BİLİM 3 kişi takip ediyor.

Kahve Çekirdeği Olmadan Suni Kahve Üretildi

Kahve Çekirdeği Olmadan Suni Kahve Üretildi

Bilim Ekoloji Amerika'da yeni kurulan bir şirket, kahve çekirdekleri üzerinde tersine mühendislik uygulamasıyla suni kahve üretmeyi başardı. Böylelikle firma, kahve çekirdeği üretmek için gereken zaman, maliyet ve ortaya çıkan olumsuz çevresel etkileri devre dışı bırakmış oldu. Atomo Kahve, online bağış toplama platformu Kickstarter üzerinden 25 bin dolar elde etti. Altı aydan kısa süre içindeyse Hong Konglu bir sermaye firması, Atomo Kahve'ye 2 milyon 600 bin dolarlık yatırım yaptı. Atomo Kahve, ilk soğuk demleme ürününü piyasaya sürmeyi planlıyor. Atomo Kahve, içtikleri kahvenin tadındaki istikrarsızlıktan memnuniyetsizlik duyan biri gıda bilimcisi iki arkadaş tarafından Seattle'da kuruldu. Atomo Kahve Eş Kurucusu Jarret Stopforth, ”Atomlarından başlayarak kahve üretip üretemeyeceğimizi araştırmaya başladım. Molekül aşamasından itibaren elde edilen kahvenin tadı her zaman güzel oluyor” diyor.
Canımızın Bazı Yiyecekleri Çekmesi Ne Anlama Gelir?

Canımızın Bazı Yiyecekleri Çekmesi Ne Anlama Gelir?

Gastronomi Bilim Yaşam Acıktığımızda karnımızı doyurma güdüsünü giderdiğimiz için ne yediğimiz pek önemli değildir. Ama canımız özellikle bir yiyecek çekiyorsa onu yiyinceye dek takıntı halinde bir arzuya dönüşür. Arzu duyulan yiyecek genellikle yüksek kalori içerir. Bu hissin kilo alma veya yüksek vücut kitle indeksi ile ilişkilendirilmesi bundandır. İnsanın canı bir şey çekiyorsa vücudun ihtiyaç duyduğu bir besine dair sinyal verdiği düşüncesi oldukça yaygın. Ama bunun doğruluk derecesi nedir? Yapılan araştırmalar, bu hissin birçok nedeni olabileceğini ve çoğunun psikolojik olduğunu ortaya koyuyor. Pennington Biyomedikal Araştırma Merkezi'nden besin ve metabolizma konusunda araştırma yapan doçent John Apolzan'a göre, yiyecek arzusu esas olarak bu koşullanma tepkisiyle açıklanabilir.
Ford'un Kahveden Ürettiği Otomobil Parçalarının Hikayesi

Ford'un Kahveden Ürettiği Otomobil Parçalarının Hikayesi

Bilim Yaşam Ekoloji Kahve kabuğu, yani kahve kavrulurken dökülen kısmı, genelde atılıyor, bazı koşullarda da gübre olarak kullanılıyordu. Ta ki Amerika'nın iki büyük şirketi McDonald's ve Ford, kahvenin bu umursanmayan kısmından yararlanmaya karar verinceye kadar. Amerikalılar günde yaklaşık 400 milyon bardak kahve tüketiyor. New Yorklular da günde ortalama 3 bardak kahve içiyor. Geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik konusunda çalışan bir grup mühendis, bir kaç ay öncesine kadar kahvenin tek kullanılmayan bölümü üzerinde yıllarca çalıştıktan sonra, bu atıkları kullanarak plastiğe alternatif bir oto yedek parçası üretmeyi başardı.
Günde 4 Fincan Kahve Kilo Alımını Önleyebilir

Günde 4 Fincan Kahve Kilo Alımını Önleyebilir

Bilim Sağlık Bilim insanları yaptıkları bir deneyde, günde içilen dört fincan kahvenin, bazı gıdalarla alınan yağın vücuttaki birikiminin önüne geçtiğini tespit etti. ABD'de Illinois Üniversitesi'nde görevli araştırmacılar, fareler üzerinde yaptıkları çalışmada kafeinin, vücudun kanda aşırı yağ üretimini durdurduğunu ve yağ hücrelerinin normalden daha az depolanmasını sağladığını belirledi. Sonuçları "The Journal of Function Foods" dergisinde yayımlanan çalışmada bir grup fare, her gün dört fincan kahveye eşdeğer kafein tüketti, dört hafta boyunca yağ ve şeker oranı yüksek karbonhidrat ağırlıklı beslendi.
Işıkla Farklı Renklerde Parlayan Çikolatalar Üretildi

Işıkla Farklı Renklerde Parlayan Çikolatalar Üretildi

Bilim Yaşam Video Bir grup bilim insanı, yapay boya kullanmadan çeşitli renklerde parlayabilen çikolatalar üretmeyi başardı. Zürih Üniversitesi’nde görevli araştırmacılar, çikolataların yüzeyini gökkuşağı gibi renk değiştirebilen hâle getirdiler. Zürih Üniversitesi'nde görev yapan gıda bilimcisi Patrick Rühs, malzeme bilimcisi Etienne Jeoffroy ve fizikçi Henning Galinski, geleneksel yollardan sıyrılarak çikolataları daha renkli hâle getirmek için bir araya geldi ve bunun için bir yol buldu. Geleneksel yöntemlerin dışına çıkmak isteyen araştırmacılar, bu projelerinde herhangi bir şekilde yapay boya kullanmadılar ve daha farklı bir çözüm ürettiler.
Kahve Bilim Vakfından Simonelli Desteğiyle Espresso Araştırma Projesi

Kahve Bilim Vakfından Simonelli Desteğiyle Espresso Araştırma Projesi

Sektörel Bilim Kahve Bilim Vakfı (Coffee Science Foundation (CSF)) ve espresso ekipmanları üreticisi İtalyan Simonelli Group, espresso çekimi üzerine dört yıl sürecek bir araştırma projesine başladıklarını açıkladı. CSF, araştırmayı kahve endüstrisinin espresso çekimi, aroma ve tüketici algısı gibi konulardaki anlayışını dönüştürebilecek bir proje olarak görüyor. Araştırmalarda sona yaklaşıldıkça CSF, çıkan sonuçları medya, seminerler ve Nitelikli Kahve Birliği SCA eğitim müfredatı aracılığıyla mümkün olduğunca yaymayı amaçlıyor. Projeyi başlatmak için, Nuova Simonelli ve Victoria Arduino gibi markaları bünyesinde bulunduran Simonelli Group, CSF’nin ilk büyük ortağı oldu. Açıklanana göre araştırma projesi 2020 yılının başlarında hayata geçirilecek.
Günde 3 Bardaktan Fazla Kafeinli İçecek Migreni Tetikliyor

Günde 3 Bardaktan Fazla Kafeinli İçecek Migreni Tetikliyor

Bilim Sağlık Yaşam ABD'de yapılan bir araştırmaya göre günde 3 fincan veya daha fazla kahve ve çay tüketimi migren ağrılarını tetikleyebilir. Araştırma, fazla kafein tüketen migren hastalarının aynı gün içerisinde ya da ertesi gün baş ağrısı çekme ihtimalinin yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar çalışma kapsamında migren rahatsızlığı olan 98 yetişkinin kafein tüketimini 6 hafta boyunca inceleme altına aldı. Her bir katılımcının kafeinli içecek tükettikleri ve tüketmedikleri günlerdeki migren ağrısı sıklığını karşılaştırıldı. Çalışmanın sonucuna göre kafeinli içeceklerin migren ağrılarını tetikleme riski üçüncü fincandan sonra ortaya çıkıyor. 
Plastik Poşet Çaylar Milyarlarca Partikül Bırakıyor

Plastik Poşet Çaylar Milyarlarca Partikül Bırakıyor

Bilim Sağlık Yaşam McGill Üniversitesi’nde Kanadalı bilim insanları tarafından yürütülen araştırmada, demlenen poşet çayların suya 11.6 milyar mikropartikül ve 3.1 milyar nanopartikül plastik sızdırdığı keşfedildi. Söz konusu partiküllerin insan sağlığı üzerindeki etkileri ise henüz bilinmiyor. Sputnik'in haberine göre; Kanada’daki McGill Üniversitesi’nden araştırmacılar, demlenen poşet çayların suya milyonlarca mikro ve nanoplastik parçacığın sızmasına neden olduğunu keşfetti. Yapılan araştırmanın raporu, Environmental Science & Technology sitesinde yayınlandı. Yayınlanan rapora göre, demlenmekte olan tek bir poşet çay, 11.6 milyar mikro partikül ve 3.1 milyar nanopartikül plastiği suya sızdırıyor. Uzmanlara göre söz konusu rakamlar, plastik şişelerde satılan sular da dâhil olmak üzere diğer yiyecek ve içeceklerde bulunan plastik partiküllerinden çok daha fazla.
Günde 4 Fincan Çay Beyin Sağlığına Fayda Sağlıyor

Günde 4 Fincan Çay Beyin Sağlığına Fayda Sağlıyor

Bilim Sağlık Araştırmacılar kafein takviyesi ve rahatlatma gibi faydalarının yanı sıra çay içmenin beyin sağlığı için de iyi olabileceğine inanıyor. Singapur Ulusal Üniversitesi (NUS) tarafından yapılan yeni bir çalışmaya göre düzenli çay içenler, içmeyenlere kıyasla daha iyi organize olmuş beyin bölgelerine sahip. Daha iyi organize olmuş beyin bölgelerinin, bilişsel işlevlerde yaşa bağlı bozulmaya karşı koruyan sağlıklı bilişsel işlevlerle ilişkisi bulunuyor. Essex ve Cambridge üniversitelerinin iş birliğiyle çay içmenin faydalarına yönelik yürütülen çalışmada NUS araştırmacıları, 60 yaş ve üzeri 36 yetişkinin nörolojik görüntüleme verilerini analiz etti. Araştırmacılar katılımcıların çay tüketimine ek olarak sağlık, yaşam biçimi ve psikolojik sağlıkları gibi faktörleri de değerlendirdi. Sonuçları Aging adlı bilimsel yayında yer alan araştırma, yaklaşık 25 yıl boyunca haftada en az 4 defa yeşil, oolong veya siyah çay tüketen katılımcıların, çay içmeyenlere göre beyin bölgelerinin “daha etkin bir şekilde birbirine bağlı” olduğunu ortaya koydu. 
Rize'ye Çay Gen Havuzu Kazandırılacak

Rize'ye Çay Gen Havuzu Kazandırılacak

Bilim Ekoloji Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden yapılan yazılı açıklamada, üniversite ile ÇAYKUR Genel Müdürlüğünce ortaklaşa yürütülen "Çay Bitkisi Gen Havuzunun Oluşturulması ve Ticari Çay Çeşit Adaylarının Belirlenmesi" adlı TÜBİTAK 1007 projesinin ilk 6 ayının başarıyla tamamlandığı belirtildi. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve ÇAYKUR bünyesinde olmak üzere Rize'ye 2 çay gen havuzu kazandıracak projenin ilk 6 ayında, başta Rize olmak üzere Doğu Karadeniz bölgesinde çay yetiştiriciliği yapılan 4 il ve 31 ilçenin tarandığına işaret edilen açıklamada, yapılan çalışma sonucu üstün özelliklere sahip 760 çay genotipinin seçildiği kaydedildi.
Bardak Tercihiniz İçeceklerinizin Tadını Etkiliyor

Bardak Tercihiniz İçeceklerinizin Tadını Etkiliyor

Gastronomi Bilim Yaşam Yoksa siz de ince belli bardakta aldığınız çay tadını, diğer bardaklarda alamayanlardan mısınız? Eğer öyleyse buyrun bilimsel gerçeklere... Öncelikle, kullanılan bardağın malzemesinin sıcak suyun içindeki Caco3 dediğimiz kireçle etkileşimi tadı etkilemektedir. Çayda bulunan Tein ve Teanin gibi bileşikler ısı değişiminden çabuk etkilenirler. Bu nedenle ısı dağılımı ve korunumu önemlidir. Bu da tada etki etmektedir. Camın kimyasal formülü açısından üretimdeki reçetesi bile sonucu etkilemektedir. Hatta çay içtiğiniz cam bardağını üreten fabrikanın hammaddesini nereden aldığı bile tadı etkilemektedir. Örneğin mısır kumuyla yapılmış cam bardak ile yerli kum ile yapılmış cam bardak arasında ciddi farklar bulunmaktadır. 
"Çay Bitkileri ve Fındık Ağaçları Yaşlı, Yenilenmeleri Gerek"

"Çay Bitkileri ve Fındık Ağaçları Yaşlı, Yenilenmeleri Gerek"

Bilim Ekoloji Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Bahar Soğutmaz Özdemir, bitkileri hem hastalıksız şekilde ürettiklerini hem de bir yapraktan binlerce bitki elde edebildiklerini bildirdi. Yeditepe Üniversitesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Özdemir, bitki doku kültürü ile klonal üretim yöntemi hakkında bilgiler paylaştı. Özdemir, Türkiye'de fındık ve çay bahçelerindeki bitkilerin yaşlı olması nedeniyle verimlerinin düşük olduğunu, bu nedenle yenilenmeleri gerektiğini vurgulayarak, fındık ağaçlarının ve çay bitkilerinin yenilenmesinin en iyi yolunun, bitki doku kültürü ile klonlanarak üretilmesi olduğunu kaydetti.
Araştırmaya Göre Şekerli İçecekler Kanser Riskini Artırıyor Olabilir

Araştırmaya Göre Şekerli İçecekler Kanser Riskini Artırıyor Olabilir

Bilim Sağlık Yaşam Sorbonne Paris Cité Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, her gün 100 ml (haftada ortalama iki kutu) fazla şekerli içecek tüketmenin kanser riskini yüzde 18 artırdığı ortaya çıktı. Başka araştırmacılar ise bunda kan şekerinin de etkili olabileceğini, bu konuda daha kapsamlı araştırma yapılması gerektiğini dile getiriyor. 5 yıl boyunca 100 bin kişinin takip edildiği araştırma kapsamında yüzde 5'ten daha fazla şeker oranına sahip içecekler şekerli içecek olarak kabul ediliyor. Meyve suları, milkshake, enerji içecekleri, içine şeker katılan çay ve kahve de bu içeceklere dahil ediliyor. Araştırma ekibi sıfır kalorili yapay tatlandırıcılı içecekleri de inceledi ancak bunların kanserle ilişkilerini bulamadı.
Kahveden Boşalacak Ekili Alanı Kakao Doldurabilir

Kahveden Boşalacak Ekili Alanı Kakao Doldurabilir

Sektörel Bilim Ekoloji İklim değişikliği nedeniyle önümüzdeki yıllarda kahve yetiştirilmesine elverişsiz hale gelecek toprakların çoğunun kakao yetiştirilmesine uygun olabileceği belirtildi. Araştırmaya göre, bu anlamda kahveden boşalan yerleri kakao doldurabilecek. Çalışma, Panama’dan Orta Meksika bölgesine kadar olan coğrafyayı kapsıyor. Baş yazar Kaue de Sousa, “Bulgular iklim değişikliğine adaptasyon konusunda yeni fırsatlar sunuyor. Kakaoda ufak çiftliklere rağbette artış var, yapılması gereken çiftçilerin adaptasyonu için destek verilmesi” diyor. İklim değişikliği, toprakların olduğu gibi dolayısıyla ağaçların üzerinde de etkili olacak. Araştırma kapsamındaki bölgelerin ekosisteminin parçası olan ağaç türlerinin yüzde 80’inin azalacağı öngörülüyor. Bunların arasında toprak sağlığını yükselten ancak yüzde 56 oranında azalacak olan türler de var.
Çikolata Kokusunun Çekiciliğinin Nedeni Açıklandı

Çikolata Kokusunun Çekiciliğinin Nedeni Açıklandı

Bilim Yeni bir araştırmaya göre, çikolatanın ağız sulandıran aroması güllere koku veren bir kimyasal maddeden oluşuyor. Bilim insanları yaptıkları açıklamada, kavrulmuş kakao tanelerinin beta-ionone zengini olduğunu söyledi. Bu madde, parfümlerde ve çiçek özlerinde de bulunuyor. Çikolatanın birçok insana bu kadar çekici gelmesinin sebebi de bundan kaynaklanıyor. Araştırmaya göre bu, tatlı atıştırmalıkların daha da leziz olmasını sağlıyor. Sadece kokusu bile iştahı açmaya yetiyor. Alman araştırmacılar, çikolata konusunda yeni bir araştırma gerçekleştirdi. Ekip, bölgesel bir mağazadan her biri farklı aromalara sahip iki tür bitter çikolata aldı. Araştırmacılar, özünü çıkarma ve kararlı izotop seyreltme analizi adı verilen teknikleri kullandılar ve kokunun, uçucu bileşikler barındırdığını belirlediler.
Fazla Kilolardan Kurtulmak İçin Kafein Yardımcı Olabilir

Fazla Kilolardan Kurtulmak İçin Kafein Yardımcı Olabilir

Bilim Sağlık Nottingham Üniversitesi'nden bilim insanları, günde bir fincan kahvenin, obezite ve diyabetle mücadelenin anahtarı olabilecek, vücudun kendi yağla mücadele savunma sistemi olan 'kahverengi yağı' teşvik edebileceğini keşfetti. Scientific Reports dergisinde yayımlanan öncü çalışma, insan vücudunun önemli bir parçası olan 'kahverengi yağ'ın işlevleri üzerinde doğrudan etkisi olabilecek bileşenleri bulmak için insanlarda yapılan ilk çalışmalardan biri. Kahverengi yağ olarak da bilinen kahverengi yağ dokusu (BAT), insanlarda ve diğer memelilerde bulunan iki yağ türünden biridir. Bu yağ türünün başlangıçta sadece bebeklerde ve kış uykusundaki memelilerde olabileceği düşünülürken, son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda yetişkinlerin de kahverengi yağlara sahip olabileceği keşfedildi.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na Göre Kahve Araştırmaları Güvenilir Değil

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'na Göre Kahve Araştırmaları Güvenilir Değil

Bilim Sağlık Yaşam Kahvenin aşırıya kaçmadan tüketildiğinde birçok yararları olduğu, son yıllarda daha çok habere konu oluyor. ABD'den çeşitli Avrupa ülkelerine, üniversitelerden bilimsel kurumlara kadar birçok merkez farklı yönlerden bu tip çalışmalar yürütüyor ya da yapılmış olanları inceliyor. Bugüne kadar çıkan sonuç hep, Dünya Sağlık Örgütü'nün de işaret ettiği gibi, 400 mg kahveyi yani günde 4 bardak denebilecek miktarı geçmediği taktirde kahvenin bolca yararları olduğu yönünde. Ancak ünlü Profesör Doktor Osman Müftüoğlu, kanaatince bu çalışmaların güvenilir olmadığını söylüyor...
Kahve Kokusu Alma Yetisi Kafein İsteğiyle Doğru Orantılı

Kahve Kokusu Alma Yetisi Kafein İsteğiyle Doğru Orantılı

Bilim Yaşam Yeni bir araştırma, düzenli olarak kahve içenlerin, kahve kokusundan yola çıkarak aromaları ayırmada, tanımada ve genel olarak kahve kokularını algılamada daha yetkin olduğunu ortaya koydu. Mantık olarak pek de şaşırtıcı olmayan bu sonuçlar, kahve tutkunlarının diğer insanlara göre kahve kokusuna daha hassas olduklarına ve kokudan aromaları daha başarılı bir şekilde ayırt edebildiklerine dair ilk bilimsel kanıtlar. Ayrıca bu sonuçlar keskin kokusu olan tüm maddeler için geçerli. Böylece sigara ve madde bağımlılığı tedavileri gibi alanlarda yarar sağlayabilecek nitelikte.