Olmadık Kahveler, füzyon mutfak yaklaşımını içeceklere taşıyarak denenmemiş tatlar ortaya çıkarıyor. Farklı malzemeleri kahveyle harmanlayan, fonda her zaman caz müziğin ziyaretçilere eşlik ettiği atölye mekanında, barista ve gastronomi uzmanlarından oluşan bir ekip görev yapıyor.

Dünya Gıda sitesi, Olmadık Kahveler Atölyesi Kurucusu Seçkin Canan ile konuştu.

"Sütün kesilmemesi, kahve kremasının korunması, diğer malzemelerin kahve tadını bastırmaması, asiditelerin doğru ayarlanması derken kendilerini ellerinde kağıt kalem, önlerinde tablolar, rakamlarla uğraşırken bulduklarını söyleyen Olmadık Kahveler Atölyesi Kurucusu Seçkin Canan, 'Keşfettikçe her şey güzelleşmeye başladı; alışılmış yüzde 100 Arabica orta kavrulmuş çekirdeklerin aksine, farklı dokularda asiditelerin çakışmaması için daha yoğun kavrulmuş kahve çekirdeklerini, Robusta çekirdeklerle harmanlayarak kullanmaya başladık' dedi.

'Geçmişinde çok uluslu bir toplum yatan ve farklı kültürlerden beslenerek zenginleşen bir ülke olarak, lezzette sınırları ortadan kaldırıyor, farklı tatları karıştırarak füzyon içecek ve yiyeceklerin kapısını ardına kadar aralamayı sürdürüyoruz. Türkiye’nin yetiştirdiği aşçıları, onların elinden çıkan yeni ve sıra dışı tatları heyecanla takip ediyoruz” dedi. Canan, 'Biz de Olmadık Kahveler Atölyesi’nde farklı lezzet keşifleri yaparak çizginin ötesine geçmeyi kendimize ilke edindik. Yüzyıllardır yapıldığı gibi, her tadın bu coğrafyaya özgü olmasını ve kahveyi de buna göre şekillendirmeyi kendimize misyon edindik' şeklinde konuştu.

Yola çıkışlarının 3. nesil kahvecilerin yaygınlaşmaya başlamasıyla eş zamanlı olduğunu kaydeden Seçkin Canan, 'Bizim için standart değil, farklı olan değerli. Bu yüzden bazı temel tatlar tüm dünyada standartlaşmaya başladıkça, biz de 'bize özgü' olanın arayışına girdik. Balat’taki iş geliştirme atölyemizde, farklı alanlarda yaptığımız işi mutfağa da taşıyamaz mıyız sorusuyla birlikte başladı her şey. Bir nevi laboratuvar gibi çalışan Ar-Ge mutfağımızda önce kağıt üzerinde çalışıp, ardından uygulama yaptık. Örneğin; Her meyve, her baharat veya her özüt, kahveyle bir araya gelemiyor. Öyle ki çikolata barındıran tariflerde, çikolatanın oranı biraz değişse, kahvenin tadı tümüyle bozuluyor. Kahvelere proteinli, bademli, laktozsuz, yağlı, yarım yağlı sütler veya soya sütü eşlik edebiliyor. Düşünün ki 6 çeşit süt kullanılıyor farklı farklı tarifler için. Bunlara yöresel malzemeler ya da şuruplar veya komposto yapılmış meyveler, yeşillikler eşlik ediyor' ifadelerini kullandı.

Ekibin imzasını taşıyan ve özel reçetelerle hazırlanan menüde, yaz ve kış toplamda 29 farklı olmadık kahve ve 16 farklı, kahvesiz olağan dışı lezzetin bulunduğunun altını çizen Canan, 'Ancak bir de arka tarafı var işin… Analitik çalışma pratiğinden gelen alışkanlıkla; önce Alfa süreci uyguluyor ve kendi içimizde denek grupla tadıyoruz, burada elenen tarifler oluyor, sonra menüde 'neden olmasınlar' başlığı altında deneysel tatlara açık müşterilerimize sunuyoruz, onlardan görüş alıyoruz. Bu süreçte de elenenler oluyor ki buna da Beta süreci diyoruz. Bu süreçten de başarıyla çıkan kahveler ise 'olmadık kahveler' başlığı altına taşınıyor' dedi."

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP