Onlarca araştırma gösteriyor ki kahve, belirli miktarlarda, şekersiz tüketildiğinde sağlığımıza çok yönlü faydalar sağlıyor. Buna rağmen kahve tüketimi bazı gruplara tavsiye edilmiyor.

En başta, bir uyarıcı olan kafein, kahveyi kronik uykusuzluk çekenler için uygun olmaktan çıkarıyor. Journal of Clinical Sleep Medicine'de yayınlanan incelemeye göre uykudan 6 saat öncesine kadar tüketilen kahve uykuyu etkileyebiliyor.

Diyabetten muzdarip ve tedavi de görmeyen kişilerin hayatlarına kahveyi sokmadan önce doktorlarına görünmeleri faydalı olacaktır. Yüksek glikoz içerikli bir yiyecek ile veya sonrasında alınan kahvenin (kafeinli veya değil) organizmada insülin hassasiyetini azalttığı ve kandaki glikozun beklenen seviyenin üzerine çıkardığı gözleniyor.

Çocuk ve ergenlerde de kahve tüketimi çelişkili bir mesele. Amerikan Gıda ve İlaç Kurumunun (FDA) bildirisine göre, artık kafeinli ürünler piyasaya serinletici, şekerli ürünler gibi sürülmekte. Bu haliyle de gençlere çok çekici geliyorlar elbette. FDA, çocuk ve yetişkinler için müsaade edilen tüketim için herhangi bir kesin değere ulaşmamış fakat sağlıklı yetişkinler için tavsiye edilen günlük miktar 400mg, yani 4-5 fincan. Fakat Amerikan Çocuk Akademisi çocuk ve ergenlerin kafein ve diğer uyarıcıları tüketmelerini tavsiye etmiyor.

Kadınlara gelince, Menopause dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, menopoz dönemi sonrası kahve, ani sıcak basmalarını ve gece terlemelerini kötüleştirebiliyor.

Son olarak da belirtmek gerekir ki, CYP1A2 isimli bir gen, kahvenin bünyemizde ne kadar sürede metabolize olduğunu belirliyor. Bazı kişiler bu genin değişime uğramış haline sahipler, bu da onları kafeinin etkisine karşı özellikle hassaslaştırıyor ve bir fincan kahve dahi aşırı kaygı ya da yüksek tansiyon oluşmasına yol açabiliyor.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP