Sütiş markasıyla tanınan Kocadağ Ailesi, 2018 yılında hem Sütiş hem de kahve zinciri markaları Espressolab ile yurt içi ve yurt dışında proaktif büyümeyi hedefliyor. Kocadağ Ailesi Şirketleri'nin üçüncü kuşak yöneticileri Emre ve Esat Kocadağ kardeşler, Sütiş ve hızla büyüyen yeni markaları Espressolab'ı anlattı.

Kocadağ Ailesi Şirketleri Yönetim Kurulu Üyesi Esat Kocadağ, ailenin son dönemde odaklandığı yeni iş kolu ve kendi girişimi olan kahve zinciriyle ilgili bilgi verdi.

Öğrencisi olduğu İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Santral İstanbul kampüsünde 3 yıl önce 300 bin liralık sermaye ile başladıkları kahve işini Espressolab markasıyla büyüttüklerini anlatan Esat Kocadağ, rakiplerinden daha iyi olabilmek için kahve ve cheesecake konusunda dünyanın en iyi ustaları ile işbirliği yapıp eğitim aldıklarını ve bu sayede hızlı büyüdüklerini kaydetti.

 

"Türkiye'de zincir olup da kahvesini kendisi kavuran yok"

İnsanların Espressolab'ı tercih etme nedenlerinin başında kahve politikalarının geldiğini vurgulayan Kocadağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kahvemizi kendimiz kavuruyoruz. Türkiye'de zincir olup da kahvesini kendisi kavuran yok. Herkes yurt dışından, bağlı bulunduğu firmadan almak zorunda. Biz kimseye bağlı değiliz. Biz tam tersi kahve ihraç ediyoruz. Yurt dışından çiğ getirip, buradan ihraç ediyoruz. Sütiş'den dolayı oradaki çevremiz de güzel. Kahvemizi kendimiz kavurduğumuz için taze oluyor.

1 haftayı geçmiş bir kahve içmiyorsunuz. Baristalarımız daha deneyimli. Ayrıca kullandığımız sütü kendi çiftliğimizde üretiyoruz. Espressolab markalı şişe sütlerimiz var. Piyasadaki en iyi süt yağ oranı 3.6, bizdeki 4,3. İnsanlar ayrıca şişe süt de almaya başladı. Her ürünümüzde en iyisini yapmaya çalışıyoruz. En iyi baristayı koymaya çalışıyoruz. Fiyat avantajımız var. Hepsi bir araya gelince de insanlar bizi tercih etmeye başlıyor."

 

"2023'e kadar Türkiye'de birinci sıraya geçebiliriz"

Türkiye'de kahve sektöründe ikinci sıraya oynadıklarını belirten Kocadağ, "2023'e kadar Türkiye'de birinci sıraya geçebiliriz. Biz katlana katlana gidersek onları yakalayacağız. Tam zamanında çıktık ve doğru stratejiyi izlersek 3-4 seneye kadar piyasayı ele geçiririz. Yurt dışındaki yatırımcıların Türk markasına ciddi paralar ödeyerek kendi ülkelerinde görmek istemesi de çok önemli. Yurt dışında özellikle Orta Doğu'da son 3-4 senede ABD, Avrupa'ya bakmıyorlar, Türkiye'den gelip marka bakıyorlar. Mesela Sütiş tarafında manda kaymağı ihraç ediyoruz. Katar Şeyhinden özel sipariş de almaya başladık" şeklinde konuştu.

 

"Mısır'da Espressolab'ın fikir babasıyım desem inanılmaz bir havam olur"

Kocadağ, Almanya'da, Londra'da Espressolab görüşmeleri yaptıklarını dile getirerek, "Bunlar imzalandı, lokasyonlar görüşülüyor. Ayrıca Malezya ve Endonezya hedefliyoruz. Mısır'da ise birinci sıradayız. Espressolab'ın fikir babasıyım desem inanılmaz bir havam olur Mısır'da. Mısır'la siyasi olarak aramız iyi değil ama bizi inanılmaz sevdiler. Bizi şaşırttı Mısır. Almanya'da sadece bir tabela astık 10-12 tane franchise talebi geldi. Bizim yurt dışındaki tüm ortaklarımız yabancı. Böyle bir ihtiyaç varmış. Cüzi bir sermaye ile başladık işe. Bitcoin alsak daha çok kazanmıştık belki ama kendi işimize yatırım yapmayı seviyoruz" İfadelerini kullandı.

 

"İnşallah 2018 sonunda 72 şubeyi bulacağız"

Espressolab'ın yurt dışında da aranan bir marka haline geldiğini vurgulayan Kocadağ, "Şu an Mısır'da 5, Saraybosna'da 1 şubemiz var. Suudi Arabistan'da 2 şubenin tadilatı devam ediyor. Katar'da master franchise verdik. Orada da açacağız. Almanya'da eski bir üretim tesisini kendi üretim standartlarımıza göre yeniliyoruz. Buradan Avrupa'ya kahve göndermek zor oluyor. Orayı üretim üssü yapacağız. Londra'da bir anlaşma yaptık, 4 yıl içinde 10 şube de oraya açacağız" diye konuştu.

2018'e çok proaktif girdiklerini kaydeden Esat Kocadağ, şöyle devam etti:

"Şu anda 6'sı yurt dışında olmak üzere 36 şubemiz var. Hedefimiz 2018'de bu sayıyı ikiye katlamak. İnşallah 2018 sonunda 72 şubeyi bulacağız. Toplam çalışan sayımız Sütiş'le bin 700 kişi. Espressolab'da yaklaşık 300 kişi çalışıyor. Espressolab'a yatırım olarak şu ana kadar 20 milyon lira harcadık. Bu rakam sene sonunda 50 milyon lira olacak. Birçok üniversitede varız. Müşterilerimizin yüzde 70'i 18-23 yaş. Öğrenci portföyü daha bilinçli ve bizi daha çok sevmeye başladılar. Onlar mezun olduklarında mavi ya da beyaz yaka olduklarında yine gelip bizi bulacaklar. Geleceğe yatırım yapıyoruz."

 

"Kendi yazılımımızı yazmaya başlıyoruz"

İşle alakalı ödeme sistemlerinde teknoloji tarafında yanlış buldukları yurt dışı ithal yatırımların çok fazla olduğunu kaydeden Kocadağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kendi yazılımımızı yazmaya başlıyoruz. Teknokent'te yer arayışımız var. İşin içinde olan taraf olarak neyin eksik olduğunu çok iyi görüyoruz. Piyasada bu işle ilgili olan yazılım firmalarının yüzde 90'ı yurt dışından. Bir talepte bulunduğunuzda kimse size tam karşılığını veremiyor. Yazılımı yaptığımızda mevcut tüm şubelerimizde hayata geçirebileceğiz. İlk önce bir şubede denemelerimizi yapacağız. Bunu çok basite indirgemek istiyoruz. Siz bu sistemi aplikasyon olarak indirebileceksiniz. Çok basit bir yazılım olacak. Ne satıyorsanız uygulamayı kullanabileceksiniz. Kimseyle muhatap olmadan, görüşme yapmadan örneğin kahve ya da ayakkabı satabileceksiniz."

Kocadağ, bu sene içerisinde Turquality için başvuru yapacaklarını ifade ederek, "Turquality desteğini de alırsak daha agresif büyür, hedeflerimizi 2-3 kat artırabiliriz. Yurt dışında bayrağımızı daha çok lokasyonda dalgalandırmak istiyoruz. Ayrıca Sütiş Çiftliği ile yeni ataklar peşindeyiz. Tüketicinin gerçekten doğal ürüne ulaşabilmesi için yatırımlarımızı artırıyoruz" dedi.

YORUMLAR

MustafaK'ınvan

@mustafakinvan
13 Mar 18
Mokka kendi kahvesini kavuran bir marka

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP