Geniş bir yelpazeye yayılan ürünleriyle kahhve.com, üçüncü nesil kahve ekipmanları ve taze kahve çekirdekleri satın alabileceğiniz kullanıcı dostu bir e-ticaret sitesi.

Kullanıcı dostu dememizin nedeni -sizin de röportajı okuyunca anlayacağınız gibi- kendileri bütün alışveriş, tedarik ve abonelik sistemlerini müşterilerinden olabildiğince az olumsuz geri dönüş almak üzerine kurmuşlar. Sitenin kullanımından kargoya kadar sürekli müşteri menuniyetini düşünerek hareket ettiklerini üstüne basa basa vurguluyorlar.

Yakın zamanda baştan aşağı yenilenen imajları ve tasarımları sonrası kahhve.com ekibiyle başlangıç hikayelerinden, sektörün perde arkasına, tedarikçi olmanın bilinmeyen ayrıntılarından pazarın şu anki durumuna kadar her şeyi konuştuk. 

İki bölümlük söyleşimizin ilk bölümüne sizi şöyle alalım...

 

Öncelikle, kahhve.com girişiminiz ve maceranız nasıl başladı, sizleri tanıyabilir miyiz? E-ticaret alanında faaliyet gösterdiğinizi gözönüne alırsak, sizlere girişimci dememiz de yanlış olmayacaktır değil mi?

Aslında evet, biz kendimizi hiçbir zaman sadece kahveci olarak tanımlamadık, başlangıç hikayemize girişimci olarak adımımızı attık. ODTÜ, İTÜ gibi üniversitelerden mezun beş arkadaştık ve kurumsal şirketlerde çalışıyorduk. Buraların bizi iş tatmini olarak tatmin etmediğini farkettik. Ne yapabiliriz, nasıl bir girişimde bulunabiliriz diye düşünürken, arkadaşımız İsmail ki kendisi o dönemde Ford genel merkezinde çalışıyordu, isyanlardaydı.

Kahve alamadığını ve tedariğinin çok zor olduğunu söylüyordu. Şehir içinde dahi zorken, dışarılara uzandığında imkansız hale geliyordu. Çıkış noktamız buydu ve bu konudaki ihtiyaca yardımcı olmak için başladık. Hele bir başlayalım sonrasında müşteri ne isterse adapte oluruz dedik. Zamanla şu anki noktaya geldik.

 

Bilirsiniz, genelde beyaz yaka çalışan dünyasında kafe açma amacıyla işten çıkılıyor. Bu yönden bakıldığında işin tedarik kısmına, e-ticarete girmek değişik olmuş. Var mıydı internet alanında bir birikim ya da özel bir ilgi?

Biz çok sık biraraya gelen bir arkadaş grubuyduk ve her biraraya geldiğimizde ne iş yapalım diye konuşurduk. Daralttıkça bir e-ticaret projesi yapmak istediğimiz ortaya çıktı ve büyüyen ne var diye araştırıp baktığımızda ise cevap kahveydi. Yani kahveye varış süreci önce e-ticaret yapmaya karar verdikten sonra gelişti. Direkt kahve üzerinden çıkan bir fikir değildi.

2V1A6740 (Custom)

Hangi yıldan bahsediyoruz bu arada, kaç yılında kuruldunuz?

2014 yılının sonlarında kurulduk. Şirket kurma aşaması, gerekli araştırmalar vesaire derken onlar halledildi ve ilk satışımızı da 5 Ocak 20015’te gerçekleştirdik!

 

Hatırlıyorsunuz demek, ne güzel! E önemli bir tarih tabii... Neydi mesela ilk satışınız?

Başlarken bizim herhangi bir sermayemiz ya da bu alanda tecrübemiz yoktu. İlk tabii böyle bir ihtiyaç var mı onu görmemiz gerekiyordu. Dolayısıyla bizim ilk yaptığımız iş Starbucks kahveleri satmak oldu ve herhangi bir kar da koymuyorduk. Kar etmekten çok iş modelini test etmekti amacımız. Koyduk internet sitesine, satıldıkça gidip şubeden alıp kargoya verdik. İlk sattığımız ürünler bunlardı.

 

İlginçmiş! Peki sonuçta böyle başladınız ve kahve sektörüne girmiş oldunuz. Zamanla büyüdünüz ve bu alanda sektörün bir oyuncusu haline dönüştünüz. Nedir karşılaştığınız ya da gözlemlediğiniz avantajlar ve dezavantajlar?

Hepimiz kurumsal kökenli olduğumuz için profesyonel hayata alışkınız ve tedarik sürecinde karşılaştığımız zorluk diyebileceğimiz nokta, aynı mekanik profesyonelliğin kahve sektöründe olmaması. Yani biraz duygusallık var, hani dünya standartlarında ticaret kanunları gibi teknik konular var ve sonuçta bunların eğitimini almış ve kitabına göre uygulayan çok fazla unsur yok. Bunu asla sektörü kötülemek anlamında söylemiyoruz, sadece sektör olarak farklılaştığı bir nokta bu.

Mesela kurumsal şirketlerde mecburen şirketi öne koyarken, kahve sektöründe birçok insan önceden başka işlerde olup, sevdikleri için bu sektöre geçmiş olduklarından dolayı, bazı konularda önceki işlerindeki sıkılığın aksine daha rahat davranabiliyorlar ve öncelikleri bu rahatlıkları olabiliyor. Kastettiğimiz aslında bu, böyle olunca tamı tamına kitabına göre değil de biraz da yazılı olmayan kurallara göre duygusal davranılabiliyor.

Bunun ötesinde kahvenin kendisinin organik bir ürün olduğundan dolayı bayatlama durumu olması ayrı bir sorun oluşturuyor. Planlamalarınızı bu doğal gerçeğe göre yapmanız gerekiyor. Stok tutamıyorsunuz, hemen yollamanız lazım ve dolayısıyla kahveye dair bu özgün durumlara çözümler getirebilecek bir operasyona sahip olmanız gerekiyor.

Tüm bu silsileyi oturtabilmek için adım adım tecrübe ederek büyümek gerekiyor ki büyük hacimli bir operasyonda işin lojistik kısımları sorunsuz işleyebiliyor olsun. Yani yüklü sermayem var ve bu işe girdim diyerek yukarıdan aşağıya bir şekilde bu detayları çözmek pek mümkün değil.

2V1A6723 (Custom)

Siz görece kısa zamanda, 2,5-3 yıl gibi bir zamanda bu sorunları aşarak ilerlediniz ve muhakkak başladığınızdan çok daha iyi bir noktaya da geldiniz. Bu süre zarfı içerisinde neler değişti peki, hem kahhve.com olarak sizin için, hem de sektör olarak?

Tabii sektör çok büyüyor. Biz başladığımızda piyasada ekipman bile bulmak kolay değildi. Fakat artık AVM’lerde bile chemex ve benzeri ekipmanları bulabilir olduk. Bu da tabii hem bilinilirlik hem de ulaşılabilirlik seviyesini yukarı çekiyor.

İnsanlar çözünebilir kahveden filtre kahveye daha yeni geçiyordu. O zaman herhangi bir filtre kahve güzel geliyordu, sonrasında ise insanlar kaliteli bir kahve arayışına girdiler. O fark da görülebiliyor, insanların zamanla daha bilinçlendiği. Tabii ona göre de arayışları artıyor.

 

Siz bu farkı satışını yaptığınız ürünler üzerinden de gözlemleyebiliyor musunuz? Zamanla nitelikli kahve ekipmanları satışı daha arttı vesaire gibi?

Tabii ki. Öncelikle, kahhve.com büyüme hızı pazarın büyüme hızından daha büyük. Hem nitelikli kahve satışı hem ekipman satışı o bakımdan bakıldığında tatmin edici seviyede diyebiliriz. Başta bahsettiğimiz, insanların bu girişime olan ihtiyacını test etme aşamasına dönersek, o ihtiyacı görmemizin ötesinde onun büyümesi sonucu da zaten güvenle daha büyük yatırımlar yapabilir hale geldik.

Bu bakımdan zamanla insanların nitelikli kahveye ve ekipmanlarına ilgisini arttığını söyleyebiliriz. Baştan birer ikişer tedarik ettiğimiz ürünler sonrasında kolilere sonrasında da konteynırlara geçit verdi.

 

Tam bir başarı hikayesi. Beş girişimci gencin başarısı. Peki markanızı ne şekilde farklılaştırıyorsunuz? Sonuçta pazarda rakipler de var ve bu tabii ki iyi birşey, fakat kahveseverler sizi öne çıkan hangi yönlerinizle bilirler?

Bizim sloganımız “kahveye dair her şey” ama açıkçası biz üçüncü nesil kahveciliğe dair her şeyi içeren bir platformuz. Ana odak noktamız da kesinlikle perakende. Tabii ki kafe satışlarımız var, İstanbul ve Anadolu’daki birçok kafe, üçüncü nesil ekipmanlarının ilk kuruluş envanterini genellikle bizimle beraber tamamlıyorlar. Böyle bir misyonumuz da var.

Fakat bizim her zaman odağımız ve büyümenin asıl olacağını düşündüğümüz yer; kahve kültürü tabana yayıldıkça, perakende, ev kullanıcısı, ofiste kahvesini içen insanların bu konuda talepkar olacağı noktası. Kendimizi buna göre hazırlıyoruz. Perakende müşterisinin çok rahat bir şekilde tedarik edebileceği, kullanıcı deneyiminin çok rahat ve güçlü olduğu bir tasarımımız var.

Kullanıcının çok rahat bir şekilde satın alma yapabileceği ve çok da hızlı bir şekilde ürünü eline ulaştırabileceği ki mesela bu konudaki standardımızı en yüksek noktaya koyuyoruz. Çalışmalarımızı, yatırımlarımızı yaparken, ürünlerin sipariş edildiği gün yola çıkıp ertesi gün müşteriye iletilmiş olacağı şekilde yapıyoruz. Kargoyla iletişimimizi, kolilerimizi, paketlemelerimizi, her şeyi bu konuda bir sorun çıkmaması yönünde hazırlıyoruz. En büyük farklılık noktalarımız bunlar.

kahhvecom-ismail

Müşteri memnuniyeti ve hıza özellikle yoğunlaşıyorsunuz...

Evet, hız çok önemli. Şöyle diyelim; kahve insanlar için bir zorunluluk değil. Yani şu anlamda; deterjanınız biter mecbur almak zorunda kalırsınız fakat kahveyi insan keyif için tüketir. Keyif için tüketeceğiniz birşeyi tedarik ederken de hiçbir şekilde zorlanmıyor olmanız gerekir. Biz de bütün süreci bunun üzerine kurmaya çalışıyoruz.

Zaten baştan beri hep müşterilerin geri bildirimlerine göre kendimizi geliştirdik ve yaklaşımımız da bu. Müşterinin kesinlikle mutluluğunun devam etmesi lazım. Siteye geldiğinde istediği ürünü bulabilsin, bulduğu ürünün tam açıklamasını görebilsin, kolayca satın alabilsin ve kargo sürecinde bir sıkıntı yaşamasın.

Kargonun peşinde koşmak ciddi bir gerilim, herkes için. Biz yine de müşteri hizmetleri olarak da sürekli kargoyla iletişim halindeyiz. Olabildiğince müşteriyle iletişim halindeyiz. Bu konularda herhangi bir sıkıntı olmasını istemiyoruz ve buralara oldukça yatırım yapıyoruz.

 

Sitenizi de bu doğrultuda yenilediniz, yeni bir tasarım, yeni bir logo. Bu yeni imajınızı anlatır mısınız kahveseverlere?

Mesajımızı yenilemek istedik ve bunu bütünüyle yapmak istedik. Biz mühendislik arkaplanı olan insanlar olarak çok üstüne düşmesek de aslında logonun çok şey anlattığı bir gerçek. Markanın arkasındaki en küçük mesajı dahi anlatan bir unsur. Biz de logodan başlayarak her şeyi yenilemek istedik.

Bütün hizmetimizde aynı mesajı vermek istiyoruz. Bu hem görsel hem de iletişim olarak. Logo sadece başlangıç. Sitede kullanılan renkler, çizimler, kargo paketleri, sosyal medyalar, hepsinde aynı mesajı kullanıyoruz. Böylece insanlar ismimizi görmese dahi görsel bir öğeden markamızı tanıyabilsinler istiyoruz.

Dışarıya bir günde değiştirilebilen şeylermiş gibi yansıyan şeyler aslında uzun bir çalışma sonucu gerçekleştirildi. 9 aylık bir süreç sonucunda bu noktaya geldik. Sadece logo için bile öncesinde bir 3 ay, önceliklerimiz, müşteriye ne anlatmaya çalışıyoruz, biz kimiz gibisinden çalışmalar yapmak gerekiyor. O açıdan bizim için de değişik bir deneyimdi.

 

İşte kurumsallığın zorluklarına güzel bir örnek diyebiliriz. Zeplin görseli, kahve çekirdeğinin yolculuğu, hız derken logonuz uygun olmuş bizce de.

Evet, hem tedarik hem ulaştırma konusunda. Çünkü sattığımız ürünler dünyanın dört bir yanından geliyorlar. Hem ekipmanlar hem kahveler. Kahveler zaten orijinleri gereği öyle, ekipmanlar da uzakdoğudan Amerika’ya kadar geniş bir yelpazede.

Burada özellikle zeplin seçtik. Uçak vesaire seçmememizin nedeni; mesela zeplinin daha butik, kaliteli bir yönü var. Hani hızlı yetiştireceğiz diye kalitemizden ödün vermiyoruz asla. Müşterimize bunu vurgulamak istedik. Dünyanın her yerinden, aynı kalitede ve butik özenle fakat en hızlı şekilde.

 

Söyleşimizin ikinci bölümünde kahhve.com ekibiyle; tedarik sürecine dair önemli ayrıntılar, abonelik sistemleri, kahve çekirdekleriyle ilgili konulardaki özenleri ve özel tanışma paketleri gibi konular üzerine konuşmaya devam edeceğiz.

Buraya tıklayarak sizi ikinci bölüme alalım.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP