Kıbrıs Gazetesi internet sitesinin haberine göre Kıbrıs'ta kahve sektörü parlak zamanlar yaşıyor.

Aktarılanlara göre, kafe işletmecileri, müşterilerinin Türk kahvesinin yanı sıra yeni akım kahve çeşitlerini de tercih ettiğini belirtti. Günde ortalama 500-600 fincan kahve satışı yaptıklarını söyleyen işletmeciler, özellikle turistlerin Türk kahvesini denediğini ve beğendiğini ifade etti. Yeni akım kahve çeşitleri bir yana Türk kahvesinin tadı bir başka diyorlar. Kıbrıslıların günde 2 ile 15 fincan arasında kahve tükettiği biliniyor.

Beslenme Uzmanı Övünç Selden, kahve tüketimi konusunda halkı uyarıyor. Selden, bir fincan Türk kahvesinin depresyonu önlediğini, enerji verdiğini, Parkinson ve şeker hastalığını önlemeye yardımcı olduğunu söyledi. Selden, üç-dört fincandan fazla kahve tüketiminin kalpte ritim problemi olanlarda çarpıntıyı tetiklediğini, idrar ihtiyacını arttırdığını, vücut suyunu dengesizleştirdiğini söyledi.

Haberin detayları şu şekilde;

"Kıbrıslıların vazgeçilmezi Türk kahvesi, gerek kültürümüz gerekse damak tadımız açısından severek tükettiğimiz bir içecek. Yeni akım kahve çeşitleri ise özellikle genç neslin tercih ettiği lezzetlerden.

Kafe işletmecileri, Türk kahvesi dahil yeni akım kahve çeşitleriyle birlikte günde ortalama 500-600 fincan kahve satıyor. Bu da ülke olarak kahve tüketiminde rekor seviyede olduğumuzu gösteriyor.

Her ne kadar yeni akım kahve çeşitleri olsa da Türk kahvesinin yeri başka… Kıbrıslıların günde ortalama 2-15 fincan arasında kahve tükettiği belirtiliyor. Vatandaşa sorduğumuzda da farklı bir yanıt almıyoruz. Kimisi günde 2-3 fincan, kimisiyle 10-15 fincan kahve içtiğini söyledi.

Kahvenin tadı da sohbeti de bir başka… Sağlığa yararı olduğu kadar zararı da var. Beslenme Uzmanı Övünç Selden, günde iki veya üç fincan kahvenin bir sorun yaratmadığını ancak üç fincandan fazlasının sağlık sorunlarına neden olabileceği uyarısında bulunuyor.

 

"Günde 500 fincana yakın kahve satışı yapıyoruz"

Kafe işletmecisi İmren Özerlat, 1980 yılından beri kahve işletmeciliği yaptıklarını belirterek Kıbrıs halkının kahve içmeyi çok sevdiğini söyledi.

Özerlat, “Sabah uyanır gözümüzü kahveyle açarız, sıkıldığımızda, arkadaşımızla buluştuğumuzda, toplantılarda, davetlerde, dünürcülükte, acılarımızda, mutluluklarımızda hep yanımızda kahve olur” dedi.

İçinde katkı maddesi olmayan, saf çekirdekten öğütülerek tüketilen, zengin aromalı kahvelerin rağbet gördüğüne dikkat çeken Özerlat, dünyada da bu akımın ilerlediğini söyledi.

İşyerlerinde müşterilerine sadece Türk kahvesi sunmadıklarını belirten Özerlat, filtre kahve, French pres, espresso ve diğer kahve çeşitleri de sattıklarını belirtti. Kahve tüketiminin hafta sonu arttığını belirten İmren Özerlat, günde 500 fincana yakın kahve satışı yapıldığını ayrıca, müşterilerine paketlenmiş kahve çekirdeği ve öğütülmüş kahve satışı yaptıklarını da söyledi.

Turistlerin de sık sık Türk kahvesini denediklerini anlatan İmren Özerlat, “Tur rehberleri turistlere Türk kahvesi öneriyor, onlar da denemek istiyor. Bu deneyimden daha sonra mutlu oluyorlar” dedi.

 

"Günde 10-15 fincan kahve tüketiyorum"

Kafe İşletmecisi Erdal Özenen de, günde 200-300 fincana yakın kahve satışı yaptıklarını, bu satışı yaparken de günde 10-15 fincan kahve içtiğini söyledi.

Kahvenin bağımlılık yaptığını belirten Özenen, onsuz bir hayat düşünemeyeceğini ifade etti. Eskiden bu kadar çok çeşit kahve olmadığını belirten Özenen, “Tek kavrulmuş, çifte kavrulmuş, 3 kavrulmuş kahve çeşidi var, artık yetişemiyoruz bunlara” dedi.

Güney Kıbrıs’tan gelen turist ve Rumlara da Türk kahvesi satışı yaptıklarını anlatan Özenen, bundan da mutlu olduklarını söyledi.

 

"Yeşil kahve çekirdeğine rağbet var"

Kafe işletmecisi İbrahim Alemdar ise, “Yeni nesil kahve içmeyi çok seviyor. Özellikle yeni akım kahve çeşitlerini tercih ediyorlar. Öğrencilerin tercih ettiği bir mekanız, burada hem kahve içip sohbet ediyorlar hem de ders çalışıyorlar” dedi.

Son dönemlerde yeşil kahve çekirdeğine rağbet olduğunu belirten Alemdar, bu kahve çeşidinde kafeinin daha az olduğunu söyledi. Alemdar, “Kahve benim için vazgeçilmez bir içecek, günde 20 tane espresso kahve içiyorum, mutlu oluyorum ancak çok kahve tüketen kişiler mutlaka bol bol su içmemeliler” dedi.

Günlük 500-600 bardak kahve satıldığına işaret eden Alemdar, zamanı az olan tüketicilerin de artık kahveyi paket alıp yolda içtiklerini söyledi. Türk kahvesinin önemine de değinen Alemdar, “Ne kadar çeşit kahve türü olursa olsun, Türk kahvesinin yeri başka. Ne kadar çeşit sunsak da yine Türk kahvesi tüketimi birinci sırada” dedi.

 

"Bir fincan Türk kahvesi depresyonu önlüyor"

Beslenme Uzmanı Övünç Selden ise, bir fincan Türk kahvesinin 60 miligram kafein içerdiğini belirterek sağlıklı bir kişinin günlük 200 ya da 300 miligram kafein alabileceğini, bunun da 2 ya da 3 fincana denk geldiğini söyledi.

Üç fincandan sonra sağlık sorunlarının baş göstereceğini dile getiren Selden, tüketim miktarının önemine dikkat çekti. Kahvenin faydalarından bahseden Selden, “Bir fincan Türk kahvesi yaklaşık 2 kalori, depresyonu önlüyor, enerji veriyor, Parkinson ve şeker hastalığını önlemeye yardımcı ve metabolizmayı hızlandırıyor” dedi.

Kahvenin yararlarının yanı sıra fazla miktarda tüketilmesi sonucunda zararları olduğunu hatırlatan Selden, 3 fincanın üzerinde kahve tüketimi olduğunda kalpte ritim problemi olanlarda çarpıntıyı tetiklediğini, kan basıncını artırdığını, idrar ihtiyacını arttırırken vücut suyunu dengesizleştirdiğini söyledi.

Övünç Selden, hazır kahvelerde kullanılan krema, şurup, şeker miktarına göre de kalorisinin çok artması nedeniyle kilo aldırdığını, bu nedenle kremalı, aromalı, şuruplu büyük boy kahve tüketildiğinde bir ana öğüne denk geldiğini de belirtti.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP