemesi için neler yapacaklarını soruyoruz,

“Şu an aslında herhangi biri böyle bir mekan açmak istediğinde onu engelleyen bir şey yok. Siz de, eğer bir şirketiniz varsa, ben şu kadar zihinsel engelli istihdam edeceğim diyebilirsiniz ve bunu yapabilirsiniz. Bu da istismara açık bir durum oluşturuyor. Tabii bununla ilgili denetimler de var.

Bizim yapacağımız çalışma özelinde konuşacak olursak,  belediyelerin bu konuda hassas olması gerekiyor. Bu noktada bir sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyorum.

Bizim şubeleşmede önem verdiğimiz nokta, belli standartların yakalanması. Yani herhangi bir yere üç dört masa atıp çocuklara çay kahve taşıtılması gibi bir şeyden söz etmiyoruz. Biz bunu değil, bu gençlerin profesyonelleşmesini istiyoruz. Bu nedenle biz şubeleşmemiz durumunda bununla ilgili programın uygulanıp uygulanmadığını denetleyeceğiz. Ayrıca ne kadar gencin ne kadar sürede hangi aşamaya geldiğini takip edeceğiz.”

 

Son olarak, kendilerinin eklemek istediklerini alıyoruz,

“Bir şekilde bu gençlerin doğru programlarla uzmanlaşabileceğini ve istihdam edilebileceğini göstermek istiyoruz. Ayrıca buradan sertifika ile ayrılacak gençlerin istihdam edilmesi için çağrı yapıyoruz çünkü bu çocukların bulunduğu yerlerde pozitif enerji oluşuyor.

Mesela plazaların karşılama masalarına bir down sendromlu birey konulduğunda, o soğuk, resmi havanın nasıl dağıldığını ve pozitif enerjinin hem ortama hem gelenlere nasıl yansıdığı görülecektir. Bunu bir holding başlatsa devamı da gelecektir. Veya kahve sektöründe önde gelen birkaç firma bazı şubelerinde barista olarak birkaç genci istihdam etse devamı mutlaka gelecektir.”

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP