Nitelikli kahveydi üçüncü dalgaydı derken, son yıllarda kahveseverlerin sözlüğüne birçok yeni terim girdi. Single-origin de bunlardan biri.

Tek bir spesifik bölgeden temin edilmiş kahvelere genellikle single-origin deniyor. Bu, tek bir çiftlik de olabilir, tek bir kahve çeşidinin belli bir bölgedeki farklı çiftliklerden toplanması da olabilir.

Peki bu mantığı daha da ileri götürürsek ne olur? Mesela single-origin süte ne dersiniz?

Single-origin kahveler, belli bir aromayı güçlü bir şekilde yansıtabilmeleri dolayısıyla aradığınız spesifik bir tada daha iyi ulaşabilmeniz sebebiyle tercih ediliyor. Bu da single-origin kahveler bulunduran butik kahvecilere zincir kahveciler karşısında bir avantaj sağlıyor denebilir.

Hollanda’da, TOP adında bir şirket, “Her bir inek özeldir, dolayısıyla her birinin sütü farklı bir tada sahiptir” diyerek single-origin süt fikrini sahipleniyor ve ekliyor, “Birininki dondurma misali kremalı gibi olabilirken diğerininki daha tatlıdır.”

Kahvenin olduğu gibi süt de tüketilebilir bir ürün haline gelmek üzere belli işlemlerden geçiyor. Pastörizasyon ve paketleme tesislerinde, yüksek hacimde sütün beraberce işleme tabi tutulması gerektiğinden single-origin ayrım potansiyeli ortadan kalkmış oluyor.

TOP, çiftçilerin kendilerinin pastörizasyon ve paketleme işlemlerini gerçekleştirebilmelerine olanak sağlayacak teknolojiler üzerinde çalıştıklarını böylece tekil ineklerden elde edilen sütün bu şekilde hazırlanabileceğini, dolayısıyla çiftçiye değer zinciri üzerinde daha çok kontrol sağlanacağını söylüyor.

Bu da gittikçe artan şekilde izlenebilirlik ve kişiselleştirme talep eden görece niş marketlerde tüketicinin tatminini artırmak ve yeni pazarlama ve imaj olanaklarının sağlanması demek. Elbette sonrasında sütte de blok zinciri teknolojisini görürsek şaşırmayız.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP