BİLİM 3 kişi takip ediyor.

Yatmadan Önce Kahve İçmek Uykuyu Etkilemiyor

Yatmadan Önce Kahve İçmek Uykuyu Etkilemiyor

Bilim Yaşam Yeni bir çalışma, yatma vaktinden önce tüketilen kahve ve çayın uykuyu etkilemediğini ortaya koydu. Independent gazetesinin haberine göre, ABD'nin Florida Atlantik Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesinden araştırmacılar, gönüllü 785 kişiyi toplam 5 bin 164 gün ve gece izleyerek ne kadar kafein, alkol ve nikotin tükettiklerini kayıt altına aldı. Araştırma ekibi daha sonra bu verileri, katılımcıların uyku süresini ve uyku verimliliğini kaydeden bilek sensörlerinden elde edilen sonuçlarla karşılaştırdı. Çalışmada, nikotin ve alkol uykuyu bölerken, kafeinin uyku üzerinde etkisinin olmadığı görüldü. Çalışma ayrıca yatmadan önce içilen bir sigaranın uykuya dalmakta zorluk çekenlerde toplam uyku süresini 42 dakika, gece boyunca sigara kullanımının da uyku süresini yaklaşık 43 dakika azalttığını gösterdi.
Bardak Tercihiniz İçeceklerinizin Tadını Etkiliyor

Bardak Tercihiniz İçeceklerinizin Tadını Etkiliyor

Gastronomi Bilim Yaşam Yoksa siz de ince belli bardakta aldığınız çay tadını, diğer bardaklarda alamayanlardan mısınız? Eğer öyleyse buyrun bilimsel gerçeklere... Öncelikle, kullanılan bardağın malzemesinin sıcak suyun içindeki Caco3 dediğimiz kireçle etkileşimi tadı etkilemektedir. Çayda bulunan Tein ve Teanin gibi bileşikler ısı değişiminden çabuk etkilenirler. Bu nedenle ısı dağılımı ve korunumu önemlidir. Bu da tada etki etmektedir. Camın kimyasal formülü açısından üretimdeki reçetesi bile sonucu etkilemektedir. Hatta çay içtiğiniz cam bardağını üreten fabrikanın hammaddesini nereden aldığı bile tadı etkilemektedir. Örneğin mısır kumuyla yapılmış cam bardak ile yerli kum ile yapılmış cam bardak arasında ciddi farklar bulunmaktadır. 
"Çay Bitkileri ve Fındık Ağaçları Yaşlı, Yenilenmeleri Gerek"

"Çay Bitkileri ve Fındık Ağaçları Yaşlı, Yenilenmeleri Gerek"

Bilim Ekoloji Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Bahar Soğutmaz Özdemir, bitkileri hem hastalıksız şekilde ürettiklerini hem de bir yapraktan binlerce bitki elde edebildiklerini bildirdi. Yeditepe Üniversitesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Özdemir, bitki doku kültürü ile klonal üretim yöntemi hakkında bilgiler paylaştı. Özdemir, Türkiye'de fındık ve çay bahçelerindeki bitkilerin yaşlı olması nedeniyle verimlerinin düşük olduğunu, bu nedenle yenilenmeleri gerektiğini vurgulayarak, fındık ağaçlarının ve çay bitkilerinin yenilenmesinin en iyi yolunun, bitki doku kültürü ile klonlanarak üretilmesi olduğunu kaydetti.
Araştırmaya Göre Şekerli İçecekler Kanser Riskini Artırıyor Olabilir

Araştırmaya Göre Şekerli İçecekler Kanser Riskini Artırıyor Olabilir

Bilim Sağlık Yaşam Sorbonne Paris Cité Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, her gün 100 ml (haftada ortalama iki kutu) fazla şekerli içecek tüketmenin kanser riskini yüzde 18 artırdığı ortaya çıktı. Başka araştırmacılar ise bunda kan şekerinin de etkili olabileceğini, bu konuda daha kapsamlı araştırma yapılması gerektiğini dile getiriyor. 5 yıl boyunca 100 bin kişinin takip edildiği araştırma kapsamında yüzde 5'ten daha fazla şeker oranına sahip içecekler şekerli içecek olarak kabul ediliyor. Meyve suları, milkshake, enerji içecekleri, içine şeker katılan çay ve kahve de bu içeceklere dahil ediliyor. Araştırma ekibi sıfır kalorili yapay tatlandırıcılı içecekleri de inceledi ancak bunların kanserle ilişkilerini bulamadı.
Kahveden Boşalacak Ekili Alanı Kakao Doldurabilir

Kahveden Boşalacak Ekili Alanı Kakao Doldurabilir

Sektörel Bilim Ekoloji İklim değişikliği nedeniyle önümüzdeki yıllarda kahve yetiştirilmesine elverişsiz hale gelecek toprakların çoğunun kakao yetiştirilmesine uygun olabileceği belirtildi. Araştırmaya göre, bu anlamda kahveden boşalan yerleri kakao doldurabilecek. Çalışma, Panama’dan Orta Meksika bölgesine kadar olan coğrafyayı kapsıyor. Baş yazar Kaue de Sousa, “Bulgular iklim değişikliğine adaptasyon konusunda yeni fırsatlar sunuyor. Kakaoda ufak çiftliklere rağbette artış var, yapılması gereken çiftçilerin adaptasyonu için destek verilmesi” diyor. İklim değişikliği, toprakların olduğu gibi dolayısıyla ağaçların üzerinde de etkili olacak. Araştırma kapsamındaki bölgelerin ekosisteminin parçası olan ağaç türlerinin yüzde 80’inin azalacağı öngörülüyor. Bunların arasında toprak sağlığını yükselten ancak yüzde 56 oranında azalacak olan türler de var.
Araştırmaya Göre Kahve Gibi İçecekleri Tatları İçin İçmiyoruz

Araştırmaya Göre Kahve Gibi İçecekleri Tatları İçin İçmiyoruz

Gastronomi Bilim Yaşam İngiltere'de kahve ve alkol gibi içecekleri sevmemize neden olan etkilerin araştırıldığı bir çalışma yapıldı. Çalışma sırasında uyarıcı içeceklerde farklı reaksiyonlara neden olan mutasyonlar ilk kez keşfedilmiş oldu. Bilim insanlarına göre bu, seçimlerimizin içeceklerin tatları yerine onların bize nasıl hissettirdiğiyle alakalı olduğu anlamına geliyor. Bu buluş, obezite ve alkol bağımlılığı ile mücadelede yeni bir yaklaşımın ortaya çıkmasını sağlayabilir. Ayrıca yatmadan önce kahve içen bazı insanların nasıl rahat bir şekilde uyuyabildiğini ve bazılarının uyuyamadığını açıklayabilir.
Kahveyle Kenevirin Beyin Üzerindeki Benzer Etkisi

Kahveyle Kenevirin Beyin Üzerindeki Benzer Etkisi

Bilim Sağlık Bir grup araştırmacı tarafından yapılan bir çalışmada, tüm dünyada en çok kullanılan uyarıcı madde olan kafeinin (dolayısıyla kahvenin) beynimizi zannettiğimizden çok daha derinden etkilediği belirlendi. Çalışmada kahvenin vücuttaki bazı önemli sistemler üzerinde zincirleme etki gösterdiği ve kahvede bulunan maddelerin kanımızdaki metabolitleri önceden bilinene kıyasla daha fazla değiştirdiği anlaşılıyor. Araştırmada 47 kişi yer aldı. Bu kişiler çalışma başlamadan önce 1 ay kahve içmedi. Sonraki 30 günde de her gün 4 kahve içti. Daha sonra tüketim miktarı günde 8 kahveye çıkarıldı. Araştırma süresince biyokimyasal değişimleri takip etmek amacıyla katılımcılardan kan örnekleri alındı.
Kahve Telvesi Sudaki Ağır Metalleri Temizleyebiliyor

Kahve Telvesi Sudaki Ağır Metalleri Temizleyebiliyor

Bilim Ekoloji Kahve tüm dünyada en çok tüketilen içecekler arasında yer alıyor. Tahminlere göre yılda yaklaşık 6 milyon kahve telvesi ise çöpe atılıyor. Oysa kullanılmış kahvenin birçok faydası bulunuyor. Kahve telvesi zengin bir mikrop dünyasına yaşam alanı sunmaktadır. Öğütülmüş gübre elde edilebileceği gibi kahve telvesi hayvan yemi takviyesi olarak da kullanılabilir. Telvenin bir diğer şaşırtıcı özelliği ise metan ve diğer maddeleri soğurabilme özelliği. Cenova Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan Asmita Chavan, kahve telvesinde bulunan soğurucu etkinin daha fazla iyileştirilebilmesi için bir yöntem geliştirdi. Öğütülmüş kahveden elde edilen kahve, polimer köpüğüyle birleştirildiği zaman içme suyunda yer alan ağır metaller temizlenebilmekte.
Kafein Tüketiminin Püf Noktaları

Kafein Tüketiminin Püf Noktaları

Bilim Sağlık Yaşam Video Bilim sitesi Evrim Ağacı, kafeinin ne olduğu, nasıl çalıştığı, çocuklar ve yetişkinlerde faydaları ve zararları gibi birçok konuyu ele aldığı ve anlaşılır bir şekilde açıkladığı keyifli bir video hazırladı. "Çay ve kahvede bulunan en etkin madde olmasının yanı sıra kafein, kolalı içecekler, çikolata ve bazı ilaçlarda da bulunur. Kafeinin ağrı kesici ilaçlarda, kardiyovasküler hastalıklar ve sinir sistemi hastalıklarında etkili olduğu bilinmektedir. 100 mililitrelik bir bardak çayda 11 miligram, 100 mililitrelik bir bardak kahvede ise 41 miligram kafein bulunmaktadır. Yani ortalama 1 fincan kahve, kafein açısından yaklaşık 4 bardak çaya denk gelmektedir."
Kahve Bitkisi Türlerinin %60'ı Tükenme Riski Altında

Kahve Bitkisi Türlerinin %60'ı Tükenme Riski Altında

Sektörel Bilim Yaşam Ekoloji Uzmanlar dünyada bilinen 124 tür kahve bitkisinin yüzde 60'ının tükenmek üzere olduğu uyarısında bulundu. Kahvenin 100'den farklı türü doğal olarak ormanlarda yetişiyor ancak sadece bunlardan ikisi bizim içtiğimiz kahvenin bitkisi. Bilim insanları vahşi olarak yetişen kahvenin küresel kahve mahsulünde hayati olduğu için bu sayıların endişe verici olduğunu düşünüyor. Science Advances bilim dergisinde yayınlanan araştırmaya göre dünyada tüm bitkilerin beşte biri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya ama kahvedeki yüzde 60'lık oran oldukça yüksek. İngiltere'nin Kew kentinde Kraliyet Botanik Bahçeleri'nde görevli Dr. Aaron Davis, "Eğer vahşi kahve olmasaydı bugün dünyada bu kadar çok kahve içiyor olamazdık. Tarihte kahve üretimine baktığınızda kahve mahsulü için vahşi kahveyi kullandığımızı görürsünüz" dedi.
Çay-Kahve Tercihinizin Nedenleri Genlerinizde Olabilir

Çay-Kahve Tercihinizin Nedenleri Genlerinizde Olabilir

Bilim Yaşam İnsanların acı yiyeceklerden, acının zehri çağrıştırması yüzünden kaçındığı düşünülür. Fakat kahve ve çay hakkındaki yeni bulgular, acının her zaman kötü olduğu, dolayısıyla ondan kaçınmak gerektiği yönündeki yaygın inancın yenilmesine yardımcı olacak gibi görünüyor. Yeni bir araştırma için kafein, kinin (tonikteki acı tadı veren madde) ve yiyecek-içeceklerde doğal olarak bulunmayan, sentetik bir kimyasal olan propiltiourasil (PROP) gibi, acı kimyasalların tadının saptanmasında rolü olan genlerde yer alan DNA hücreleri incelendi. Avustralya, ABD ve İngiltere'den bilim insanları, İngiltere'de genetik bilgilerin depolandığı Biobank'ta verileri saklanan 400 bin kişinin DNA'sını inceledi. Araştırmaya katılanlara ayrıca, her gün kaç fincan çay ya da kahve içtiklerine ilişkin bilgiler de dahil olmak üzere, hayat biçimleri hakkında sorular yöneltildi.
Kafeinli İçecekler 1200 Yıl Önce Güneybatı Amerika’da Yaygınmış

Kafeinli İçecekler 1200 Yıl Önce Güneybatı Amerika’da Yaygınmış

Bilim Yaşam Güneybatı Amerika’daki arkeolojik alanlardan elde edilen 177 çanak çömlek parçası üstünde yapılan analizlerde kafeinli bu iki içeceğin kalıntıları arandı. Colorado’dan Chihuahua’ya birçok alandan alınan parçalar 650 yıllık bir yerleşimi kapsıyor. Analizler, seramiklerin yüzde 20'sinden fazlasında ya kakao, ya da çobanpüskülünden(Ilex vomitoria) yapılan ‘kara içecek’ isimli sert bir içeceğin kalıntıları olduğunu ortaya çıkardı. Bu, geçmişte Pueblo yerlilerinin ve diğer güneybatı kültürlerinin bu kafeinli içecekleri tükettiğine dair ilk kanıt oldu. Bugüne kadar kara içecek tüketiminin ABD’nin orta bölümündeki, Cahokia gibi kültürlerle sınırlı olduğu düşünülüyordu. İçecek burada arınma ritüellerinin bir parçası olarak ya da trans benzeri bir duruma geçmek için kullanılıyordu.
Çikolatanın Tarihi Değişti, Sanılandan Çok Daha Önce Keşfedilmiş

Çikolatanın Tarihi Değişti, Sanılandan Çok Daha Önce Keşfedilmiş

Bilim Yaşam Son zamanlarda çikolatanın tarihini değiştirecek bazı araştırmaların sonuçları yayınlandı. Bu tarihi aydınlatan araştırmaların ilkinde, araştırmacılar çikolatanın doğuşuna ışık tutacak bir araştırmaya imzaya atarak Criollo olarak bilinen nadir, lezzetli bir kakao varyantını incelediler. Genomik analizler modern kakao ağaçlarının 3 bin 600 yıl önce Orta Amerika'da evcilleştirildiğini gösteriyor. İnsanların kakao bitkisiyle ilişkisine dair en eski arkeolojik bulgu 2 bin 600 yıllık bir Olmec çömleğinde bulunmuştu. Ancak "evcilleşmiş" kakao meyvesinin ilk ne zaman üretildiğine dair bilgi yoktu. Bilim insanları kakao meyvelerinin çekirdeklerini analiz ederek bu soruya cevap aradı.
Arabica Kahvenin Gen Dizilimi Tümüyle Çıkarıldı

Arabica Kahvenin Gen Dizilimi Tümüyle Çıkarıldı

Sektörel Bilim Ekoloji İlly ve Lavazza markalarının partnerliğini üstlendiği araştırma projesi ile Arabica türü kahvenin tümüyle çıkarılmış ilk gen dizilimi kamuoyuyla paylaşıldı. Bu tip atılımların kahveyi iklim değişikliğinin etkilerine karşı koruma ve kahve kalitesini artırma yönünde faydaları olduğu belirtiliyor. Dünya Kahve Araştırmaları tarafından ücretsiz şekilde paylaşılan gen dizilimi, “Coffea Arabica Gen Dizilimi Projesi” adı altında Istituto di Genomica Applicata, IGA Teknoloji Hizmetleri, DNA Analytica ile Trieste, Udine, Padova ve Verona Üniversiteleri ortak çalışması ile illy-Lavazza iş birliğinde yürütüldü. Dizilim, Red Bourbon varyetesi bir kahve bitkisinden çıkarıldı. El Salvador’un Ahuachapan bölgesinden tedarik edilen taze kahve meyveleri, DNA çıktısı için başlangıç noktası oluşturdu.
Robusta Kahvenin Geleceği İçin Sektörel Aktörler Bir Araya Geldi

