Dünyanın en prestijli kahve festivallerinden Amsterdam Kahve Festivali 10-12 Mart'da Hollanda'da gerçekleşti. Uzmanlarımızdan Nisan Ağca festivalin katılımcıları arasındaydı. Amsterdam Kahve Festivali izlenimlerini aktarmak için Nisan ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

amsterdam-coffee-festival (13)
 

Coffee.Digital: Selam Nisan. Geçtiğimiz günlerde Amsterdam Kahve Festivaline sen de katıldın. Bilmeyen takipçilerimiz için Amsterdam Kahve Festivalini biraz tanıtır mısın?

Nisan Ağca: Amsterdam Kahve Festivali, Allegra Event’in düzenlediği dünyadaki en prestijli 3 kahve festivalinden biri. Diğer ikisi Londra Kahve Festivali ve New York Kahve Festivali. Amsterdam Kahve Festivali ise diğer ikisine nazaran katılmcı sayısı olarak aralarındaki en küçüğü.

Bu festival insanların 3, 4 gün boyunca gelip kahve komasına girmesini teşvik eden bir festival değil. İlk günden endüstriye yönelik yapılmış özel bir kod ile endüstri katılımcısı kolayca festivale girebiliyor. Bileti satın alırken bir kod veriliyor. Bu kodu kapıda geçiş biletine dönüştürüyorsunuz çok rahatlıkla. Geçişte sadece elinize minik bir damga koyuyorlar. Aslında yan taraftan gelip “Ah, bana damga vurulmadı.” diyerek içeri girmeniz de çok kolay... Sadece bu minik enstantane bile Türkiye ile Avrupa’daki durumların ne kadar farklı olduğuna dair bir gösterge.

amsterdam-coffee-festival (10)

İlk gün, Cuma beraber daha rahat şekilde iş yapma fırsatları ve yeni imkanların konuşulduğu endüstri katılımcılarına özel bir gün olarak kurgulanmış. Kafesi olup, kahve ve ekipman satan üretici ve tedarikçiler ile ilgilenenlerden farklı süt, çay, pastri gibi farklı ürünlerle ilgilenenlere kadar her şey düşünülmüş. Hem yeni makine ve ekipman üreticilerinin, hem kahve kavurucularının kahvelerini tanıttığı, hem de yarışmaların düzenlendiği bir festival Amsterdam Kahve Festivali. Festivalde iki farklı yarışma vardı. Bir tanesi SCA NL’nin (Nitelikli Kahve Birliği Hollanda) ulusal yarışmaları, diğeri de Coffee Mixologists, kahve ve alkol karışımları üzerine bir kokteyl yarışması.  

amsterdam-coffee-festival (7)

C.D: Galiba sen de minik yarışmaya katıldın festivalde ve neredeyse birinci oluyordun? Neydi bu yarışma ve nasıl sonuçlandı?

N.A: Benim katıldığım daha çok eğlence amaçlı, katılımcı markalardan birinin stantında yapılan bir yarışmaydı. 30 gr. kahve çekirdeğini el değirmenin en hızlı kim öğütecekti? Birinci olana da bir el değirmeni hediye ediliyordu. Ben 28 saniyede öğüttüm ve ikinci oldum. Birinci olan arkadaş 25 saniyede öğüttü.

amsterdam-coffee-festival (16)

C.D: Tüh, el değirmeni kıl payıyla kaçmış. Peki başka neler ekleyebiliriz festivaldeki izlenimlerine?

N.A: Festival bir kaç saatlik belki de yarım günlük katılımın tümüyle yeterli olacağı bir düzenlemeydi. En başından böyle amaçlanmış. İnsanların bütün gün gelip, gün boyu vakit geçirmelerini değil, iş amaçlı gelmelerini ya da eğlence için gelinmişse 2, 3 saatlik makul bir zaman geçirmeleri ya da her ikisini arayanlara güzel bir denge sunabilen bir festival. Zaten festivalin yapıldığı bölge de eski bir endüstri bölgesi. Ama yeniden düzenlenmiş bir bölge. Kafelerin, restront ve barların, mikro bira fabrikalarının ve lunaparkların olduğu bir yer. Özellikle akşamları inanılmaz kalabalık. Aslında amaç insanların bir kaç saatine nasıl bir şeyler katabiliriz ve endüstriyi bir araya getirip nasıl ileriye götürebiliriz.

Yarışmalar ilgi çekici. Yarışma neredeyse etkinliğin merkezinde. Bütün yarışmalar çok büyük bir ekrana yansıtılarak, yüksek çözünürlüklü şekilde etkinlik alanının her yerinden, stantlardan bile görülebilecek şekilde katılmcıların izlemesine fırsat sağlanıyor. Her şey iyi düşünülmüş , özellikle yarışmalar çok iyi kurgulanmıştı. Zaten finalleri yaptıkları için her yarışmacıya bir saatlik zamanların ayrıldığı, 3 gün boyunca farklı, farklı yarışma kategorilerinin olduğu bir format vardı. İlk gün demleme şampiyonası, 2. gün barista şampiyonası, 3. gün cup tasting ve latte art şampiyonası vardı. Yarışmalara çok önem vermenin yanı sıra, bir tarafta da workshoplar, Coffee Mixologists gibi diğer farklı etkinlikler de öne çıkmıştı. İnsanlar da biraz daha bilinçli. Sadece tüketmek üzerine değil, dinlemek ve öğrenmek de istiyorlar. Profesyonel amaçlı gelen bir kitle de olduğu için, insanlar ekipman satışı ve ürünler hakkında bilgi aldığı, gelişmeler ve yenilikleri takip ettikleri bir etkinlik oldu.

amsterdam-coffee-festival (12)

C.D: Peki gittin gördün, tecrübe ettin, sence Türkiye kahve sektörünün Hollanda’dan öğrenmesi gereken bir şey var mı?

N.A: Öğrenmekten ziyade, bizim buradaki festivaller Türkiye coğrafyası ve insan yapısı ile çok alakalı. İki farklı coğrafyanın mantalitesini kabaca kıyaslayıp sonuçlar çıkarmak çok doğru olmaz. Belki şunları söyleyebiliriz: Türkiye’deki festivaller (ya da festival demeliyim, çünkü sadece İstanbul Kahve Festivali’nde yapılıyor) yarışma kısmını çok önemsemiyor. Aslında endüstrinin kimler tarafından daha ileriye taşındığını anlayarak, o kesimlere daha değer verilmesi ve daha iyi organizasyonlar ortaya çıkarılması açısından Hollanda’dan çok şey öğrenilebilir. Onun dışında Türkiye’deki festival katılımcıları da Hollanda’dan çok şey öğrenebilir. Türkiye’de latte art yaptırıp, sadece fotoğraf ve video çektiren, ardından arkasını dönüp giden çok insan gördüm. Böyle insanları gördüğümde içimden “en azından bardağı al, bir yudum iç sonra çöpe at” diye geçiriyorum. Festivallerde baristalar, zahmetlerle latte art yapıyor, yazık şekilde içmeden sosyal medyada paylaşmak yetebiliyor bazen... O yüzden Hollanda’da çalışan insanlara verilen kıymetten birazcık bir şey öğrensek bile yeterli olur.

nisan-agca-palladium

C.D: Türkiyeli kahve markaları Amsterdam Kahve Festivali gibi dünyadaki diğer festivallere katılması gerekir mi sence?

N.A: Kesinlikle! Çünkü yeni teknolojiler orada. Bizde pek fazla makine tanıtımı yapılmıyor ve bunun için gelen katılımcı da olmuyor. Oralarda tanıtılan makinelerin yapımında çalışmış uzmanlardan, marka temsilcilerine kadar bir çok çalışan bulunuyor. Oralarda gidip bu yeni teknolojileri görüyor insanlar. Saatlerce soru sorabilirler ve yetkili, uzmanlar anlatıyor. Bizdeki festivaller daha çok son kullanıcıya yönelik. Yurt dışındaki festivaller ise bunu endüstri ile daha iyi dengeliyorlar. Özet olarak bu.

amsterdam-coffee-festival (8)

C.D: Teşekkür ederiz Nisan. Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

N.A: Coffee.Digital’den uzman profilimi ve yazılarımı takip edebilirsiniz. Ayrıca web sitem ve sosyal medya hesaplarımdan da bana ulaşabilirsiniz.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP