Bilimsel bir çalışmaya göre kandaki kafein düzeyi, Parkinson hastalığı başlangıcını tahmin edebilmeyi sağlıyor. Bu sonuç, kafeinin sinir sistemini koruyucu etkisini biraz daha perçinliyor.

Gıda Hattı'nın haberine göre, nörodejeneratif, yani sinir sisteminde bozukluğa neden olan hastalıklara yakalanmış kişilerin kanlarındaki kafein düzeyinin ciddi oranda düşük olduğunu ortaya koyan araştırmacılar, bu belirtecin özellikle başlangıç safhasında Parkinson hastalığının tanısına yardımcı olabileceğini öne sürdüler.

Japonya’daki Juntendo Üniversitesi Nöroloji Bölümü Başkanı, çalışmayı yapan ekibin lideri olan Prof. Nobutaka Hattori, amaçlarının kan testleri yoluyla Parkinson hastalığının erken teşhisi için klinik metotlar geliştirmek olduğunu söyledi.

 

Kafein Parkinson hastalığının erken teşhisi için önemli

Genlerin fonksiyonuna bakarak bazı temel tedaviler ortaya koymak istediklerini belirten Hattori, son dönemdeki bulguların asilkarnitin ve kafeinin Parkinson hastalığının teşhisindeki rolüne odaklandığını ifade etti.

Biyomarkör adı da verilen belirteçlerdeki değişimler ve normalden sapmalar, herhangi bir hastalığın uyarıcısı olarak ortaya çıkıyor. Henüz Parkinson hastalığı için kesin sonuç veren bir biyomarkör tanımlanabilmiş değil. Farklı kaynaklardan biyomarkör örnek ve verilerinin toplanması, teoride birkaç farklı belirtecin birlikte test edilerek değişken bir yapı gösteren Parkinson hastalığının teşhis edilmesini sağlayabilir.

Koku duyusunun zayıflaması ve uyku düzenindeki değişimler gibi klinik semptomlar, kandaki biyomarkörlerde yakalanabilecek değişimlerle bir araya geldiğinde daha çok insanda Parkinson riskinin erkenden belirlenmesine yardımcı olabilir.

 

Çalışmanın detayları

Çalışmayı yürüten ekip Parkinson hastası 108 kişide ve 31 sağlıklı gönüllüde kan kafein düzeylerini ve buna bağlı 11 metaboliti izlediler.

Katılımcılardan günde ortalama iki bardak kahve içmeleri istendi. Sonuçlara bakıldığında Parkinson hastalarının kanlarındaki kafein düzeyinin kontrol grubundakilerin üçte biri kadar olduğu gözlemlendi. Aynı şekilde kafeinle ilişkili 11 yan ürünün 9’unda da ciddi düşüş saptandı.

Denekler üzerinde yapılan genetik çalışmaları, iki grup arasında kafeinle ilgili genler açısından bir farklılık tespit edemedi.

Araştırmanın yazarlarından Dr. Shinji Saiki, bu sonuçların Parkinson hastalarının kafeini vücutlarına alamadıklarını gösterdiğini söyledi. Saiki bu çalışmaya temel aldıkları önceki bir çalışmada da belli bir miktarın üzerinde kafein almaları sağlanan kişilerde Parkinson hastalığı görülme sıklığının daha düşük olduğunun bulunduğunu ifade etti.

[via: Gıda Hattı]

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP