Kahvede akrilamid konusu farklı açılardan ele alınmaya devam ediyor. Kaliforniya mahkemesinin kararıyla bu eyalette geçerli olmak üzere kahvelerin üzerine uyarı konması gerekliliği hükmünü öncesinde detaylıca ele almış, sonrasında sektörün ve bilim merkezlerinin tepkilerini sizlere aktarmıştık.

Clean Label Project isimli, "etiketlerde sağlık ve şeffaflığa odaklanmış" kar amacı gütmeyen bir kuruluş, basit ve yararlı bir infografik hazırladı. Birçok tanınmış markanın raflardaki kahvelerini alarak Ellipse Analytics isimli "analitik kimya laboratuvarı"nda teste tabi tutan kuruluş, kahvelerdeki akrilamid seviyelerini ölçerek fast food dükkanlarından alınan kızartma patatesle karşılaştırdı.

Coffee-Acylamide-Infographic_Artboard-1 (Large)

İnfografikte öncelikle akrilamidin ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı gösterilirken aşağıdaki bölümde test sonuçlarını görmek mümkün. Sonuçlara bakıldığında hiçbir markanın kahvesinde, tespit edilebilecek miktarda akrilamidin ölçülmediği görülüyor. Sonuçlarda çıkması için akrilamidin en az 40 ppb değerinde bulunması gerekiyor.

Fast food restoranlarından alınan standart bir patates kızartmasının ise sonuçları, 453 ppb değerini gösteriyor. Bir porsiyonuluk kahvede ortalama akrilamid 1,77 mikrogram ölçülürken, bir porsiyonluk patates kızartmasında 75,65 mikrogram ölçülüyor.

Tüm bu sonuçlara bakıldığında ortaya çıkan gerçek ise şu oluyor; bir insanın patates kızartmasından aldığı akrilamid oranını yakalaması için 42,7 bardak kahve içmesi gerekli.

Benzer bir haberde ise Texas A&M Center for Coffee Research and Education isimli araştırma ve eğitim merkezi, bir insanın endişe verici akrilamid seviyesini yakalayabilmesi için tam 1000 gün boyunca günde 40 bardak kahve içmesi gerektiğini söylüyor ve tüm bu olanların birilerinin işgüzarlığı olduğunu belirtiyor.

Bu rakamlar ışığında bakınca mahkemenin kararı gerçekten de olduğundan daha bile absürt görünüyor!

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP