İtalya’nın prestijli kahve markası Caffè Vergnano, Türk kahvesi harmanını geliştirdi. Eminim onu başka büyük dünya markaları da izleyecek.

Üç yıl önce aralık ayında Türk kahvesi UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası listesine alınmıştı. İlk kez bir içecek bu listeye kabul edilmiş ve ilk kez bir kahve çeşidi bir ülkenin kültür mirasının önemli parçası olarak kabul görmüştü. Bu, kahvemizin dünyaya açılmasında çok önemli bir adımdı. Üç yıl sonra yine aralık ayında İtalya’nın prestijli kahve markası Caffè Vergnano’nun dünya pazarı için yeni geliştirdiği Türk Kahvesi harmanını İstanbul’da tanıttı.

 

100'ü aşkın şubenin mönüsünde yer alacak

Caffé Vergnano’nun departman yöneticisi Carolina Vergnano süreci şöyle anlattı: "İtalya ve yurt dışında kahve kültürünü tanıtmak 1882’den beri misyonumuz. Türkiye bizim için çok önemli bir pazar. Bundan böyle 20 ülkede 100’ü aşkın şubesi olan Caffé Vergnano kahve dükkanlarımızın önemli bir kısmının mönülerinde Türk kahvesi seçeneği de yer alacak…"

 

Elektrikli espresso makineleri her yerde yaygınlaştı

Arçelik’in piyasaya çıkardığı modern Türk Kahvesi makinesi ile ilgili 2005’te yazdığım bir yazıya dönmek istiyorum: "Güzel bir yemeğin ardından az şekerli bir kahve ısmarlamıştım. Tepemde dikilen garson, yüzünde hafif bir tiksinti ifadesiyle, “Bizde Türk Kahvesi bulunmaz efendim” dedi ve ardından bulunan kahveleri sıraladı: Espresso, cappucino, filtre kahve, Nescafe..." Elektrikli makinelerden önce İtalyanlar bununla kahvelerini yapıyor ama dış dünya onu tanımıyordu. Bu, elektrikli espresso makineleri yaygınlaştığında gerçekleşti. Zaman içinde Arçelik’in Telve’sinin yanına farklı bir teknolojiyle kaliteli kahve pişiren Arzum’un Okkası’da katıldı. Yine de hâlâ engeller vardı. Türk kahvesinin sahibi yoktu ama alafranga kahvelerin arkasında önemli dünya markaları vardı...

 

Üçüncü dalga kahve modası

Genç kuşak üçüncü dalga kahve ürünlerini bizde de tatmaya başladı. Bu akımla kahve bir gurme içecek kategorisine yükseliyordu. Bu arada dünya markalarının sadece cezveyle elde yapılan kahveyi tanıtmaları mümkün değildi. Ama artık onun makinesi vardı. Geriye pudra inceliğinde öğütülen ve çok hızlı bayatlayan Türk kahvesinin çekilir çekilmez pişirilmesi kalıyordu. Onda da kapsül yöntemi imdada yetişti. Bu sistemde taze kavrulup çekilmiş kahve hava geçirmeyen bir kapsüle hapsediliyor ve aroma tüketiciye eksiksiz sunuluyor.

Caffè Vergnano'nun Guatemala, Brezilya, Kolombiya, Etiyopya ve Rio Minas olmak üzere beş farklı kahve çekirdeğinden hazırlayıp ülkemizin yanı sıra dünyadaki şubelerinde de satışa sunduğu Türk kahvesi harmanının öyküsü bu. Eminim; onu zaman içinde başka dünya markaları da izleyecek. Geriye tek bir şey kaldı. Türk kahvesinin hâlâ günümüz koşullarına uygun, tescil edilmiş bir standardı yok. Bunu hemen tamamlayıp dünyaya ilan etmezsek, herkes kendi kafasına göre bir Türk kahvesi üretir, güzelim kahvemizi biz bile tanıyamayız...

[via: Gazete Vatan]

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP