Üçüncü dalga kahvecilik ile daha da öne çıkan, yeni nesil kahveseverlerin duyarlılıkları ile örtüşen, kahve tedariği sağlayan büyük uluslararası markalara iyi-kötü bir baskı unsuru olabilecek ve aynı zamanda bu markalara yeni imaj ve pazarlama yolları da açan "ticari olarak etik" denilen fair trade kahveler ve bu ibarenin kullanımı için standartlar oluşturan Rainforest Alliance ve Fairtrade gibi sertifikasyon kuruluşları, kahve yetiştiren çiftçilerin ve tedarik zincirindeki diğer çalışanların hayatlarında gerçekten de olumlu bir etki yaratıyor mu yoksa sadece tüketici kitlelerin vicdanlarını rahatlatmaya mı yarıyor?

Paketin üzerinde bu logoları gören kahveseverler, bunun her şeyi kapsayan önemli bir gösterge olduğunu düşünebilirler fakat konunun derinlerine inenler bu sertifikasyonların, olumsuz olmamakla birlikte, illa ki kahvenin sürdürülebilirliğini ya da kahve tedarik zincirinde bulunan herkesin yaşanabilir bir gelire sahip olduğunu göstermediğini söylüyor.

kostarika1-1200x800

Küresel Kalkınma Merkezi’nde yayımlanan bir makale de bunu doğrular nitelikte. Makalede bu seritfikasyonların etkilerinin “karışık ve genellikle en iyi ihtimalle ufak etkilere sahip olduğu” söyleniyor.

Makale için Kimberly Ann Elliot, daha önce yapılmış olan 100 adet sürdürülebilirlik çalışmasını inceledi ve “bu sertifikasyonların kahve yetiştiricileri üzerinde herhangi ölçülebilir etki yarattığını söylemek neredeyse imkansız” sonucuna vardı.

Elliot’a göre, çiftçilerin sertifika programlarından önceki durumları hakkında belirlenmiş bir referans noktası bulunmuyor ve sonrasında bu çiftçiler, benzer ancak sertifikasyon programı dışında olan çiftçilerle herhangi bir karşılaştırmaya tabi tutulmuyor. Ayrıca sertifika veren kuruluşlar, sertifikaladıkları çiftçileri sonrasında takip etmiyor.

ath etiyopya 5

Sertifikasyonların etkilerinin takibi ve raporlanmasıyla ilgili birçok sorun, programların küresel olmasından doğan lojistik dezavantajlarla ilgili. Kahve çiftliklerinin birçok farklı kıtada ve taşra sayılan bölgelerde olması, sahada eleman görevlendirme ve değişiklikleri direkt olarak gözlemleyip aktarma konusunda ciddi zorluklar yaratıyor. Yine aynı nedenlerden dolayı coğrafyaların kültürel, iklimsel ve kanuni çeşitlilikleri de sonuçları etkileyebiliyor.

Sonuç olarak Elliot, sertifikasyon programlarının kötü ya da yanıltıcı olmadığını ancak birçok insanın düşündüğü ya da düşünmek istediği kadar büyük bir etkiye ya da değişim gücüne de sahip olmadıklarını söylüyor.

Ancak tüm bunların ötesinde tartışılmaz olan nokta ise, tüketicilerin sertifikalı kahveleri tercih ederek, markalara ve kahve endüstrisine, sürdürülebilirliği ve etik ticareti önemsedikleri mesajı gönderiyor oldukları gerçeği.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP