Bir çalışan olarak ayda 440 dolardan daha fazla kazanmadım” diyor Brezilya Ulusal Barista Şampiyonası'nı iki kez kazanan Leonardo Moco.

 

Bu durumun zamanla değişme olasılığına ve bazı kafelerde, çalışan ücretlerinin daha yüksek olmasına karşın, Brezilya’daki çok sayıdaki kahve profesyoneli, günlük hayatta birçok sorunla karşılaşıyor. Düşük ücret almalarına rağmen Brezilya'da birçok barista bireysel tasarruflarını, bilgilerini arttırmaya, eğitimlere ekstra para ödemeye, seyahatlere ve çiftliklerde geçirecekleri zamana ayırıyorlar.

Belo Horizonte örneğinde olduğu gibi baristalar ve öğrenciler, neredeyse tüm yıl boyunca biriktirdikleri paralarını, Brezilya'da yılda bir gerçekleşen Uluslararası Kahve Haftası'nda kurslara harcıyor. Buna ayıracak parası olmayalar, yani baristaların büyük bir çoğunluğu ise daha fazla bilgi için internet ve kitaplardan faydalanmak zorunda kalıyor.

Lidiane Santos'a göre, bazı girişimcilerin kafelerde verilen servisin iyi olması için basit eğitimlere yatırım yapmaları ya da şef baristalarını, çalışanları eğitmeleri için hazırlamaları oldukça önemli. Üretim zincirindeki bütün aşamaları kontrol edebilen ve modern bir kahve çiftliğine sahip olan Octavia Cafe'de durum tam da böyle. Octavia Cafe'nin genel müdürü Jonas Pricirillo, “Çalışanlarımıza ciddi bir eğitim sunabiliyoruz. Buna ek olarak baristalar arasındaki bilgi alışverişini teşvik etmek için dünyanın dört bir yanındaki baristalarla gerçekleştirilen bir değişim programını destekliyoruz” diyor. Her ne kadar böyle örnekler olsa da birçok barista, eğitimleri için kendi başlarına hareket etmek durumundalar.

Yaşamlarını devam ettirebilmek için yeterli para kazanamayan birçok Brezilyalı barista, gelirlerini arttırabilmek amacıyla farklı işlere yöneliyor. Kahve satışı, organizasyonlarda kahve servisi, üniversitelerin gastronomi bölümlerinde ders vermek, restoran ve pastanelerdeki çalışanlara eğitim vermek, bulabildikleri alternatiflerden bazıları. Profesyonel olarak tanınmaları durumunda ise baristaların yaptıkları iş daha fazla rağbet görüyor. Bu sebeple bazı baristalar, bölgesel ve ulusal şampiyonalarda yarışıyorlar. Yerel bile olsa, kazanılan bir ünvan ile baristaların emekleri vurgulanmış ve insanların yaptıkları işe önem vermesi sağlanmış oluyor.

Cleia Junqueira'ya göre, yarışmalardan alınan ünvanlar sayesinde baristalar, eğitim verme, atölyeler düzenleme, farklı kuruluşlarla eğitim anlaşmaları imzalama olanakları elde ediyor. Şampiyonluğa giden yol ise ustalık isteyen bir süreç. Baristalar çoğu zaman sunumlarına çalışmaya, resmi tarihten neredeyse bir ay önce başlıyor.

 

"Resmi espresso makinesine sahip olmadığım için pratik yapmak benim durumumda daha da zordu"

Dünya Barista Şampiyonası'na hazırlanan Leonardo “Yarışmaların resmi espresso makinesine sahip olmadığım için pratik yapmak benim durumumda daha da zordu” demekte. Kurallara göre, yerel şampiyona organizasyonu, uçak biletleri ve konaklama bedellerini karşılıyor ancak antrenmanlar, sunum ekipmanları ve çiftliklere yapılan ziyaretler için gerekli finansal desteği sağlamıyor.

2007 yılında Japonya'da gerçekleşen Dünya Barista Şampiyonası'nda 6. olarak, daha önce yarışan tüm Brezilyalıların arasında en üst dereceyi elde eden Silvia, bu yarışta avantaj elde edebilmek için bir ay boyunca antrenman yaparak, cebinden ortalama 15,000 dolar harcamış. Finansal anlamda bir katkı sağlamayan ulusal unvanı ile Silvia'nın, Japonya'daki masraflarının sponsorluğunu ise, çalıştığı Octavia Cafe üstlenmiş.

Brezilya Barista ve Demleme Şampiyonları, Leonardo Moco ve Estela Cotes'in hikayeleri ise biraz daha farklı. “Sunumlar için gereken malzemeleri satın alacak ve bunlarla pratik yapmamızı sağlayacak paramız yoktu, bu sebeple kitlesel fonlama için yardım istemeye karar verdik” diye aktarıyorlar. Nihai amaçları, ulusal bir kampanya ile 11,000 dolar toplamak olan ekip, projenin sonunda 13,085 dolar toplamayı başarabilmiş. Öncesinde ve son sunumları sırasında yaşadıkları zorluklarla birlikte, bu yolculuk kendi kategorilerinde Leonardo için 47. ve Estela için ise 27. olmakla sonuçlandı. En nihayetinde, yaşadıkları her şeye rağmen gurur duyulacak bir sonuç elde ettiler.

Birçok insan, meşakkatli olmasına rağmen, kahve profesyonelliğinde büyük bir potansiyel görüyor. Kimileri yurt dışında bir kariyeri amaçlıyor, kimileriyse kendi iş yerlerini açmayı. İş hayatlarındaki çalışma koşullarını iyileştirmeye çalışan baristalar, 2005 yılında bir araya gelerek, Brezilya Barista ve Kahve Birliği'ni(ACBB) kurdular. Ana amaç, bu alandaki tüm profesyonelleri bir araya getirmek ve onlara destek olmaktı.

Kuruluşun, profesyonellere destek vermenin yanı sıra, yerel piyasada nitelikli kahveleri teşvik etmek, şampiyonalar organize etmek, ulusal sertifika programları organize etmek ve kurslar açmak gibi amaçları da vardı. “ACBB ülke çapında baristalıkla ilgili her türlü bilgiyi bir araya getiren, girişimcilerin referansları yokken iş bulmalarına yardımcı olan resmi bir kuruluştur” diye belirtiyor 2014 yılına kadar birliğin yöneticisi olan Cleia Junqueira. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan çeşitli iç sorunlar, birliğin kapanmasına sebep oldu. Kuruluşun sonrasında yaptığı resmi açıklamaya göre, Brezilya Kahve Birliği, ulusal yarışmaları organize ve teşvik edecekti fakat hala baristaları koruyacak ve aldıkları maaşları yükseltecek bir program ortaya çıkmış değil.

Dünyanın en büyük kahve üreticisi ve bilimsel araştırmalarda öncü olan Brezilya, kahve profesyonellerinin cenneti olabilir. Arka bahçelerinde binlerce kahve çiftliğine erişimi olan Brezilyalı baristalar, kaynağına daha yakın oldukları için bazı yaklaşımları kırabilirler. Ama realitede Brezilyalı baristalar, ayda 300 dolar ile yaşamaya çalışırken ülkelerindeki mucizeleri keşfetmekten oldukça uzaktalar.

[via: Barista Magazine]

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP

POPÜLER TÜMÜNÜ GÖR