Şerif Başaran, Türkiye'de kahve konusunda rahatlıkla "duayen" diyebileceğimiz bir isim. Barista, kahve kavurma, franchise, demleme gibi çeşitli konularda dünyanın farklı noktalarında büyük firmalar dahil eğitimler veren, uluslararası sertifikalı bir eğitmen. Türkiye'de ulusal kahve yarışmalarının oluşmasına öncülük etmiş, dünya kahve şampiyonalarında görev alan bir SCA hakemi.

Coffeetopia kahve dükkanlarını kuran ve daha birçok farklı projede yer alan Şerif Başaran, Sanremo Türkiye distribütörlüğünün yanına dünyaca ünlü üst segment kahve kavurma makineleri markası Giesen'in Türkiye distribütörlüğünü de ekledi. Bu bahaneyle biz de kendisiyle hem kahve kavurma hem de satın alma ve kullanma süreçlerinin incelikleri üzerine detaylı bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Öncelikle genel olarak kendinizi tanıtır mısınız?

Kahve sektörüne 15 yıl oldu gireli. İlk önce kendi kafemi açarak işe başladım. Hemen bir sene sonrasında 2003 yılında dünya barista şampiyonundan eğitim aldım. 2005 yılı itibariyle büyük kurumsal firmalara -ki buna Gloria Jeans Avustralya da dahil- barista ve franchise eğitimleri verdim. 2007 sonu 2008 başı Türkiye'ye geldim. Gelir gelmez Kadıköy'de imalathane kurdum. Nitelikli kahve satışının belki de ilki o zaman başladı. Ufak, 5 kiloluk bir makineydi o zamanlar kullandığımız. Bu makinelerle çok büyük miktarlar olmasa da aylık 300-400 kiloya yakın bir nitelikli kahve satışımız o zamanlar başladı.

Aynı yıl, yani 2008 yılında Türkiye'nin ilk SCA koordinatörü olup, Türkiye'de ilk resmi barista yarışmalarını düzenledim ve dört yıl üst üste Türkiye şampiyonlarının uluslararası arenada kendilerini göstermeleri için koordinatörlük yaptım. 2009 yılında uluslararası alanda Türkiye kahve yarışmaları direktörüydüm. Yarışmaları ilk ortaya çıkartan, kuralları oluşturan, dünya çapında da tanınması için çaba gösteren kişiyim. 2008 yılında iki bin üye içerisinden, eğitim dalında dünyanın en iyi kahve eğitmen ödülleri içerisinde sayılan Coffee Excellence Award aldım. 2010’dan beri dünya şampiyonalarında hakemlik yapıyorum. Hem teknik hem sensory, yani tatsal hakemim. Latte art dünya şampiyonalarında da hakemlik yapıyorum.

Kahve kavurma eğitimleri, barista eğitimleri, brew eğitimleri verme yetkisine sahibim SCA'dan. Bugüne kadar Türkiye ve yurtdışından toplam 950'ye yakın öğrencim var ve her ay İstanbul'da İzmir'de ve Ankara'da eğitimlerim devam ediyor. Genelde de bu eğitimlerin bir ay öncesinden kontenjanı doluyor, bu sebeple daha da sık periyotlarla artık düzenlemeye çalışıyoruz.

Hobi olarak başlamama rağmen, kafeler açmaya başladım. Üç tane kendimize ait Coffeetopia var, Nijerya'da iki tane ortak olduğumuz kafe var. Yine Nijerya'da yüz dönüm kahve çiftliği var kiraladığımız. Gürcistan'da kafe var. Tahran'da, Türkmenistan'da ve Azerbaycan'da kahve kavurma tesisi var. Sanremo makinelerin Türkiye distribütörüyüm. Ayrıca Giesen makinelerin de Türkiye distribütörüyüm. Sanremo makinelerin Ar-Ge ekibinde çalışıyorum İtalya’da. Yeni tasarladığımız Sanremo Opera ve Cafe Racerların da telif hakkına sahibiz.

geisen-kavurma-serif-basaran

Giesen makineler Türkiye'ye ilk defa getiriliyor. Giesen nasıl bir markadır, ne şekilde konumlanır sizden öğrenelim.

Kahve kavurma makineleri içerisinde Giesen, üst segment olarak tabir ettiğimiz, dünyanın en iyi kahve kavurma makineleri içerisinde yer alıyor. Branding yani marka konumu açısından, kafe tipi artı yarı sanayi olarak, dünyada en iyi bilinen markalar içerisinde; Probat, Giesen, Diedrich vardır. Daha da sanayi tipine bakılırsa yine Probat, Petroncini gibi çok büyük, yani 100 kiloluk, 200 kiloluk makine yapan yerler de mevuct.

Giesen çok yeni bir marka sayılır aslında, daha 10-12 yıl oldu bağımsız ve kendi üretimine başlayalı. Ondan önce zaten Probat'ın bir nevi fason üreticisi, daha exclusive makineleri üreten bir fabrikaydı. Şimdi 10-12 yıldır kendi markasıyla ve kendi dizaynıyla -ki şekli biraz lokomotifi andırıyor- makineleri üretmeye başladı. Özellikle de son 3 yıldır çok büyük ataklar yapmaya başladı. Özellikle kahve kavurma dünya şampiyonaları düzenlendiğinden beri. Çünkü dünya kahve kavurma şampiyonalarının ana sponsoru ve makine sponsoru. Yarışmaya katılacak olan dünya birincisi olsun, ülkelerin ulusal birincileri olsun, Giesen genelde onları destekleyip onlardan da geri bildirimler alarak fikir alışverişi yapıp, makinesini nasıl daha ileri götürebilir, nasıl kahve kavuran kişilere ulaşıp neler eksik görülüyor veya nerede zorlanılıyor, bunlar üzerine çalışarak tespit edip Ar-Ge ekibine yeni makineleri yaptırtıyor.

Yani ısı kontrol sisteminden tutun eksoza kadar veya hava sirkülasyonundan soğutma sistemine kadar, normalde üreticinin kahve kavurana ya da baristaya sormadığı şeyleri soruyor. Normalde üretici 100 yıl önce dedesinden ne öğrendiyse, hala "dedem yapmış, bu makineleri satmış ben de satmaya devam edeyim" diye böyle bir geleneksel kafayla gider. Fakat bunlar yeni bir şirket olmaları sebbiyle dedelerine soramamışlar! N'oluyor tabii, piyasadaki kullanıcılara soruyorlar ve bu açıdan gerçekten dünya çapında kahve kavurma konusunda çok ileri düzeyde olan kavurucularla ortaklaşıp, projeler düzenleyip, yeni makinelerin Ar-Ge ekibine ve teknolojisine bu bilgileri aktarmaya çaışıyorlar. Bu sebeple de Giesen'i hakikaten diğerlerinden daha hızlı şekilde üretiminde teknolojiye cevap verebilen bir marka olarak görüyorum.

Giesen'in 50-300 gram arası sample roasterları da var. Numune gelen kahveleri kavurmak için. 1 kiloluk makinesi var, 1kg'lik kahvede 100 grama kadar düşebiliyorsunuz. 6kiloluk var, daha çok dükkan tipi dediğimiz, bu makinede 500 grama kadar düşebiliyorsunuz ki normalde bu mümkün değil. Bir kahve kavurma makinesiyle normalde kapasitenin yarısına kadar düşebilirsiniz. Yani 6 kg'lik makinede 3 kg'dir ama burada 500 gr'ye kadar düşme şansı veriyor size, çünkü eksozu her şeyi otomatik olarak kendisi ayarlıyor. 15 kiloluk, 30 kiloluk, 60 kiloluk ve 140 kiloluk var şu anda. Onu da Güney Kore'de yakında tanıttık.

Türkiye'deki yabancı markalar içerisindeki belki de en büyük avantajı, bizi fabrikaya davet ederek makinenin tüm yedek parça kiti, arızalanabilecek olan parçalar, teknik servis olarak nelere dikkat etmemiz gerektiği, nasıl kurulur, nerede sıkıntılar olabilir, sıkıntı yaşanıyorsa nasıl çözülür, bunun gibi, ekiple birlikte teknik verileri de bizimle paylaşmaları. Online olarak çok güzel bir sistemleri var. Herhangi bir sorun yaşadığınızda doğrudan hem websitelerinde hem Twitter'da online birisi direkt size cevap veriyor, 24 saat. Hemen bir dosya açılıyor, numara atanıyor ve anında size cevap veriliyor. Sorun çözülene kadar da sizle irtibatı kesmiyorlar.

Bu çok etkileyici, bana bile belki bu sebeple ihtiyaç duyulmayacak Türkiye'de, ama tabii İngilizce olduğundan dolayı bir nevi burada köprü görevi göreceğim. Sorunu ben gidip tespit edeceğim, ben çözemiyorsam Hollanda ile aradaki köprü olacağım açıkçası. Bizim için tabii en önemli nokta makinenin bir an önce faal olması. Yedek parça olsun veya herhangi başka bir arıza olsun, her geçen gün sonuçta kahve kavuran için büyük bir kayıptır.

 

Yabancı markalarda yedek parça ve teknik servis desteği herhalde daha da dikkat edilmesi gereken bir konu, bulunabilmesi açısından.

Yedek parçalar aslında -kahve makinelerinde de öyledir- ikiye ayrılıyor. Türkiye pazarında da bulabileceğiniz çok sayıda yedek parça var. Mesela brulör sistemi, diyelim ki Honeywell modelidir içindeki kullanılan. Çok kaliteli bir brulördür ama Türkiye'de de Honeywell'in bir distribütörü var sonuçta. Yani oradan da bulunabilir. Fakat ikinci kademe olan yedek parçalar, makinenin yazılımı ile alakalıdır ve Türkiye'de hiçbir yerde bulamayacağınız parçalardır. İtalya'dan veya Hollanda'dan en az bir iki gün içerisinde gelen parçaların burada özellikle yedeği bulunması gerekiyor ki hemen müdahale edebilelim. Bu genelde daha çok mekanik değil de elektronik kısımdadır.

Tabii başka bir alternatif daha sunulacak, ileriye dönük onu da şimdi plana alıyoruz. Müşteri zor duruma düşmesin diye bizim kendi elimizde bulunan Giesenleri de kullandırma şansı vereceğiz. Diyelim ki makine beş günlük bir arıza vermişse, ya da başka bir sebepten dolayı, kullanıcı diyelim ki imalathanesini taşımak zorunda kaldı veya bir arıza yaşadı veya binayla ilgili bir sorun yaşadı. Gelip bizim makineleri kullanabilecek. Cropster'a bağlanarak aynı profilde aynı şekilde kahvesini kavurmaya devam edebilecek. Buradaki amaç bir an önce sorunu çözme odaklı. Normalde espresso makinelerde sorun olsa yanında espresso makinesi götürüyorsun ama kahve kavurma makineleri 1 tondan 5 tona kadar çıkan makineler olduğu için size bizim makineyi bırakalım diyemiyoruz ama onun yerine gelin bari bizim yerimizde yapın diyoruz.

geisen-kavurma-serif-basaran-2

Yani işin başından sonuna her hizmeti sunuyorsunuz.

Evet. Büyük kahve kavurma makine üreticilerinin çoğu genelde fabrika çıkışlı, ex work olarak çalışır. Yani fabrika der ki; biz sizin için tam istediğiniz şekilde, custom'sa custom, yani ahşap tutamaklarına kadar seçebildiğiniz, yanına logo vurdurabildiğiniz, istediğiniz renk boyattırabildiğiniz şekilde hazırlayacağız. Bunlarda zaten bir sıkıntı yok. Fabrika tarafında her şey, makinenin fabrikadaki kasasına kadar her şey hazır oluyor. Buradan itibaren de biz destek olabiliyoruz. Hollanda'da nakliye şirketimiz var, fiyat veriyoruz diyoruz ki bu malımızı bu fiyata getirebiliriz, bu bir alternatif olarak sunulabiliyor. Çünkü Giesen'den makineler alındıkça nakliye firmaları da, tek bir firmayla çalışalım diye daha uygun fiyatlar vermeye başlıyor. 1 tonluk makine şu anda belki siz almaya kalkışsanız 350 euro olacak, biz aldığımızda 250 euro olacak.

Türkiye gümrüklerinde işlemler için sonuçta bütün evrakları fabrika veriyor ama yine de Türkiye'de bazen bunu kategorize edecek bir gümrük firması olmayabiliyor. Ya da normalde siz hiç ithalat yapmıyorsunuz, bu durumda diyoruz ki bizim gümrük firmamız zaten mevcut, bu arkadaşlarla görüşebilirsiniz, zaten bu makineleri daha önce de getirdiler, hangi dosyaların hazırlanması gerektiğini biliyorlar, tümünü bu firmaya yaptırtabiliriz ve ücreti de bellidir. Yani bir yandan çok şeffaf bir şekilde, Türkiye'ye kadar hem lojistik açıdan hem gümrük işlemleri açısından sonrasında da doğrudan antrepodan sizin fabrikaya veya kafeye girişi, kurulumu yani aşamaların tamamında yardımcı olacağız.

Daha önce ithalat yapmamış, ciddi masraf yapacak kimseler için her şey dört dörtlük olsun istiyoruz. Gümrük bazen çok üzücü olabilir, eğer evraklarınız tamam değilse. O mal antrepoda durdukça her gün için de para ödüyorsunuz. Daha da önemlisi belki bir açılışınız var, bir haftada makineyi çıkartacağınızı düşünürken 1 ay geçiyor 5 ay geçiyor, hala o bir evrak yüzünden sokamıyorsunuz. İşte oralarda devreye girmek istiyoruz, yani uğraşmayın, bunun bedelleri bellidir, biz sizin için yapalım halledelim. O sebeple zaten Giesen de bizimle bu projeyi yapmak istiyor. Yoksa bize ihtiyacı yok aslında, neredeyse her şeyi sağlayabiliyor ama en önemli noktalar işte ithalat kısımları, buradaki servis kısmı ve buradaki kullanıcıyla fabrika arasında köprü oluşturmak istiyoruz.

 

O zaman soralım, buradaki kavurucu, genel piyasaya göre Giesen makineleri fiyat olarak nasıl görecek?

Tabii, Türkiye pazarından pek karşılaştırma yapamayız. Çünkü Türkiye pazarıyla fiyat farkı 3-4 katına kadar çıkabilir aynı kapasite bir makine için. Örnek vermek gerekirse, uluslararası makinelere bakıyoruz işte Probat, Giesen, Diedrich olsun, 5-6 kg kapasite makinelerde fiyatlar 19-21 bin euro arasında değişiyor. Bunlar fabrika fiyatları. Türkiye'de ise 5 kg'lik bir makine, son fiyatları bilmiyorum şimdi ama aşağı yukarı 30 bin TL civarıdır. Bu açıdan bakıldığında 20 bin euro çok ciddi bir yatırım sonuçta. Ancak bunun geri dönüşümü olur mu olmaz mı buna tabii kullanıcı kendi karar vermesi lazım. Niye bir Giesen alıyoruz da yerli bir firmadan almıyoruzu araştırarak kendisi bulacak açıkçası. Yani ben başka bir markayı kötüleyerek ya da Giesen'i çok üst noktalara çıkartarak ne kadar anlatırsam anlatayım sonuçta kullanmadan bunu açıkçası göremiyorsunuz.

Ben uzun yıllar yerli kullandım, hala kullandığım makineler de var mesela 30 kg'lik makinem gibi. Yine de bana özel yapılan bir makine gerçi. Yerliler iyi ya da kötü demiyorum burada fakat Giesen'in fiyat farkı ya da bir Probat'ın fiyat farkının ne anlama geldiğini ancak kahve kavuran anlayacaktır. Yani sıfırdan gelen birine anlatmak çok zor. Basite indirmek gerekirse Giesen segmentinde kullandığınız makineyi, çok rahat kullanabildiğiniz bir Bentley gibi düşünün. Yani arkanıza yaslanın, ona rağmen zorlanmadan bir 300 km/h gidebiliyorsunuz gibi. Diğer makinelerde de 300 gidersiniz ama zorlanırsınız, şimdi vites mi değiştirecektim şu kadranda da birşey yazıyor vesaire, biri otomatik vites diğeri manuel F1 arabası gibi düşünün. İkisi de yüksek performanslı, ikisi de sizi sonuca ulaştırabilir ancak biri sizi daha çok yorar diğeri az yorar. Büyük fark aslında burada.

Fiyat segmentleri dediğim gibi 20 bin euro civarı 6 kg'lik makineler, 1 kg'lik makineler de 10-12 bin euro arasında. 30 kg'likler 60 binlerden başlıyor, özelliklerle birlikte, yeşil çekirdeği yukarı taşıma, taş ayıklayıcı vesaire, komple bir 75 bin euro'ya falan geliyor, bütün tesis kurulacaksa. Bunları ama leasingle de alabiliyoruz bu arada. Yani müşteriye, yüzde 1 kdv ile doğrudan fatura onlara kesilir, doğrudan leasing işlemleri yapılır ve 24 ay veya 36 aylık taksitlerle de bu malzemeyi çekebiliyor Türkiye'ye. İlla yani peşin ödeme şart değil. Böyle bir durumda aylık 1kg'lik makineyi 400-500 eurodan alabilirsiniz.

 

Böyle uluslararası büyük markaların bir avantajı da eğitim ve know-how desteği olsa gerek. Türkiye kullanıcısı bundan ne yönde faydalanacak?

Giesen tabii uluslararası alanda gerçekten çok sağlam kahve kavurucularla ve eğitmenlerle çalışıyor. Mesela 2016 kahve kavurma dünya şampiyonu, ya da en başta kahve kavurma dünya şampiyonasını yaratan kişi gibi. Makinelerin gerçekten kahve kavurmayı anlayanlar tarafından satılmasına çok önem veriyor. Tüccarlar veya parası olan değil, bu yaklaşımla gitmiyor, makinemi satan kahve kavurmadan iyi anlasın ki müşteriye de bunu aktarabilsin diyor. Ben dediğim gibi kahve kavurma eğitimleri veriyorum zaten fakat bugüne kadar hep çok büyük kurumsal firmalara verdim. 30 kg'lik, 100 kg'lik makineler. Hatta Almanya Hamburg'da, Probat’ın M3000 modeli, 1000 kg'lik makinede eğitim verdim. Yani bir batch'de, 15 dk'da 1 ton kahve kavuran bir makineden bahsediyoruz.

Fakat Giesen ile birlikte bizim şirket içerisindeki yapıyı biraz değiştiriyoruz. Çünkü bu eğitimler çok teferruat isteyen, uzun süren ve maliyetli işler. Kahve tüketiyorsunuz, neredeyse 6-7 gün boyunca bilfiil öğrenmek isteyenlerle vakit geçiriyorsunuz. Sertifikalar uluslararası olduğu için epey bir ücret tutuyor. Bunu normalde 2-4 kişilik sınıflarda yapmak neredeyse imkansızdı. Şimdiyse biraz yapıyı değiştiriyoruz. Biraz daha işi açabiliyoruz, barista eğitimleri gibi 8-10 kişilik sınıflara yayacağız bunu. Kahve kavurma müfredatına bakılırsa, ilk temel eğitimler 2 günde çıkacak gibi görünüyor, ben 3 güne yükseltiyorum temeli. Bir üst seviyesi müfredata bakılırsa 3-4 günlük gibi görünüyor ama bence yine bu süre içerisinde asıl istenen anlatılamaz çünkü kavrulan kahvelerin bir de tadım kısmı var. Yanlış kavrulduğunda nasıl bir tatla karşılaşacağımızı da göstermek istediğimden dolayı ve hemen kavrulma sonrası içemediğimizden dolayı toplamda 6+2 günlük gibi bir eğitim düzenlenecek.

Bu eğitim programı da Nisan itibariyle faaliyete sokulacak. Programlar ve paketler yapacağız, paketler içerisinde işte 6 kg'lik makine alana yüzde 50 indirimli, 15 kg'lik alana bedava, 30 kg'lik alana hem bedava hem de kurulum yüzde 50 indirimli gibi şeyler olacak. Bu tabii benim için de büyük avantaj sağlayacak, eğer ki kahveyi kavuran kişi Giesen'i doğru kullanıyorsa beni çok fazla aramayacaktır. Amaç burada tabii sorunsuz kullansın. Yani servisten kazanmak istemiyorum, sorunsuz kullansın istiyorum. Elbette yine de sorunlar yaşıyorsa o başka ancak kahve kavurmayı bilmeyen biri sizi her gün arayacaktır. Şu anda çiğ çıktı, makinenin ısıtması mı iyi değil, havalandırması mı iyi değil, anlamadığından dolayı her gün sorun yaşayabilir. O sebeple makine satarken mutlaka öğretmemiz gerekiyor, öğretebilmek için de kahve kavurmayı çok iyi bilmemiz gerekiyor.

geisen-kavurma-serif-basaran-4

Peki Giesen'in hazırca başvurulabilecek, kavurma profilleri vesaire konularda basit kaynakları da var mıdır?

Giesen'in kendisi fabrika olarak, yönetimde bulunan ya da Giesen'in sahibi, hiçbir zaman "biz kavurucu olarak çok iyiyiz" gibi bir iddiaları olmadı, olamaz da zaten. Bu biraz Mercedes'in CEO'sunun F1 Mercedes'i kullanması gibi birşey olur. Yapamaz. Tabii ki belki F1 izliyordur, o da biliyor arabasının performansını ama kendisi kullanamaz. İşi o değil. İşi, tamamiyle kahveyi her gün kavuran, belki on kez kavuran kişilere bırakmaktır.

Crospter diye bir program var, uluslararası alanda Probat da kullanıyor, Giesen de Joper de. Türkiye'deki Toper'e de bağlayabilirsiniz Cropster'ı. Giesen de Cropster ile güzel bir işbirliği yaptı. Cropster'ın websitesinde bile var, elinizde Giesen makinesi var mı diye soruyor, varsa kalibrasyonu otomatik yapıyor. Giesen makineler fabrika çıkışlı Cropster ile uyumlu oluyor. Eskiden biz buna bilgisayarlarda "plug and play" diyorduk. Tak kullan yani. Kavurduğunuz kahvenin miktarını giriyorsunuz, çıkan gramajı giriyorsunuz, nem oranı, kavurma derecesi gibi değerleri girdiğiniz vakit, uluslararası alanda da kavurduğunuz kahveyi paylaşabiliyorsunuz.

Yani dersiniz ki bu Etiyopya Yirgacheffe kahvesini 3 kg attım, 2 kg 350 gr çıktı, attığımdaki nem oranı yüzde 11'di, 13 dk 50 sn'lik bir süreç sürdü, 11'inci dk'da birinci çıtlamayı duydum, filtreye göre kavurdum ve şu an aldığım koku müthiş. Bunu ben mesela Şerif Başaran olarak girdiğimde Cropster Hub'a, Türkmenistan'da eğitim verdiğim Kamuran da bu sisteme girip, “hocam bu kahveyi bu şekilde kavurmuş, bu kahveden bizde de var, ben de aynen bu profili kullanayım ve bakalım aynı kokuları tatları alabilecek miyim” diye bunu test edebiliyor. Yani Cropster hakikaten bilgi paylaşımı olarak çok güzel bir program.

Maalesef diyorum ki; Türkiye'de -uluslararası alanda da vardı bu ama artık zincirler biraz kırıldı- çok fazla, kahve kavurmada olsun barista olsun, demleme olsun, ki güncel hayatta da böyle, fazla paylaşımcı değiliz. Yani elde ettiği bilgiyi kolay kolay başkalarıyla paylaşmak istemiyor Türkiye'deki insanlar. Bu biraz kültürle de alakalı, biraz iş kaygısıyla da alakalı. Fakat yurtdışında bu yavaş yavaş değişmeye başladı. Artık, "bak ben bu şekilde kavurdum, siz de deneyin" diyorlar. Türkiye'de, "bak ben bunu elde ettim ama nasıl elde ettim söylemem" diyorlar. O yüzden Cropster, Türkiye'de paylaşmak olamasa dahi en azından bilgi almak açısından da çok faydalı olabilir.

 

Son olarak eklemek istediklerinizi alalım.

Giesen'in özellikle yapısal olarak diğer kahve kavurma makinelerinden farkı bence görüntüsü. 1kg'lik, 6kg'lik makinelerde mesela kahve çekirdeğinin kabuk toplayıcısı da bulunmuyor, içindedir. Yani tertemiz bir makineyi bir dükkanın içine koyabilirsiniz. Gürültüsü daha az çıkar, kafe ortamına da yakışacak çok şık bir görüntüye sahiptir. Endüstriyel gibi değil de sanki içerideki mobilyalarınızla da uymlu bir yapı olarak karşınıza çıkar. Bu açıdan da Giesen'in albenisi çok yüksektir. Hani hep teknolojisini konuştuk ama görüntü olarak da bana göre en güzel görüntü sağlayan makinelerdendir.

Bir de renk olarak insanlar genelde en sevdiği rengi seçer, bu yönden kişiliğinizi yansıtmak açısından, kurumsal imajınızı yansıtmak açısından özel bir makine yaptırtabiliyorsunuz. Mesela ben zeytin ağacını çok severim, benim bütün sampler olsun, açma kapama kulbu olsun her şey zeytin ağacından yapıldı. Bir başkası zeytin ağacı değil de mesela ceviz ağacı isterse özel olarak onu da yapıyoruz. Böyle olunca kişiselleştirme açısından, daha da bir bağlanıyorsunuz makineye. Neredeyse isim koyacak noktaya gelebiliyorsunuz. Arkadaşınıza falan ismiyle söylemeye başlıyorsunuz artık, “bir bak bakayım benim Terminatör ne durumda” falan diye. Ben mesela Transformer demek istiyorum benimkine çünkü yeşil çekirdek gibi, yenmeyen içilmeyen birşeyi “transform” edip başka bir hale getiriyor. Giesen’i tüm bu yönleriyle artık Türkiye'de temsil edebildiğimizden dolayı çok memnunuz.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP