• KATEGORİ
  • Sektörel Yaşam
  • YAZAR
  • Zeynep Zel Ülger
  • İstanbul Üniversitesi sosyoloji mezunu, yemeyi içmeyi sevmenin yanında, kültürüne ve bilimine meraklı bir gezgin. 

Marketlerden, kafelerden ambalajlarında aldığımız kahveler çoğu tüketici için geçmişsiz, tarihsiz, ambalajı açıldığı anda var olan objeler. Elbette kahveyi çok seviyoruz ve her gün içiyoruz, kimilerimiz için kahve bir yaşam stili. Yine de kahvenin önümüze geldiğinde duyduğumuz heyecanın yanında, önümüze servis eden baristanın emeğini bile görmemiz çoğu zaman güçtür. Kahvenin ardındaki bu muazzam emek gücü ve süreçler görünmez olduğu gibi, cinsiyet eşitsizliği de görünmez bir halde. 

Türkiye'de her alanda kadın olmak çok zor ve kahve sektörü için de bu böyle. Çalışma hayatında kadın çalışan oranları, Türkiye'de kahve endüstrisi için de değişmiyor. Belki kafelerde, "kadın ve mutfak" çağrışımları ile kadın çalışan oranları artıyor ama bu işletmecilik, kavuruculuk, uzmanlık alanlarına geldiğinde böyle değil.

Dünyada kahve sektörü içerisinde de kadına eşitsizliğe karşı hem bilinçlendirmeye hem de kadınları çalışma hayatına cesaretlendirmeye yönelik çalışmalar oluyor. Geçtiğimiz aylarda başlatılan ve hızlıca popüler olan etiket #ShesTheRoaster bunlardan biriydi

Türkiye'ye baktığımız zaman, bardağın dolu tarafı bana yine de umut veriyor. Kahve sektöründe yıllardır kafe işletmeciliği, kavuruculuk, kahve uzmanlığı yapan, başarılı olmuş çok yetenekli kadınlar var. Bilmiyorum, belki Türkiye'de de hemen böyle bir kampanyaya başlamalıyız. Her gün severek içtiğimiz, hayatımızın her yerindeki kahveyi bardağımıza getiren bu endüstride ülkemizde de kadınları teşvik etmeliyiz. #KahveninKadınları adı ile böyle bir kampanya başlatmak benim önerim. Sektörde öne çıkmış olan, kahve sever olan bütün kadınlar buna destek vererek yayabilirler. Ne dersiniz, neden olmasın?

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP