BİLİM 3 kişi takip ediyor.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na Göre Kahve Araştırmaları Güvenilir Değil

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na Göre Kahve Araştırmaları Güvenilir Değil

Bilim Sağlık Yaşam Kahvenin aşırıya kaçmadan tüketildiğinde birçok yararları olduğu, son yıllarda daha çok habere konu oluyor. ABD'den çeşitli Avrupa ülkelerine, üniversitelerden bilimsel kurumlara kadar birçok merkez farklı yönlerden bu tip çalışmalar yürütüyor ya da yapılmış olanları inceliyor. Bugüne kadar çıkan sonuç hep, Dünya Sağlık Örgütü'nün de işaret ettiği gibi, 400 mg kahveyi yani günde 4 bardak denebilecek miktarı geçmediği taktirde kahvenin bolca yararları olduğu yönünde. Ancak ünlü Profesör Doktor Osman Müftüoğlu, kanaatince bu çalışmaların güvenilir olmadığını söylüyor...
Kahve Kokusu Alma Yetisi Kafein İsteğiyle Doğru Orantılı

Kahve Kokusu Alma Yetisi Kafein İsteğiyle Doğru Orantılı

Bilim Yaşam Yeni bir araştırma, düzenli olarak kahve içenlerin, kahve kokusundan yola çıkarak aromaları ayırmada, tanımada ve genel olarak kahve kokularını algılamada daha yetkin olduğunu ortaya koydu. Mantık olarak pek de şaşırtıcı olmayan bu sonuçlar, kahve tutkunlarının diğer insanlara göre kahve kokusuna daha hassas olduklarına ve kokudan aromaları daha başarılı bir şekilde ayırt edebildiklerine dair ilk bilimsel kanıtlar. Ayrıca bu sonuçlar keskin kokusu olan tüm maddeler için geçerli. Böylece sigara ve madde bağımlılığı tedavileri gibi alanlarda yarar sağlayabilecek nitelikte.
Araştırmaya Göre Kahve Gibi İçecekleri Tatları İçin İçmiyoruz

Araştırmaya Göre Kahve Gibi İçecekleri Tatları İçin İçmiyoruz

Gastronomi Bilim Yaşam İngiltere'de kahve ve alkol gibi içecekleri sevmemize neden olan etkilerin araştırıldığı bir çalışma yapıldı. Çalışma sırasında uyarıcı içeceklerde farklı reaksiyonlara neden olan mutasyonlar ilk kez keşfedilmiş oldu. Bilim insanlarına göre bu, seçimlerimizin içeceklerin tatları yerine onların bize nasıl hissettirdiğiyle alakalı olduğu anlamına geliyor. Bu buluş, obezite ve alkol bağımlılığı ile mücadelede yeni bir yaklaşımın ortaya çıkmasını sağlayabilir. Ayrıca yatmadan önce kahve içen bazı insanların nasıl rahat bir şekilde uyuyabildiğini ve bazılarının uyuyamadığını açıklayabilir.
Kahveyle Kenevirin Beyin Üzerindeki Benzer Etkisi

Kahveyle Kenevirin Beyin Üzerindeki Benzer Etkisi

Bilim Sağlık Bir grup araştırmacı tarafından yapılan bir çalışmada, tüm dünyada en çok kullanılan uyarıcı madde olan kafeinin (dolayısıyla kahvenin) beynimizi zannettiğimizden çok daha derinden etkilediği belirlendi. Çalışmada kahvenin vücuttaki bazı önemli sistemler üzerinde zincirleme etki gösterdiği ve kahvede bulunan maddelerin kanımızdaki metabolitleri önceden bilinene kıyasla daha fazla değiştirdiği anlaşılıyor. Araştırmada 47 kişi yer aldı. Bu kişiler çalışma başlamadan önce 1 ay kahve içmedi. Sonraki 30 günde de her gün 4 kahve içti. Daha sonra tüketim miktarı günde 8 kahveye çıkarıldı. Araştırma süresince biyokimyasal değişimleri takip etmek amacıyla katılımcılardan kan örnekleri alındı.
Kahve Telvesi Sudaki Ağır Metalleri Temizleyebiliyor

Kahve Telvesi Sudaki Ağır Metalleri Temizleyebiliyor

Bilim Ekoloji Kahve tüm dünyada en çok tüketilen içecekler arasında yer alıyor. Tahminlere göre yılda yaklaşık 6 milyon kahve telvesi ise çöpe atılıyor. Oysa kullanılmış kahvenin birçok faydası bulunuyor. Kahve telvesi zengin bir mikrop dünyasına yaşam alanı sunmaktadır. Öğütülmüş gübre elde edilebileceği gibi kahve telvesi hayvan yemi takviyesi olarak da kullanılabilir. Telvenin bir diğer şaşırtıcı özelliği ise metan ve diğer maddeleri soğurabilme özelliği. Cenova Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan Asmita Chavan, kahve telvesinde bulunan soğurucu etkinin daha fazla iyileştirilebilmesi için bir yöntem geliştirdi. Öğütülmüş kahveden elde edilen kahve, polimer köpüğüyle birleştirildiği zaman içme suyunda yer alan ağır metaller temizlenebilmekte.
Spor Öncesi Kahvenin Etkileri

Spor Öncesi Kahvenin Etkileri

Bilim Sağlık Kahve, birçok sporcunun diyetinin bir parçası olsa da, genel olarak kahve alışkanlığının, spor öncesi kahve alımının performans üzerindeki etkisini zayıflatacağı yönünde bir inanış da var. Journal of Applied Physiology’de yayımlanan bir araştırma, düzenli kahve tüketiminin sporun hemen öncesinde tüketilen kahvenin etkilerini zayıflatmadığını ortaya koydu. Araştırma, amatör ve profesyonel 40 erkek bisikletçi üzerinde yapıldı. Bisikletçiler kafein alımlarına göre ayrılarak 30 dakikalık bir zaman yarışına sokuldular. Daha sonra iki defa daha aynı yarışı yaptılar ancak biri placebo etkisi diğeri de kafein etkisi altında.
21’inci Yüzyıl için Yeni “Arabusta”

21’inci Yüzyıl İçin Yeni “Arabusta”

Sektörel Bilim Ekoloji 1920’lerde Doğu Timor’da Timor Melezi adı verilen bir efsane doğdu. Bir şekilde, Arabica ve Robusta kahve bitkilerinden, Robusta genetiği barındıran bir Arabica çeşidi hibrit türetilmişti. Onu efsane yapan ise; doğal Arabica türleri değilken, bu hibrit Arabica türünün yaprak pası hastalığına karşı dirençli olmasıydı. Yetiştiriciler 20. yüzyılı Timor Melezi’nden, hastalığa dirençli çeşitli türler geliştirerek geçirdi ve sonuç olarak şu anda dünyanın birçok kahve tarımı alanında bu çalışmaların meyveleri ekili. Bunlar çoğunlukla Sarchimor (Timor Hibridi x Villa Sarchi) ve Catimor (Timor Hibridi x Caturra) olarak geçiyor. Fakat Timor Melezi sayesindeki bu hastalık direnci, kırılma emareleri gösteriyor ve artık yeni bir “Arabusta” üretmenin vakti geldi.
Çay-Kahve Tercihinizin Nedenleri Genlerinizde Olabilir

Çay-Kahve Tercihinizin Nedenleri Genlerinizde Olabilir

Bilim Yaşam İnsanların acı yiyeceklerden, acının zehri çağrıştırması yüzünden kaçındığı düşünülür. Fakat kahve ve çay hakkındaki yeni bulgular, acının her zaman kötü olduğu, dolayısıyla ondan kaçınmak gerektiği yönündeki yaygın inancın yenilmesine yardımcı olacak gibi görünüyor. Yeni bir araştırma için kafein, kinin (tonikteki acı tadı veren madde) ve yiyecek-içeceklerde doğal olarak bulunmayan, sentetik bir kimyasal olan propiltiourasil (PROP) gibi, acı kimyasalların tadının saptanmasında rolü olan genlerde yer alan DNA hücreleri incelendi. Avustralya, ABD ve İngiltere'den bilim insanları, İngiltere'de genetik bilgilerin depolandığı Biobank'ta verileri saklanan 400 bin kişinin DNA'sını inceledi. Araştırmaya katılanlara ayrıca, her gün kaç fincan çay ya da kahve içtiklerine ilişkin bilgiler de dahil olmak üzere, hayat biçimleri hakkında sorular yöneltildi.
Kafeinli İçecekler 1200 Yıl Önce Güneybatı Amerika’da Yaygınmış

Kafeinli İçecekler 1200 Yıl Önce Güneybatı Amerika’da Yaygınmış

Bilim Yaşam Güneybatı Amerika’daki arkeolojik alanlardan elde edilen 177 çanak çömlek parçası üstünde yapılan analizlerde kafeinli bu iki içeceğin kalıntıları arandı. Colorado’dan Chihuahua’ya birçok alandan alınan parçalar 650 yıllık bir yerleşimi kapsıyor. Analizler, seramiklerin yüzde 20'sinden fazlasında ya kakao, ya da çobanpüskülünden(Ilex vomitoria) yapılan ‘kara içecek’ isimli sert bir içeceğin kalıntıları olduğunu ortaya çıkardı. Bu, geçmişte Pueblo yerlilerinin ve diğer güneybatı kültürlerinin bu kafeinli içecekleri tükettiğine dair ilk kanıt oldu. Bugüne kadar kara içecek tüketiminin ABD’nin orta bölümündeki, Cahokia gibi kültürlerle sınırlı olduğu düşünülüyordu. İçecek burada arınma ritüellerinin bir parçası olarak ya da trans benzeri bir duruma geçmek için kullanılıyordu.
Çikolatanın Tarihi Değişti, Sanılandan Çok Daha Önce Keşfedilmiş

Çikolatanın Tarihi Değişti, Sanılandan Çok Daha Önce Keşfedilmiş

Bilim Yaşam Son zamanlarda çikolatanın tarihini değiştirecek bazı araştırmaların sonuçları yayınlandı. Bu tarihi aydınlatan araştırmaların ilkinde, araştırmacılar çikolatanın doğuşuna ışık tutacak bir araştırmaya imzaya atarak Criollo olarak bilinen nadir, lezzetli bir kakao varyantını incelediler. Genomik analizler modern kakao ağaçlarının 3 bin 600 yıl önce Orta Amerika'da evcilleştirildiğini gösteriyor. İnsanların kakao bitkisiyle ilişkisine dair en eski arkeolojik bulgu 2 bin 600 yıllık bir Olmec çömleğinde bulunmuştu. Ancak "evcilleşmiş" kakao meyvesinin ilk ne zaman üretildiğine dair bilgi yoktu. Bilim insanları kakao meyvelerinin çekirdeklerini analiz ederek bu soruya cevap aradı.
Çay Tarımında Mucize Gübre; Verim 3 Kat Arttı

Çay Tarımında Mucize Gübre; Verim 3 Kat Arttı

Geleneksel Bilim Ekoloji Doğu Karadeniz'de 4 ilde, 830 bin dekar alanda yapılan çay tarımında yıllardır kullanılan kimyasal gübrenin yerine TEMA Vakfı tarafından oluşturulan örnek bahçelerde yeni bir organik gübreleme modeli uygulandı. Kimyasal gübrenin zararlarından toprağı korumayı amaçlayan uygulama ile otları kesilen, kazılan ve tarım kireci ile işlendikten sonra geriye kalan lif, sap ve tozlarından oluşan çay atıklarının serildiği deneme bahçelerinde, 3 kat fazla çay verim elde edildi. Rize'nin Çayeli ilçesi Senoz Vadisi'ndeki örnek bahçelerde 5 aylık uygulamanın sonuçlarını gören üreticiler, yeni üretim modeline yöneldi. Uygulamanın bölgeye yayılması halinde çay tarımında 80 yıldır kullanılan kimyasal gübreden vazgeçilmesi gündeme geldi.
Japonlar Günde 20 Bardak Çay Öneriyor

Japonlar Günde 20 Bardak Çay Öneriyor

Bilim Sağlık Yaşam Japonya'da yapılan bir araştırma, çay ile ilgili bir gerçeği daha ortaya koydu. Mide ağrısına ve hazımsızlığa iyi geldiği bilinen çayın, kemik zayıflamasına karşı da iyi geldiği belirlendi. Japon bilim insanlarının yaptığı açıklamaya göre; siyah çay içerisindeki antioksidanlar özellikle ileri yaşlarda oluşan kemik zayıflaması önlüyor. Osaka Üniversitesi'nde yapılan ve Keizo Nishikawa tarafından yönetilen araştırmada siyah çayda theaflavin-3 denilen bir antioksidan maddenin kemik dokusuna zarar veren metiltransferas adlı enzimi yok ettiği ve bu şekilde kemiklerin dokusunun güçlü kaldığı tespit edildi. Yapılan açıklamaya göre; fark edilebilir bir gelişme meydana gelmesi için üç gün içerisinde 60 fincan çay içilmesi gerekiyor.
Erkeklere Günde İki Fincan Kahve Önerisi

Erkeklere Günde İki Fincan Kahve Önerisi

Bilim Sağlık Yaşam İrlandalı bilim insanları, erkeklere kahve içmelerini öneriyor. Yeni bir araştırmaya göre; günde iki fincan kahve içen erkeklerde baba olma şansı yarı yarıya artış gösteriyor. Belfast Üniversitesi'nde yapılan araştırma, kafeinin spermleri olumlu yönde etkilediğini ortaya koydu. Bilim insanları, kafeinin spermlerin hem daha uzun süre aktif kalmasını hem de daha hızlı hareket etmesini sağladığını belirtti. Araştırmacılar, 500 çiftin verilerini analiz ederek, kafeinin doğurganlık üzerindeki potansiyel etkisini araştırdı. Yapılan çalışma, kahvenin spermlere zarar verebileceğini öne süren önceki araştırmaların aksine, erkeklerin her gün iki fincan içmesinin üreme sağlığı açısından oldukça faydalı olduğunu ortaya koydu.
Üniversite Öğrencileri Soğan Kabuğundan Çay Üretti

Üniversite Öğrencileri Soğan Kabuğundan Çay Üretti

Bilim Sağlık Yaşam Üniversiteden yapılan yazılı açıklamaya göre, Gıda Mühendisliği Bölümü öğrencileri Hatice Yaprak, Pınar Altaş, Melis Öcal, Güneş Zübarioğlu ve Mehmet Ali Alkan, atık soğan kabuklarından antioksidan oranı yüksek çay üreterek patentini aldı. Üniversitenin yüksek lisans öğrencisi Hatice Yaprak, sağlıklı çay üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Farklı damak tatlarına uygun alternatif seçenekler hazırladıklarını anlatan Yaprak, "Çay; sade, limon aromalı, bergamot aromalı, limon-nane aromalı, nane aromalı, portakal aromalı ve sayısız birçok doğal aromadan oluşuyor. Çayın tadım analizini yapan kişiler içimini yumuşak ve rahat buldu, soğan kokusu ise asla algılanmadı" dedi.
Neden Uyumadan Önce Kahve İçmemeliyiz? NPR

Neden Uyumadan Önce Kahve İçmemeliyiz?

Bilim Yaşam Araştırmacılar akşam vakti kafein tüketmenin, ne zaman yatma vakti olduğunu ve sabah ne zaman kalkacağımızı bilmemize olanak sağlayan 24 saatlik döngüyü erteleyebildiğini buldu. Yeni bir çalışmaya göre, uyumadan 3 saat önce alınan bir double espressodaki kafein miktarı, bizim her günkü 24 saatlik biyolojik uyku saatimizi bozan 40 dakikalık bir gecikme evresine sebep olabilir. İngiltere’deki MRC Moleküler Biyoloji Laboratuvarı’ndan ortak baş yazar John O’Neill, bir demecinde şöyle diyor: “Kafeinin uyku ve uyanıklık üzerindeki etkisi uzun zamandır belirliydi, fakat altta yatan vücut saati üzerindeki etkisi bilinmez kalmıştı. Kafeinlenmiş içeceklerin vücut saatimiz üzerindeki, doğrudan tekil hücre seviyesindeki etkisini anlamak, kendi 24 saatlik doğal döngümüzü iyi veya kötü şekilde nasıl etkileyebileceğimiz hakkında büyük kavrayış sağlıyor.”
Kahve Böbrekleri Koruyor, Ölüm Riskini Azaltıyor

Kahve Böbrekleri Koruyor, Ölüm Riskini Azaltıyor

Bilim Sağlık Yaşam Portekizli bilim insanlarının yaptığı son araştırmalara göre kahvenin kronik böbrek rahatsızlıklarına iyi geldiği kanıtlandı. Yapılan son çalışmayla, daha fazla kafein tüketen böbrek hastalarındaki ölüm oranının az tüketenlere oranla daha düşük olduğu tespit edildi. Uzmanların yaptığı son çalışmalar kahvenin böbrek rahatsızlıkları üzerindeki olumlu etkisini kanıtladı. Bilim insanları tarafından yapılan yeni araştırmaya göre, kan damarlarının işleyişini iyileştiren, kafeinle ilişkili nitrik oksit salınımı, kronik böbrek hastalığından muzdarip insanların yaşam sürelerini arttıran koruyucu etkinin sebebi olabilir.
Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi

Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Projesi

Sektörel Geleneksel Bilim Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, "Çay Araştırma Merkezi, Türk çayının gelişmesinde çok doğru bir proje. Bu projenin sonuçları ülke ekonomisine ciddi faydalar sağlayacaktır" dedi. Erdoğan, Çayeli ilçesinde kurulan Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde (ÇAYMER), "Çay Araştırma ve Uygulama Projesi" sonuç toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından finanse edilen proje ile Rize Ticaret ve Sanayi Odası ile Ticaret Borsası iş birliğinde önemli bir merkezi Türk çayının hizmetine kazandırdıklarını belirtti. 
Maya Uygarlığı Para Olarak Çikolata Kullanıyordu

Maya Uygarlığı Para Olarak Çikolata Kullanıyordu

Bilim Yaşam Günümüzde neredeyse her markette bulabileceğimiz çikolata barları, Mayalar zamanında ağırlıklarınca altına eş değerdi. Yeni yapılan bir araştırma çikolatanın, Maya uygarlığının refah seviyesi zirvedeyken para formunda kullanıldığını ve bu lezzetli maddenin kazandığı yeni işlevin dünyaca tanınan uygarlığın çöküşünde rol oynamış olabileceğini ortaya çıkardı. Washington Üniversitesi’nden, çalışmaya katılmayan antropolog ve Maya uzmanı David Freidel, araştırmanın doğru yolda ilerlediğini belirterek çikolatanın “çok seçkin bir yiyecek” ve “neredeyse kesinlikle bir para birimi” olduğunu söylüyor.