ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Los Angeles kentinde yargıç, kahve şirketlerinin ürünlerine kanser uyarısı koyması gerektiğine hükmetti.

Üst mahkeme, kahve çekirdeklerinin kavrulması sırasında ortaya çıkan ‘akrilamid’ adlı kanserojen kimyasal madde nedeniyle bir süredir devam eden davada, kahve şirketlerinin ürünlerine ‘kanser uyarısı’ koyması gerektiği kararını verdi.

Davayla ilgili önceki haberimizde, akrilamid ile ilgili bilinenlere dayanarak şöyle aktarmıştık; "Akrilamid, nişasta içeren ve yüksek sıcaklıklarda işlem gören tüm yiyeceklerde bulunabiliyor. Yüksek sıcaklığa maruz kalan; kahve, çikolata, kavrulmuş kuru yemişler, patates kızartması, cipsler, tahıllar, bisküviler, ekmekler, karamelize edilen meyvelerle sebzelerde akrilamid oranı yüksek.  

Kahvede ise az bir oranda açığa çıkıyor. Akrilamid yüksek dozda alındığında zararlı olsa da, kahve içtiği için zarar gören bir kişiye henüz rastlanmadı. Aksine, belirttiğimiz gibi kahvenin aşırıya kaçılmadıkça sayısız sağlık faydası var ve kansere karşı olan faydaları da bunların arasında. Dolayısıyla davanın ne getireceğini bilmiyoruz fakat biliyoruz ki, akrilamid yüzünden kahve keyfinizden sağlık açısından feragat etmeniz için henüz somut bir sebep yok."

Ancak yargıç Elihu Berle kararında, kahve şirketlerinin kahvenin pişirilmesi sırasında ortaya çıkan kimyasalın insan sağlığına yönelik tehdidinin önemsiz olduğunu kanıtlamayı başaramadığını belirtti.

Kaliforniya merkezli ‘Toksik Maddeler Eğitim ve Araştırma Konseyi’ (TMEAK) adlı bir STK, yaklaşık 90 kahve şirketine dava açmıştı. Bu konudaki yargı mücadelesi 8 yıldır devam ediyordu. Yıllar önce patates cipsi üreticilerine benze bir dava açan ve patates cipsi şirketlerinin maddeyi işlemlerden çıkarmasını başaran TMEAK, kahve endüstrisinin de akrilamid maddesini işlenme sürecinden çıkarmasını veya bu konudaki kanser uyarısının ürünlerine yerleştirilmesini istiyordu.

Kahve endüstrisi ise kahvedeki kimyasal seviyesinin zararlı olmadığını ayrıca maddenin süreçten çıkarılmasının kahvenin tadını bozacağını savunuyor. Yargıç Berle, “Davacı, kahve tüketiminin fetüse, bebeklere, çocuklara ve yetişkinlere zarar riskini yükselttiği konusunda kanıt sunduğunda tıp uzmanları bunun nedenleri konusunda fikirleri olmadığını ifade etti. Davalılar kahve tüketiminin insan sağlığına yararlı olduğunu kanıtlama yükümlülüğünde başarısız oldu” dedi.

Şirketlerin 10 Nisan tarihine kadar temyize başvurma şansı bulunuyor. Mahkemenin kararı Kaliforniya eyaleti sınırları içinde geçerli olacak.

Kahvenin sağlıklı bir içecek olduğunun daha önce kanıtlandığını savunan Ulusal Kahve Derneği Başkanı William Murray ise “Bu dava, ilgili yasanın gülünç bir taklidi ve tüketicilerin kafalarını karıştırdı. Bu, kamu sağlığını geliştirmek için bir şey yapmıyor” dedi.

Sağlık kategorimizden de takip edebileceğiniz gibi, birçok bilimsel çalışma kahvenin insan sağlığı için yararlı olduğunu savunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de 2016 yılında kahveyi ‘olası kanserojenler’ listesinden çıkarmıştı.

DSÖ’ye göre kahve göğüs, prostat ve pankreas kanserine yol açmıyor ayrıca karaciğer ve rahim kanseri riskini azaltıyor. Ancak kahvenin diğer kanser türleri üzerindeki etkisi konusundaki araştırmaların yetersiz kaldığı belirtiliyor.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP