Bir süre önce Türk kahvesi ve üçüncü dalga akımı ile çeşitli kahve demleme yöntemleri üzerine iki ayrı yazan ünlü gurme Vedat Milor, Hürriyet gazetesinde tekrar kahve konusuna dönerek, barista ve roaster Rafet Kaya'ya dayandırdığı bir yazı kaleme aldı. Burada da sıkça aktardığımıza benzer şekilde, kahvenin tarihini ele alan bir girişten sonra, Vedat Milor'un gelecekte tartışılmaya devam edilmesini dilediğini söylediği kısıma geliyoruz;

"İyi bir ‘Arabica’ kahvenin yararlarını sayabilir misiniz? Neden bazı Osmanlı sultanları kahvehaneleri yasakladı? Bu konularda bilgilenmek istiyorsanız, Rafet Kaya adını internette aratın, ‘linetv’ söyleşi izleyin. Rafet Bey’le e-mail yoluyla güzel bir iletişim kurduk. Şimdi sözü kendisine bırakıyorum...

Yemeğinizin ya da şarabınızın sunumu için beklediğiniz özeni kahveniz için de beklemelisiniz. Kahvenizin kalitesi kadar sunumu da önemli. Günümüzün sosyo-ekonomik ve politik koşullarının biçimlendirdiği ortam, birahane ve bar benzeri işletmeleri frenlerken kahve evlerinin hızla yayılmasını sağladı. Ancak bu trendin lokomotifi olacak yeterli profesyonel kadroya (‘barista’ ve ‘roaster’) henüz sahip değiliz.

Kahveyle ilgili en çok göz ardı edilen husus; kahvenin sunulduğu kâğıt bardakların aslında kağıt olmamasıdır. Kâğıda su dökerseniz, içindeki sıvı dışarı sızar. Ama bu bardaklar sızdırmaz. Çünkü iç yüzeyleri hormon sorunlarına ve kansere yol açan; BPA, polistiren, melamin, mum gibi film tabakalarla kaplıdır. Sıcak sıvılarla temas edince çözünüp içtiğiniz sıvıya geçer. Bir lokantada yemeğinizin ya da şarabınızın plastikte sunulmasını nasıl hoş karşılamıyorsanız kahvenizin böyle bir aşağılayıcı sunumunu da kabul etmeyin lütfen."

İşte Milor'un yazısında bahsi geçen video;

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP

POPÜLER TÜMÜNÜ GÖR