Yeni bir araştırma, düzenli olarak kahve içenlerin, kahve kokusundan yola çıkarak aromaları ayırmada, tanımada ve genel olarak kahve kokusunu algılamada daha yetkin olduğunu ortaya koydu.

Mantık olarak pek de şaşırtıcı olmayan bu sonuçlar, kahve tutkunlarının diğer insanlara göre kahve kokusuna daha hassas olduklarına ve kokudan aromaları daha başarılı bir şekilde ayırt edebildiklerine dair ilk bilimsel kanıtlar. Ayrıca bu sonuçlar keskin kokusu olan tüm maddeler için geçerli. Böylece sigara ve madde bağımlılığı tedavileri gibi alanlarda yarar sağlayabilecek nitelikte.

Çalışmanın baş yazarı ve Portsmouth Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde koku alma duyusu üzerine uzmanlaşmış olan Dr. Lorenzo Stafford şöyle anlatıyor; "Gördük ki kafein alımı yükseldikçe kişi kahve kokusunu daha çabuk algılıyor. Ayrıca bu kişiler diğer şeylerin içindeki düşük miktardaki kafeini tespti etmekte de daha başarılı ve bu durum kahve isteklerinin yüksekliğiyle doğru orantılı. Yani kafeini ne kadar çok arzuluyorlarsa kahve kokusu algılama konusunda o kadar daha iyi oluyorlar."

Ekip, kahve kokusu gibi bazı kokuların insanlardaki istekleri uyandırabildiğini ancak bunun tersinin geçerli olup olmadığını araştırmak istediklerini söylüyor. Sonuçlar gösteriyor ki evet, bu ilişki iki taraflı işliyor. Kahve kokusu duyunca kahve canınız çektiği gibi, kahveyi canınız ne kadar çok çekerse kokusunu da o kadar iyi ve fazla alıyorsunuz.

"Kafein en yaygın tüketilen psikoaktif uyarıcı ve bu bulgular koku alma duyusundaki değişimlerin bağımlılık konusunda faydalı bir gösterge olabileceğini ortaya koyuyor" diyor Stafford.

Sonuç olarak, bazı kokulara duyarlılığımız o maddelere olan arzumuz ile doğru orantılı ve bu durumdan çeşitli çıkarımlar yapmak ve faydalanmak mümkün.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP