Kahvenin dalgalarına akımlarına tarihçesine ve ağaçtan bardağa uzanan serüvenine zamanla iyice aşina olduk. Ülkemizde de üçüncü dalga tüm hızıyla yayılmaya devam ediyor.

Peki çoraplara da böylesine aşina olmaya var mısınız? Ne alaka dediğinizi duyar gibiyiz, biz de bağlantıyı kuramadık fakat Gazete Vatan yazarı Damla Doğan bizlerin yerine kurmuş;

"Çorap piyasası birçok kişi tarafından kahve pazarına benzetiliyor. 30 yıl önce kahve siparişi verdiğimizde kimse kahve çekirdeklerinin nereden geldiğiyle ya da kahvenin nasıl demlendiğiyle ilgilenmezdi.

Ancak kahve zincirlerinin artmasıyla 1-2 lira verdiğimiz kahveler yerine 10 lira verdiğimiz ama özel çekirdekli kahveleri ‘tercih’ etmeye başladık. Şimdi ise 3. nesil kahve zincirlerinin açılmasıyla harcadığımız rakamlar daha da arttı. Çoraplar için de aynı... Bir çift çoraba 40-50 lira harcamayı normal görenlerin sayısı her geçen gün artıyor."

Tabii, biraz zorlama bir benzetme olmuş. Hangi dönemde hangi kahveyi 1-2 liraya içiyorduk, fiyat artışları üçüncü dalga imajından mı kaynaklanıyor ve kimdir bu benzetmeyi yapanlar gibi basit sorularla kenarlardan sıkmaya başlayan bir argüman. Her gün kullandığımız eşyaların üzerine marka yapıştırıp 5 katı fiyatına satmak kapitalizmin ve modanın olağan işleyişi, öyle görünüyor ki çoraplar da bundan nasibini alıyor. Kahvenin üretim süreçleri ve üçüncü dalganın hikayesi ise, sıkça işlediğimiz gibi biraz farklı.

"Artık birçok kişi çorabı statü sembolü olarak da görüyor. Eskiden zaten sadece zenginlerin giyebildiği bir aksesuardı çoraplar. Bugün olay yine benzer bir noktaya dönüyor. Daha süslü, daha renkli çorap daha çok varlıkla eşdeğer gösteriliyor."

Biliyorsunuz arkadaşlar, pazarda üç çift çorap 5 lira. İyi kahve için ise dükkanlarda 6-12 lira arası birşeyler ödemek gerekiyor.

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP