Dünyanın en büyük kahve zinciri Starbucks, bilindiği üzere çalışanlarına eleman demektense partner demeyi tercih ediyor. Böyle yaparak çalışanlarında önemsendiği ve büyük bir takımın parçası olduğu hissi oluşturmayı amaçlıyor.

Geçen sene, 10 yıldır Starbucks’ta çalışan Jaime Prater, çalışanların yaşadığı birçok sorunu yüksek sesle dile getirmeye başlamış ve onların sesi olmuştu. Yoğun katılımlı bir imza kampanyası da başlatan Prater, zamanın CEO’su Howard Schultz’un dikkatini çekmeyi başarmıştı.

Görüşmeler sonucu şirket, çalışanların maaşlarında artış sağlamış ve giyim zorunluluğunda daha toleranslı davranmaya başlamıştı.

Öyle görünüyor ki yeni CEO Kevin Johnson da Prater ile tanışmak zorunda kalacak. Prater bu sefer süregelen personel eksikliğinden ve son zamanlarda müşteriler arasında hızlıca yaygınlaşmış olan mobil sipariş ve ödeme imkanlarından yakınan bir kampanyaya öncülük ediyor.

Müşteriler için kolay ve rahat görünen mobil sipariş sistemlerinin kahve dükkanı atmosferini öldürdüğünü söylüyor Prater. Bunların baristalar için çalışma ortamını temelden değiştirdiğini, zaten eksik olan personel sayısı nedeniyle bu sistemin baristalara aşırı yük bindirdiğini, tezgahın arkasını bir savaş alanına çevirdiğini ve bir o kadar kötüsü, bu sistemler sayesinde müşterilerin dükkana varmadan önce siparişini verdiğini, dükkana geldiğinde içeceğini alıp yoluna devam ettiğini bunun da insanların dükkanda zaman geçirmesine mani olduğu için kahve dükkanı deneyimini öldürdüğünü belirtiyor.

Bahsedilenlere bakılırsa gerçekten de ciddi değişimler oluşmuş gibi görünüyor. Bakalım Jaime Prater bu sefer de çalışanların sesi olup yeni CEO ile masaya oturabilecek mi, mobil sipariş ve ödemeye bu kadar yatırım yapmış ve müşteri bazında başarılı olmuş Starbucks nasıl bir yol izleyecek, bekleyip göreceğiz.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP