Küresel ısınmanın kahve üretimini istikrarsızlaştırması Nescafe’nin yaratıcısı Nestle’yi harekete geçirdi. Şirket 2020 yılına kadar üreticilere milyonlarca fidan dağıtacak.

Milliyet'ten Songül Hatısaru'nun haberine göre iklim değişikliğinin etkilerinden nasibini alan ürünler arasında yer alan kahvenin tedariği her geçen gün zorlaştığından dolayı kahve markaları bir yandan artan kahve zincirleri ve teknoloji rekabeti ile bir yandan da doğanın zorlayan koşullarıyla karşı karşıya.

Bunun sonucunda Nescafe gibi kahve markaları iklim değişikliği nedeniyle üretimdeki sürekliliği sağlamak için önemli adımlar atıyorlar. Hatısaru, yeri gelmişken Nescafe’nin doğuş öyküsü ile beraber bu çabanın şirket için eskilere dayandığını anlatıyor;

"30’lu yıllar, Amerika’da büyük ekonomik buhran yaşanıyor. Kahve, petrolden sonra borsada "trader"ların üzerinde spekülasyon yaptığı ikinci emtia haline gelmiş. 1929 krizinde kahve fiyatları Wall Street’te dibe vurunca Brezilya depolarındaki büyük miktarda kahve stoğu elde kalıyor. Brezilya hükümeti, yüklü miktardaki bu satılmamış kahve için çözüm arıyor.

Bebek maması üretiminde kullanılmak üzere ilk süt tozunu bularak ticari yolculuğunu başlatan Nestle’ye başvurarak bir çözüm geliştirmesini istiyor. 8 yıl süren araştırmalar sonucunda önceden pişirilip hazırlanmış, ama suyu alınıp saklanabilen “çözünebilen kahve” formülü bulunuyor. Nescafe doğuyor ve aradan geçen 77 yılda filtre kahve, kapsül kahve çeşitlerine karşın piyasadaki hakimiyetini koruyor."

 

300 Milyar Dolarlık Pazar

Fabrika ziyaretine katılan Hatısaru, kahve üzerindeki o spekülasyonun bugün de sürdüğünü aktarıyor, "Borsada üzerinde oynandığı için fiyatlar bir inip bir çıkıyor. Bu dalgalanma nedeniyle çiftçiler kahve üretiminden geri çekiliyorlar. İşte bu noktada adı jenerik ürün haline gelmiş Nescafe, üretimde sürekliliği sağlamak için çiftçilerine yardım etmeye başlamış.

Nestle Türkiye İçecek Grubu Genel Müdürü İsmail Bütün, “Kahve üretimi çok emek isteyen bir iş. Dünyada petrolden sonra en büyük ikinci kaynak, yaklaşık 300 milyar dolarlık bir piyasa” diyor. Bütün, dünyada sudan sonra en çok içilen ve petrolden sonra da en çok ticareti yapılan ürün olan kahvenin tarımsal verimliliğini artırmak için de “Nescafe Plan” projesiyle 2020 yılına kadar, 170 bin çiftçiye 220 milyon kahve fidesinin dağıtılacağı bilgisini paylaşıyor."

 

Türkler Mutlaka Süt ve Şeker Kullanıyor 

Basın gezisinde katılımcılar, Orbe, İsviçre’deki Ürün ve Teknoloji merkezinde, Nescafe’nin formülünün sır gibi saklandığını öğrenmişler. Bunun yanında üretim süreçlerine tanıklık etme şansı bulmuşlar, "Kahvenin granül haline gelip fincana girmesine tanıklık ettik. Yeşil kahve çekirdeği üretici ülkelerden fabrikaya geliyor. Çok yüksek ısıda kavruluyor. Pişirilip içindeki suyun bir kısmı buharlaştırılıyor. Kalan bölümü bu kez eksi 58 derece dondurulup kristalize ediliyor ve diğer su da gidiyor. Bildiğiniz gold kahve olarak paketlerdeki yerini alıyor. Yüksek teknoloji gerektiren bu işlemde sadece su ve kahve kullanılıyor.

Yetkililerden aldığımız bilgilere göre Norveç gibi Kuzey ülkeleri sert ve siyah kahve severken, Türkler daha çok Arabica çekirdeğinden yapılmış orta kavrulmuş, şekerli ve sütlü kahveyi seviyor. Haftada ortalama bir fincan hazır kahve tüketiyoruz. Bu arada tek içimlik “3’ü 1 Arada”lar Türkiye’de pazarı on yıl içinde tam on kat büyütmüş. Bu tek içimlik paketler, Türkiye’de Karacabey tesislerinde harmanlanıp paketleniyor."

İsmail Bütün, Nestle’nin, Türkiye’de 2020’ye kadar 550 milyon lira tutarında yeni yatırım öngördüğünü de sözlerine eklemiş.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP