Neredeyse 100 yıllık bir tez olan, kahvenin tetiklediği ürinasyon sonucu vücudun su kaybına uğraması tezi çürütüldü.

Bu mit aslında yine bilime dayanıyordu, fakat 1920’lerin bilimine. Tolerance and Cross-Tolerance in the Human Subject to the Diuretic Effect of Caffeine, Theobromine and Theophylline isimli araştırma şöyle diyor; “Kahve ve çay içenler genelde, bunları tüketmeyenlere oranla kafeinin sonuçlarına daha dayanıklı olduklarına inanırlar, ürinasyon arttırıcı etkileri de dahil.”

Fakat yeni bir araştırma bu önerinin yanlış olduğunu söylüyor ve bütün bu ekstra ürinasyonun dehidrasyona yol açmayacağını iddia ediyor; “Suyu ele alalım mesela. Yüksek miktarda su tüketildiğinde de bu durum gözleniyor ve ürinasyon artıyor fakat yine de vücudunuz sıvı kaybına uğramıyor aksine su tükettiğiniz için sıvı kazanmış oluyorsunuz. Yani dehidrasyon tehlikesi söz konusu olmuyor.”

su-4

Kahvenin de %90 üzeri bir oranda su olduğunu düşünürsek bu mantık burada da işliyor. Fakat kahvenin içecekler arasında bira ile birlikte en zayıf sıvı yenileme oranlarına sahip içeceklerden olduğu da biliniyor.

Buna rağmen kahvenizi içerken vücudunuzun susuz kalmayacağı iddia edilebilir.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP