Geçmişte film ve müzik ile sınırlı festivallere her geçen yıl yenileri eklenirken, Türkiye'de yeme-içme  etkinliklerinin belediyeler ve lokal etkinlikler dahil pazar büyüklüğü yaklaşık 750 milyon liraya ulaştı.

Müzik endüstrisi dahil olmak üzere Türkiye'de yılda ortalama 200 civarında festival ve festival kurgusunda etkinlik düzenlenirken, son dönemde yeme-içme endüstrisi odaklı etkinliklerde ciddi bir yükseliş trendi yakalandı.

Konuya ilişkin soruları yanıtlayan etkinlik ajanslarından dsm group'un Kurucusu ve Başkanı Alper Sesli, İstanbul'un son 2 yıldır kahve, makarna, çikolata, çay, kahvaltı, hamburger ve pizza gibi birçok festivale ev sahipliği yaptığını anlattı.

Sesli, "Teknoloji devriminin ardından tüm dünyada 'gaming' adı altında, online ya da offline oyun pazarında çok büyük gelişmeler var. Bu bağlamda  İstanbul’da LOL finallerinin biletleri yok satarken, İstanbul Comics & ART Festival başka bir kanal yarattı. 2017-2018'de muhtemel büyüme trendi özellikle  bu tarafta (gaming) yoğunlaşacak gibi gözüküyor" şeklinde konuştu.

En çok talep gören festivallerin müzik olmaya devam ettiğini bildiren Sesli, müzik festivallerinin düzenlenmesinde, dövize karşı liranın zayıflamasıyla  oluşan maliyet makasları sonucu eskiye oranla bir azalış görüldüğünü kaydetti.

 

Bir festivali ayağa kaldırmanın maliyeti 500 bin liradan başlıyor

Alper Sesli, doğru içerikte bir festivali ayağa kaldırmanın maliyetinin operasyonel anlamda 500 bin liradan başladığını belirterek, şöyle devam etti:

"Bu bütçelere festival için yıl boyunca satış, pazarlama, pr, reklam ve organizasyon ekipleri dahil değil. Son dönemde güçlü gözüken festivallerin ise 500 bin-2 milyon 500 bin lira yatırım maliyetleri söz konusu. Her şey çıktıktan sonra yatırımcısına minimum yüzde 20-30 bazında bir net gelir bırakması adil bir  ticari ortalama olabilir. Örneğin, İstanbul Coffee Festival, operasyonel maliyetler olarak üst sınırda bir organizasyon. Bu bağlamda yatırımcısına ciddi risk maliyetleri getirmekte. Aynı festivale katılımcı markaların harcadıkları, tüketicinin harcadıkları, bölgeye getirdiği hareketlilik, küçük esnaftan taksicisine kadar hareketliliğine bakıldığında 15 milyon liralık bir ekonomi yarattığı gerçektir. Fakat yaratılan tüm bu ekonomi büyüklüğünde, ana yatırımcı firmanın geliri yüzde 5-6 bandını geçememektedir."

Ortalama bir festivalin 15 ila 45 lira arasında bilet fiyatına sahip olduğunu bildiren Sesli, "Adının önünde İstanbul markası taşıyan tüm etkinliklere ulusal hava yollarından yerel belediyelere, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na değin herkesin destek olması gerektiğini düşünüyorum. Bu ücrete karşılık festival  takipçisinin nasıl bir duygu yaşadığı ve ne tür bir duygu ile alandan ayrıldığı çok önemli. Sonuç olarak 'deneyim odaklı', eğlenceli ve lezzetli bir festival  alanını terk ediyor olmak, kişilerin sonraki tüketimlerini marka bazına olumlu olarak yöneltecektir" şeklinde konuştu.

 

Festival: 5 trilyon dolarlık endüstri

dsm group Kurucusu ve Başkanı Sesli, Türkiye'de yeme-içme etkinliklerinin pazar büyüklüğünün, belediyeler ve lokal etkinlikler içinde olmak üzere 500-750 milyon lira civarında bulunduğunu ifade ederek, İstanbul Coffee Festival'in, 30 bine yakın ziyaretçisiyle alanında dünyanın en büyük iki kahve festivalinden biri konumuna ulaştığını bildirdi.

Sektörün dünyada sürekli büyüme trendinde bulunduğuna işaret eden Sesli, "Neredeyse tüm Avrupa kıtası, Güney Amerika, Kuzey Amerika, Uzak Doğu  çarpıcı rakamlara sahip. Yerküre üzerinde yaklaşık olarak 5 trilyon dolarlık bir endüstrinin önemli başlıklarından biri festival. Büyük emeklerle yaratılmış,  önemli bütçeler harcanmış faaliyetlerin ülkemizde gerek marka tescili, gerek içerik korunması anlamında güvence altına alınamaması ile karşı karşıyayız."  şeklinde konuştu.

Festivallerin ciddi ölçekte turizm hareketliliği de oluşturduğuna dikkati çeken Sesli, "Büyük ekonomiler yaratan festival sektörü, turizmi de geliştiriyor. Deneyim ekosisteminin parçaları olan iyi içerik, iyi bilgi paylaşımı, iyi markalar ve iyi eğlence unsurlarını bir araya getirmeyi başardığınızda, evrensel kriterleri de yerine getirmiş oluyor ve dünya çapında tüm insanların beğenisini kazanacak konuma yükselmiş bulunuyorsunuz. Bunu başardığınız zaman festival endüstrisi, turizm boyutunu da yakalamış oluyor" değerlendirmesinde bulundu.

Çeşitli ülkelerden festival ihraç edilmesi yönünde talepler aldıklarını ve seçtikleri iki destinasyonla 2018'de işe başlamayı hedeflediklerini aktaran Sesli, "Tek ihtiyacımız projeyi ayağa kaldıracak ciddi marka ve devlet destekleri. Bunlar için de çalışıyoruz" dedi.

 

Gelecek günlerde düzenlenecek festivaller

Alper Sesli, gelecek günlerde düzenlenecek festivallere ilişkin de şu bilgileri verdi: "Bir şehir festivali olarak geniş bir katılımla gerçekleşen ve bu yıl  ikincisini düzenleyeceğimiz İstanbul Comics & Art Festival, 8-10 Eylül'de gerçekleştirilecek. Festivale grafiti sanatçıları, çizgi romancılar, karikatüristler, illüstratörler, animatörler, mizah dergileri, sanat galerileri, yayınevleri ve fanzinler katılacak. Festival bünyesinde çeşitli workshop çalışmaları, animasyon film gösterimleri, sergiler ve söyleşiler düzenlenecek.

21-24 Eylül'de İstanbul Coffee Festival’in 4’üncüsünü KüçükÇiftlik Park İstanbul’da düzenleyeceğiz. İstanbul Coffee Festival, ikinci yılında Avrupa'nın en büyük, üçüncü yılında Londra Kahve Festivali ile birlikte dünyanın en büyük iki kahve festivalinden biri konumuna yükseldi. Üç günlük kahve maratonuna dönüşen Ankara Coffee Festival, 29 Eylül-1 Ekim'de düzenlenecek. Ankara Coffee Festival, iyi kahveyi deneyimleme imkanı sağlayan ve nitelikli kahve kültürünün yaşanacağı kapsamlı bir etkinlik olarak kahve tutkunlarına dünyanın farklı ülkelerinden lezzetleri bir arada sunacak. Ayrıca, Acı Fest Chili & Chill etkinliği 13-15 Ekim'de KüçükÇiftlik Park İstanbul’da yapılacak. Acı Fest Chili & Chill, dünya mutfağı, usta şefler, barbekü partisi, konserler, süper acı  lezzetler, workshop etkinlikleri ve sokak lezzetlerini bir araya getirecek."

YORUMLAR

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısınız.
GİRİŞ YAP