Robusta Kahvenin Geleceği İçin Sektörel Aktörler Bir Araya Geldi

Sektörel Bilim Ekoloji İklim değişikliği ve zirai hastalıklara karşı hassasiyet gibi konular Arabica türü kahveyi daha çok etkilemeye devam eder ve çözümler üretilmeye çalışılırken, kahve endüstrisi Robusta türü kahveyi yukarı çekmenin yollarını da arıyor. Uluslararası Kahve Organizasyonu(ICO) Londra ofisinde Birinci Uluslararası Katılımcı ve Önrekabetçi Robusta Araştırma Planlaması Toplantısı, Dünya Kahve Araştırmaları(WCR) ve Nestle iş birliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda küresel hissedarlar, kuruluşlar, Robusta üreticisi ülkeler ve Nestle, Jacobs, Lavazza, Mercon Group, Neumann Kaffe Gruppe gibi markalar hazır bulundu.
Arabica Varyeteleri Hastalık Dirençlerini Kaybediyor

Arabica Varyeteleri Hastalık Dirençlerini Kaybediyor

Sektörel Bilim Ekoloji Kahve endüstrisi, zirai hastalıklar konusunda kahve varyetelerini iki ana başlığa ayırıyor; dirençli ve hassas. Ancak geçen yıl, Honduras'ta ekilen bir Arabica kahve varyetesi olan Lempira’nın yaprak pas hastalığına karşı direncini kaybettiği keşfedilmişti. Şimdi ise daha da vahim bir durum ortaya çıktı; Dünya Kahve Araştırmaları(WCR), 5 ila 10 yıl arasında, daha önce dirençli olduğu belirlenmiş çoğu Arabica varyetesinin direncini kaybedeceğini ortaya koydu. Yaprak pası hastalığı her zaman görülen bir durumdu ancak 2012 yılında Latin Amerika’da meydana gelen büyük salgın, araştırmacısından üreticisine tüm sektörü harekete geçirmişti. Hastalıktan etkilenen bölgelerde kahve üretimi yüzde 50 ila 80 arası oranlarda düşmüştü. Bu durumun etkileri hala dahi sürerken en büyük zararı tabii ki ağır yoksulluk, göç, tarlalarını bırakma zorunda kalma gibi hayati durumlarla karşılaşan kahve yetiştiricileri görmüştü.
Çikolata Afyon Etkisi Yapıyor

Çikolata Afyon Etkisi Yapıyor

Bilim Yaşam Çikolata beyinde “enkephalin” adı verilen bir maddenin salgılanmasına sebep oluyor. Afyon benzeri bir özelliğe sahip olan bu madde, çikolata daha görülür görülmez, henüz ağıza konmadan beyinde salgılanmaya başlıyor ve beyine komut veriyor. Michigan Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, farelere iki aşamalı “enkephalin” testi uygulanarak çikolatanın dayanılmaz cazibesinin sebebi bulunmaya çalışıldı. Çalışmada çikolatanın beyinde nasıl bir etki yaptığı ölçüldü ve araştırmadan oldukça ilginç sonuçlar elde edildi. Beyindeki enkephalin ve diğer uyarıcıların miktarının ölçülebilmesi için yetişkin farelerin beyninin striatum denilen kısmına mikrosensör yerleştirildi ve ardından farelere yemeleri için çikolata verildi. Çikolata yiyen farelerin beyninde enkephalin miktarının yüzde 150 oranında arttığı tespit edildi.
Çay Tarımında Mucize Gübre; Verim 3 Kat Arttı

Çay Tarımında Mucize Gübre; Verim 3 Kat Arttı

Geleneksel Bilim Ekoloji Doğu Karadeniz'de 4 ilde, 830 bin dekar alanda yapılan çay tarımında yıllardır kullanılan kimyasal gübrenin yerine TEMA Vakfı tarafından oluşturulan örnek bahçelerde yeni bir organik gübreleme modeli uygulandı. Kimyasal gübrenin zararlarından toprağı korumayı amaçlayan uygulama ile otları kesilen, kazılan ve tarım kireci ile işlendikten sonra geriye kalan lif, sap ve tozlarından oluşan çay atıklarının serildiği deneme bahçelerinde, 3 kat fazla çay verim elde edildi. Rize'nin Çayeli ilçesi Senoz Vadisi'ndeki örnek bahçelerde 5 aylık uygulamanın sonuçlarını gören üreticiler, yeni üretim modeline yöneldi. Uygulamanın bölgeye yayılması halinde çay tarımında 80 yıldır kullanılan kimyasal gübreden vazgeçilmesi gündeme geldi.