Gıda Hattı'nda yer alan bir habere göre, bu sene beşincisi düzenlenen, dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen pazarlama, iletişim ve yaratıcılık liderlerinin buluşma noktası olan Brand Week Istanbul 2017’nin konuşmacılarından olan Besin Fütüroloğu Morgain Gaye, geleceğin çarpıcı gıda trendlerini katılımcılarla paylaştı.

Morgaine Gaye, tat olgusunu "“sadece dilimizle aldığımız lezzet olarak değil, deneyim ve duygularla hissedilen bir olgu” olarak açıklıyor. Kültür, tarih ve kişiliğin yediğimiz içtiğimiz şeyleri belirlediğinin altını çizen Gaye, gelecek 10 yıldaki gıda trendlerini, şu dört ana başlık altında topladı...

Besin Fütüroloğu Morgaine Gaye brand week

Şekil ve Doku

Gıdada şekil ve doku değişiklikleriyle yepyeni bir deneyim yaşatma yoluna gidilecek. Örneğin; modadan ilham alan desenler üç boyutlu pasta kaplaması olarak, lolipoplar piramit şeklinde alışılmışın dışında olarak sunulacak. Tüm bunlar, tüketiciye yeni bir deneyim kazandırma odaklı olacak. Bu trendin en son örneklerinden biri waffle shot adı verilen, içinde kahve servis edilen kıtır waffle’lar.

 

Toprağa Dönüş

Özellikle doğadan ve yeşilden yoksun kalmış şehir insanının buna olan özlemiyle, yiyeceklerin renkleri ve görüntüleri koyu renk, siyah, kahve ve yeşil tonlarında olacak. Siyah, gıdada ana renklerin başında gelecek. Kömür karası olarak ifade edilen siyah renkli gıdalara örnek; ekmek, kurabiye, makaron, dondurma ve %100 bitter çikolata. Gıda ürünlerinde koyu rengin kullanılmasındaki ana sebepler, toprakla gıda arasında bağ kurmak ve “topraktan size geldi” demek.

 

Çocuk Ruhlu Büyükler

Değişen hayat koşullarıyla sırtına birçok sorumluluk alan yetişkinler, biraz olsun bu sorumluluktan kaçmanın yollarını arıyorlar. Dünyada Hello Kitty gibi markaların oldukça ilgi görmesinin sebeplerinden biri de bu. Bu nesil, kedili kurabiyeler, sevimli yaratıklar, renkli makaronlar gibi çocuksu, eğlenceli ve oyuncaklı özelliklere sahip gıdalardan hoşlanıyor. Cremart, 3D Latte Art gibi akımlarda da bu sevimlilik arayışını görebiliyoruz.

 

Yıkım - Bozma

Kanunsuzluklar, ayaklanmalar, aşırı kalabalıklar, doğal afetler, fikir ayrılıkları her konuda olduğu gibi gıdada da etkisini gösteriyor. Geri dönüşüm kumaşlarından elbise yapanlar, kıyafetlerini üst üste özensiz giyenler, kısaca birçok ülkenin içinde bulunduğu bu değişim durumunu üzerindekiler ve yedikleriyle ifade edenler, aslında yeme içmede de bizi tek bir noktaya götürüyorlar: Statükonun parçalanması.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP