• KATEGORİ
  • Üçüncü Dalga Geleneksel
  • YAZAR
  • Hazal Ateşoğlu
  • Hazal Ateşoğlu SCAE kahve yarışmalarında yardımcı işler yaparken kendisini bir gün yarışmacı olarak buldu. Cezve-ibrik kategorisindeki bir yarışmada katılımcı eksikliğinin yarattığı bir tesadüf ile kahve sektörüne adım atmış oldu ve girdiği ilk yarışmada, fen bilimi öğretmenliği eğitimine dayanarak hazırladığı kahve-fen bütünlüğü sunumu kendisini 2015 Türkiye cezve-ibrik birinciliğine taşıdı. Hemen ardından aynı kategoride dünya 3.sü, 2016'da ise dünya 2.si olmuştur. Türk kahvesini ülkemizde üst standartlara çıkarmak, dünya yarışmalarında önemli dereceler elde etmek hedefiyle çalışmalarına devam etmektedir.

Türk kahvesi, Osmanlı zamanında ülkemize girmesi ve ülkemizden diğer ülkelere yayılmasıyla bu ismi almıştır. İsminden dolayı bir bölgeye ait gibi gözükse de aslında bir demleme çeşididir. Bu nedenle tüm kahve çekirdeklerinden Türk kahvesi yapılabilir. Kavurma ve öğütme derecesi ile Türk kahvesi olarak farklılaşır. Kavurmada, damak tadına göre değişen bu süreçte belirgin bir asidite, düşük bir acılık ve kahvenin kendi karakteristiğinde olan aromalar kendini göstermelidir.

Ülkemizdeki kahve sektörüne baktığımızda, ülkemiz sınırlarına giren çekirdekler, açılan coffeeshoplar, bunların doluluk oranları sektörün büyüdüğünü gösteriyor. Bu büyümenin ne yönde olduğu önemlidir. Bir yanda piyasaya düşük kalitede çekirdekler ile giren çok hızlı büyüyen bir kitle var.

Diğer yanda ise nitelikli kahveye önem verip istediği yöreden kaliteli çekirdek getirip birçoğu kendi kahvesini kendisi kavurup eğitimli baristalarla birlikte 3. nesil kahve anlayışının içinde olmak isteyen ufak bir kitle var. Benim için önemli olan bu nitelikli kahve sevdalılarıdır. Fakat bu nitelikli kahvecilerin çoğu Türk kahvesinde nitelikli çekirdeklere yer vermiyor.

Nitelikli kahvenin pahalı olmasından kaynaklanan işletmeci problemi, modern demleme yöntemlerinin daha cezp etmesi, entelektüel bir hava katması ve en büyük nedeni müşterilerin alışılagelmiş damak tadının nitelikli çekirdeklerle uyuşmamasıdır. Çünkü nitelikli kahvede yer alan asidite ve aromalar istenilmeyen bir tattır. Fakat işletmenin, baristanın Türk kahvesini sahiplenerek müşteriye sevdirmeleri ve bunun için bazı yollar denemeleri gerekmektedir.

Nitelikli kahvecilerin çoğunda baristalar Türk kahvesini sevmezler. Bunu haklı bulmamın nedeni kaliteli çekirdeklerden Türk kahvesi tüketmediklerindendir. Bu nedenle önce nitelikli çekirdeklere geçip, baristaların Türk kahvesini sevmelerinin ardından bunu müşteriye alıştırmaları gerekmektedir. Uzun bir süreç gerektirse de olumlu sonuçlar getireceğine inanıyorum.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP